17 yıldır Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan 58 yaşındaki Tuğrul hakkında daha önceden Adli Tıp Kurumu’nca “cezaevinde kalamaz” kararı verilmesine rağmen sevk edildiği Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi doktorları, ilginç bir rapor verdi. Doktorlar, tuvalet ihtiyacını bile tek başına karşılayamayan Tuğrul’a için “hapishanede kalabilir” dedi.


Felçli ve yatalak

Müebbet hapis cezası verilen Salih Tuğrul, şu an cezaevinde arkadaşlarının yardımıyla yemek, banyo ve tuvalet ihtiyaçlarını karşılayabiliyor. Tuğrul, iki yıl önce geçirdiği ağır felç sonucu konuşma, yürüme ve tek başına hareket etme yeteneğini kaybederek, yatağa bağımlı hale geldi. Sevk edildiği birçok hastanede yapılan müdahalelere rağmen durumu giderek ağırlaşan hasta tutsak, bütün başvurularına rağmen tahliye edilmiyor.

Adli Tıp: Ceza ertelenmeli

Sevk edildiği İstanbul Adli Tıp Kurumu tarafından muayene edilen Tuğluk’a, 20 Eylül 2013’te “İleri derecede motor aforizmasının bulunduğu kişinin tedavi sürecinin daha uygun koşullarda sağlanması amacıyla infazın 6 aylık süreyle ertelenmesi uygun olur” şeklinde rapor verildi. Ancak Adli Tıp Kurumu kararının gönderildiği Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, “toplum güvenliğine aykırıdır” gerekçesiyle yüzde 80 felçli olan Tuğrul’un tahliye talebini reddetti.

Doktorlar Adli Tıp’ı aştı

17 Nisan 2014’te ise Tuğrul, Sağlık Kurulu karşısına çıkarılmak üzere Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne sevk edildi. Askerlerce sedyede taşınıyor olmasına rağmen çoğunluğu yardımcı doçent olan kurul üyeleri, tutsağa bakmadan “tedavisi hastanede sürdürülebilir” raporu verdi. Bunun üzerine Tuğrul, cezaevine geri götürüldü.


Kurul beze de el attı

Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Sağlık Kurulu üyelerinin oy birliğiyle “cezaevinde kullanılabilir” dediği raporda ise bir ayrıntı dikkat çekiyor. Raporda Tuğrul için, “Hastanın tuvalet ihtiyacını karşılayamaması nedeniyle ayda 120 adet alt bezi kullanması uygundur” ibaresi yer alıyor. Yani hasta tutsağın alt bezi ihtiyacına bile kurul karar veriyor ve belirtilen sayı kadar alt bezi cezaevi idaresi tarafından kendisine veriliyor. 
Oda arkadaşları ise Tuğrul’u kimi zaman taşıyarak tuvalete götürüyor, kimi zaman da altını bağlayarak tuvalet ihtiyaçlarını karşılamasını sağlıyor.

Doktorları şikayet etti

Tuğrul, Adalet Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı’na dilekçeyle başvurarak olayın araştırılması için müfettiş görevlendirilmesini talep etti. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’na ve Cezaevlerini İzleme Komisyonu’na da doktorlar ile ilgili suç duyurusunda bulundu. Raporda imzası bulunan Yar. Doç. Dr. Serda Em, Yar. Doç. Dr Nihat Polat, Engin Şengül, Abdullah Oğuz, Başhekim Yardımcısı Süleyman Gören hakkında hastaya ayrımcılık yaptıkları, kin ve nefret ile yaklaştıkları ve gerçeğe aykırı yanlış teşhis yaptıkları gerekçesiyle soruşturma açılmasını isteyen Tuğrul, suç duyurusu dilekçesinde doktorları toplama kamplarında esirlere insanlık dışı uygulamalar dayatan ve denek olarak kullanan Nazi doktorlarının zihniyetine benzetti. 


Rektör ataması


Adli Tıp uzmanlarının “tahliye olmalı” dediği Tuğluk için “Cezasının ertelenmesini gerektirecek bir neden yoktur” diyen Sağlık Kurulu üyelerinin bulunduğu Dicle Üniversitesi, cemaat ve derin yapılanması örgütlülüğüyle gündemdeki yerini koruyor.  İsmini açıklamayan bir personelin verdiği bilgilere göre; Sağlık Kurulu üyelerinin tümÜ son iki yıl içerisinde bu göreve rektörlük tarafından özellikle getirildi. Tutuklu ve hükümlülerinin siyasi kimliklerine göre karar veren kurul üyelerinin, birçok tutsağa aynı muameleyi yaptığı kaydedildi.


TAYİP TEMEL/DİHA/AMED