Ne su var ne de tuvalet

.
- Salgın koşullarında başlayan fındık hasadı için Ordu’nun Ünye ilçesine gelen mevsimlik tarım işçileri, suyu, tuvaleti ve banyosu olmayan alanlarda konaklıyor.
TOLGA GÜNEY - MA/ORDU
Her sene Kuzey Kürdistan’dan Doğu Karadeniz başta olmak üzere Karadeniz bölgesinin tamamına binlerce mevsimlik tarım işçisi geliyor. Fındık hasadı için gelen yaşlısı, genci, kadını, erkeği için Karadeniz ne ilk ne de son durak. Yılın ikinci ayında evlerinden çıkan işçiler Adana, Mersin, Tokat, Amasya’dan sonra geldikleri Ordu ve Giresun başta olmak üzere yılın sonuna kadar çeşitli illerde çalışmaya devam ediyor. Gittikleri birçok bölgede ırkçı tavır ve saldırılarla karşılaşan işçilerin çoğunun kalacak yeri bile olmuyor. Yol kenarlarında suyu, tuvaleti olmayan alanlara kurdukları çadırlarda ya da arabalarında yatan işçiler, iş bulabilmişse sabah kalkıp fındık bahçesine çalışmaya gidiyor.
İşçilerin çalışmak için uğradığı yerlerden bir tanesi de Ordu’nun Ünye ilçesine bağlı Yalıköy’de bulunan Çamlık Kamp alanı. Jandarmanın yine Ünye Yalıköy’de bulunan asıl kamp alanında yer kalmadığını söylemesi üzerine yaklaşık 100 kişilik bir grup bu bölgeye yerleşmiş. Kamp alanının bir tarafı deniz bir tarafının ise otoban olması kampta yaşayan küçük çocuklar için büyük bir risk oluşturuyor. Çakıl taşları üzerine atılmış onlarca çadır ve arabalarında kalan işçiler, nereden geldiğini bilmedikleri bir suyu kullanmak zorunda kalıyor. Salgına rağmen bölgede tuvalet ve banyoları da olmayan işçiler, 15 gündür bulundukları alana sağlık taraması için de kimsenin gelmediğini söylüyor.
İşçilere yer gösterilmiyor
İşçilerden Adıyaman Gölbaşılı olan Deniz Boz, üç çocuğu, torunu, gelini ile beraber Şubat’ta evinden ayrıldığını söyledi. Kızkalesi, Susanoğlu, Atakent, Atayurt, Silifke, Erdemli gibi yerlerde çalıştıktan sonra Ünye’ye geldiğini belirten Boz, günlerdir arabada yattığını ifade etti. Yetkililerin her gittikleri yerde kendilerine “Nereye giderseniz gidin. Biz mi sizi çağırdık” dediğini aktaran Boz, “Ben çalışmasam ne yapacağım, mecbur ekmeğim için çalışmaya geliyorum. İş nerede olursa ben orada çalışıyorum. Kar düşene kadar memleketimize gidemiyoruz ama gittiğimiz yerlerde bize yer gösterilmiyor. Oradan oraya sürüyorlar” dedi.
Sağlık kontrolü yok
Çalışmak için gittikleri hiçbir yerde sağlık kontrolüne girmediklerini belirten Boz, sadece bir kere temizlik paketi verildiğini, kendilerine hiç test yapılmadığını söyledi. Kalmak için konteyner ve banyo istediklerini dile getiren Boz, fındık hasadı bittikten sonra da Çorum’a pancar sökümüne, oradan da Tokat ve Amasya’ya gideceklerini aktardı.
Çalışmazsak çocuklar ne yapacak?
Pazarcıklı olan Behçet İlkeler ise Tokat, Sulusaray, Çamlıbel, Kozaklı gibi yerlerde çalıştıktan sonra Ünye’ye gelenlerden. 7 çocuğuyla birlikte gelen İlkeler, tarımın yanı sıra inşaat işlerinde de çalıştığını söyledi. İlkeler, “Biz de çalışmazsak bu işler yürümez. Herkes kendi ekmeğinin peşinde, çalışmazsak bu çocuklar ne yapacak?” dedi. Fındık hasadından sonra Çorum’a soğana ve Kırşehir’e elmaya gideceklerini söyleyen İlkeler, şunları vurguladı: “Çocuklarımız okuyor, maddi durumumuz yok. Kamp alanımız kötü, nereden geldiği belli olmayan bir su içiyoruz. Tuvalet, banyo yok. Başka çaremiz olmadığı için burada bırakıyoruz.”















