- Adana’daki iki cezaevinde 7’si ağır 38 hasta tutsak, sağlık sorunları ve tedaviye erişimde yaşanan engellerle mücadele ediyor.
Adana Kürkçüler F Tipi Cezaevi ile Suluca 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde tutulan hasta tutsakların sağlık durumları her geçen gün daha da ağırlaşıyor.
Cezaevi koşullarında yaşam mücadelesi veren onlarca tutsak, tedavi haklarının engellenmesi ve hastane sevklerinde dayatılan ağız içi arama gibi uygulamalar nedeniyle ölümün eşiğine itiliyor. Hasta tutsakların güncellenen sağlık durumları ve yaşadıkları hak ihlalleri, cezaevlerindeki sağlık krizinin ulaştığı boyutları gözler önüne seriyor.
Kürkçüler F Tipi
Adana Kürkçüler F Tipi Kapalı Cezaevi ile Suluca 1 No’lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde 7'si ağır olmak üzere 38 tutsağın çeşitli hastalıkları bulunuyor.
* Kürkçüler F Tipi Kapalı Cezaevi’nde bulunan tutsaklardan Abdulkadir Baybars, göğsünde şarapnel parçası bulunduğu ve yaralı olarak gözaltına alındığı günden bu yana tedavi edilmedi.
* Ahmet Topkaya ise sırtındaki şarapnel parçalarının yoğun ağrısı, hafıza kaybı, mide ve bağırsak rahatsızlıkları bulunuyor. Nörolojik hastalıklarına ilişkin teşhisler de tedavi sürecinin tamamlanmaması nedeniyle konulamadı.
* Ekrem Baydoğan’ın beyninde anormal oluşumlar tespit edildi ama hastalığına ilişkin kesin bir teşhis konulamadı.
* Mazhar Güler’in karaciğer rahatsızlığı ve Hepatit B hastalığı var.
* Hasan Ateşçi’nin akciğer ve astım rahatsızlıkları devam ediyor.
* Her iki ayağındaki engel nedeniyle tekerlekli sandalye kullanan Mehmet Özen’in kalp hastalığı var.
* Bülent Kılıç, yüzde 81 oranında KOAH hastası ve bronkodilatör ile buhar makinesi kullanmak zorunda.
* Ferit Kilis, yüzde 99 oranında vazospastik spazm hastası.
* Yaşlılıkla birlikte çeşitli kronik rahatsızlıkları bulunan Ramazan Doğanay’ın böbreğinde taş ve kistin yanı sıra yüksek kolesterol, diyabet ve boyun fıtığı rahatsızlıkları bulunuyor. 71 yaşındaki Doğanay, birden fazla sağlık sorunuyla mücadele ediyor.
* Mazlum Taşkın, şizofreni hastası.
* Mehmet Kurt’un guatr problemi ağırlaşıyor.
* Remzi Büyük, kalp ritim bozukluğu ile bel ve boyun fıtığı rahatsızlıklarından muzdarip.
* Hasan Akman’ın ağzında enfeksiyon ve kist bulunuyor, tedavi edilmemesi halinde ağız kanseri riski taşıyor.
* İlhan Tekinalp, göz kapağı üzerindeki şarapnel parçası nedeniyle görme kaybı yaşıyor; boynundaki şarapnel parçaları ciddi ağrılara yol açıyor ve bel fıtığı da zorlaştırıyor.
* Engin Bulut’un kas ve mide rahatsızlıklarının yanı sıra bağırsak yırtığı tespit edildi.
* Nihat Bakırtaş, vücudunun çeşitli bölgelerindeki şarapnel parçaları nedeniyle ağrı ve uyuşma yaşıyor. Kolundaki ve kalçasındaki şarapnel parçalarının hareket etmesi nedeniyle yazı yazamıyor. Ameliyat olması gerekiyor. Bağırsağının bir kısmı alınan ve safra kesesi tamamen çıkarılan Bakırtaş’ın ayrıca idrar kesesi yırtığı bulunuyor.
* Abdullah El Halaf’ın astım hastalığı krizlere neden oluyor.
Suluca 1 No’lu
Suluca 1 No’lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde tutulan hasta tutsakların sağlık durumları da ciddi sorunlara işaret ediyor.
