
Risan Nas (Bremen): “Kobanê ve HDP zaferi, kongremiz çok canlı, coşkulu geçmesini sağladı. Avrupa’daki Kürt halkı Kobanê saldırı altındayken ayaktaydı. Bizler bir çok eylem yaptık. Polisler bile bizlere öfkemizden dolayı karışmıyordu. Avurpa’daki halkımız bu süreçte maddi olsun manevi olsun büyük fedakarlıklar yaptı. Bu fedakarlıkların şehitler sayesinde zafere ulaşması da, bize daha fazla mücadele için moral verdi. Biz kongre ile beraber Avrupa’daki mücadelemizi daha da büyüteceğiz. Özellikle kadınlar olarak, verdiğimiz mücadele sonucu bugün Meclis’e 32 kadın vekil girdi. Bu mücadeleyi daha da yükselterek 32 değil 100 tane vekil Meclis’e göndereceğiz. Zaferlerimizi Kobanê’de bedenini tanklara siper eden gencecik kadınlara borçluyuz. İmralı‘da 15 seneden beri tutsak olan Önder Apo’ya borçluyuz. Biz de yeni kongre ile beraber bu borcumuzu ödemeye çalışacağız.”
Hasan Demir (Kürt İşverenler Derneği üyesi): “Geçen sene ile bu sene arasındaki farkları şöyle ifade edebilirim; biliyorsunuz son zamanlarda Kürtler açısından çok büyük zaferler, değerler ortaya çıktı. HDP’nin barajı aşmasıyla 91 yıllık Cumhuriyet tarihinde Kürtler ilk defa bu kadar büyük bir vekil ile meclise girmeyi başardı. Kürtler açısından en sevindirici şeylerden biri de Kürtlerin artık birliklerini kurmasıdır. Bu herkese çok büyül moral veriyor. Bu moral üzerine Girê Spî’nin de alınması hepimizde çok büyük coşku oluşturdu. Girê Spî’nin Kobanê ile birleşmesi özellikle çok önemli. Ben geçen aylarda Kobanê’ye gittiğimde mazotun litresi 80 liraydı ama iki kantonun birleşmesi ile 20 liraya indi. Bu Rojava için Kürtler için çok büyük kazanımdır. Kongre işte bu zaferlerden sonra yapılıyor. Bu anlamıyla tabii ki geçen seneki kongreden çok farklı bir atmosfer var burada. Geçen seneye göre katılım çok daha fazla, moral, coşku ve istek daha fazla. Avrapa’daki halkımızın kalbi Kürdistan ile birlikte atıyor. Kürtlerde artık kendini tanıma ve kendi kimliğine sahip çıkma bilinci yükselmiştir. Bunu daha da ileriye taşıyacağız. Bize daha önce merhaba vermeyenler şimdi en önde koşuyorlar. Bu da tabii şehitlerimiz sayesinde olmuştur.”
Zîlan Serhedî: “Önderliğimiz 21. yüzyılı kadın özgürlük yüzyılı olarak belirledi. Bizler de Önderliğin ‘Özgür Yaşam’, ‘Demokratik Ulus’ feslesefesi ile hareket ediyoruz. Avrupa’da yaşayan Kürt kadınları olarak Önderliğin alternatif sistem paradigması çerçevesinde yeniden yapılandırmaya girdik. Rojava Devrimi ile başlayan son bir yıl içerisinde boyutlanan, şahlanan ve dünya çapında ses getiren bir gerçekliğe sahip oldu. Son bir yıldır başlayan yeni süreç ile beraber bizlerde yeniden örgütlenme, özellikle kapitalist moderniteye karşı demokratik bir moderniteyi oturtmak için varolan kendi sistemizi gözden geçirdik. Bu anlamı ile devletçi zihniyetten kurtulup Demokratik Modernite’yi ve Demokratik Ulus’u yaratmak için aslında herkes bir özeleştiri sürecine girdi.”
Arif Rain (Berlin YXK): “Bu kongreyi, şahsen ilk defa katılanlardan biri olarak çok pozitif buldum. Çok büyük bir demokratik kültür var kongrede. Herkes birbiriyle çok saygılı bir şekilde konuşuyor. Fikirlerini lehte ya da aleyhte dile getirirken karşı tarafı kırmayacak şekilde dile getiriyorlar. HDP’nin seçim başarısı ve Rojava’daki zaferin buraya yansıdığını açık şekilde görmek mümkün. Yeni paradigmadan çokca bahsediliyor. Biz YXK olarak da bunu uzun bir süredir gündemimizde tutuyoruz ve bunu daha çok içseleştirmek için de eğitimler ve çeşitli pratik çalışmalar yapıyoruz. Benim için kişisel olarak bu yeni paradigma, bu hareket içinde daha çok çalışmak için motivasyon veriyor.”
Hozan Şemdin(Sanatçı, Köln): “TEV-ÇAND sanatçıları olarak katıldık. NAV-DEM’in bir yıllık faaliyet raporu okundu ve orada da sanatın, derneklerimizin, diplomasinin bu mücadele için ne kadar önemli olduğunu net olarak gördük. Ortaya çıkan zaferlerde Avrupa’da yaşayan halkımızın da emeği var. Avrupa’da yaşayan halkımız bir güçtür. Ama bu maalesef derneklerin üye sayısının artışına yansımıyor. NAV-DEM gibi bütün kurumlarımızı içinde barındıran bir Meclis’in toplam üye sayısı 13 bin. Halbuki bunun en az 50 bin olması lazım. Çünkü o potansiyel var. Umarım burada üye sayısının 50 bin yapılması ile ilgili alınan karar en kısa zamanda pratiğe dönüşür. Bu kongre ile beraber sanat, kültür olmak üzere bütün alanlarımızda mücadelemizi yükselteceğimize inanıyorum.”
Mizgîn Laçin: “İkinci kongremizi yapıyoruz bugün. Ben ilkine de katıldım açıkcası bu kongrede çalışmalara istekli bir katılımcı kitlesi gördüm. Görev bilinci, sorumluluk alma ve yerine getirmek için büyük bir kararlılık vardı bugün salonda. Çok yoğun tartışmalar yapıldı. Açıkcası şimdiye kadar hiç bir kongremizde böyle sıcak tartışmalara şahit olmadım. Bu da gelecek dönemde mücadelenin de bu sıcaklıkta olacağını gösteriyor kanımca. Kürt gençliğinde çok büyük bir potansiyel görüyorum. Ama aynı zamanda hala Avrupa’daki Kürt gençliğinin de daha uyanmadığını da görüyorum. Özellikle buna benzer kongrelerde çoğunlukla yaşlılar var. Bundan dolayı da bu kongreden sonra gençlikte gerçekten bir kendini silkelemelidir. Gençlik daha çok sorumluluk almalıdır artık okul, doğum günü, özel yaşam gibi şeyleri çalışmalarına bahane olarak sunmamalıdırlar. Tabii bunun yanında sayıları hiç azımsanmayacak kadar da bilinçli, çalışmalara öncülük eden gençler de var Almanya’da. Bunlar da görülmeli ve model olarak alınmalıdırlar.”
FEHMİ KATAR/DORTMUND