* 67 yaşındaki Hacı Alağaş, astım ve KOAH hastası; akciğerlerinde lekelenme bulundu ve sürekli nefes darlığı çekiyor.
* 57 yaşındaki Fevzi Arslan, yakın zamanda beyin kanaması geçirdi; hafıza kaybı ve şiddetli baş ağrıları yaşıyor; zaman zaman baygınlık geçiriyor. Beyninde erime tespiti, Urfa Devlet Hastanesi raporuyla belgelendi.
* Kendal Barut, gözaltı sırasında maruz kaldığı işkence ve kötü muamele nedeniyle sol gözünü kaybetti, diğer gözünde de görme kaybı var.
* 74 yaşındaki Celal Ercan, hafıza kaybı, işitme ve görme sorunları ile nefes darlığı var; günlük ihtiyaçlarını tek başına karşılayamıyor. Buna rağmen tek başına tutuluyor. Üstelik Adli Tıp Kurumu (ATK) tarafından cezaevinde kalamayacağına ilişkin rapor düzenlendi.
* Mehmet Enes Tunç, KOAH, vertigo, boyun fıtığı, böbrek kisti, iltihaplı bağırsak sendromu ve uyku apnesi hastalıkları bulunuyor.
* Hatip Didim, kalp hastası.
* Mehmet Emin Ado, sedef hastalığının yanı sıra kolesterol ve vitamin eksikliği sorunları yaşıyor.
* Nurettin Polat, şizofreni ve sara hastalıklarının yanı sıra hafıza kaybı yaşıyor.
* İmran Esmer, ülser hastası ve kuyruk sokumunda şiddetli ağrı çektiği halde hastaneye sevk edilmiyor.
* Ömer Arslan, ağız ve boğazında yaralardan dolayı yemek yemekte ve su içmekte zorlanıyor.
* Ümit Çakır, kalça ve makat arasında anal fissür oluşumundan yürüme, oturma ve tuvalet ihtiyacını karşılamakta zorluk yaşıyor. Ameliyat olması gerekiyor ancak Adana Şehir Hastanesi tarafından ameliyat için iki yıl sonrasına randevu verildi.
* Abdülsamet Burak, sağ dirseğinden yaralandığı, sırtından alınan kemikle dirseği platin kullanılarak sabitlendiği için kolu bükülü kaldı. Ayrıca kulağındaki kronik iltihap nedeniyle işitme kaybı giderek artıyor.
* Erdal Ataç, maruz kaldığı işkence nedeniyle göğüs kafesi zarar gördü, omurgasındaki damarlar zedelendi ve kan dolaşımında güçlük yaşıyor. Tedavi edilmiyor.
* Agit Öngün’e kesin teşhis konulmadığı ve tedavisi tamamlanmadı.
* Mehmet Çağla’nın safra kesesinde sorun var.
* Bozan Ali, bel fıtığından muzdarip.
* Avdel Sayın’ın kalın bağırsak problemleri duruyor.
* Vücudunda şarapnel parçaları bulunan Aras Bayram’ın sağlık durumu da kötü.
***
İhlaller azalmıyor, artıyor
İHD Eşbaşkanı Cihan Aydın, cezaevlerindeki sorunların ve insan hakları ihlallerinin arttığını belirterek, “Türk cezaevlerinin kapasitesi 300 bin kişi. Ancak adli ve siyasi tutuklu ve hükümlülerin toplam sayısı 440 bine ulaşmış durumda. Yani cezaevlerinde kapasitelerinin üzerinde insan tutuluyor. Hasta mahpuslar tahliye edilmiyor ve bugüne kadar hasta mahpuslara yönelik herhangi bir çözüm geliştirilmiş değil" dedi.
Bir önceki 'diyalog süreci'nde de iktidarı, hasta tutsakları bir pazarlık unsuru hâline getirdiğini anımsatan Aydın, "O dönemde de buna karşı çıktık. Bu, yaşam hakkıyla ilgili bir meseledir ve pazarlık konusu yapılamaz. Hasta mahpuslar ile cezalarını tamamlamış olan ve haklarında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) tarafından tahliye kararı verilmiş kişiler derhâl serbest bırakılmalı. Bunun için MGK raporuna ihtiyaç yok. Hasta mahpusların durumunun MGK raporuyla hiçbir ilgisi yok; bu, bir insan hakları meselesidir. Bu nedenle hasta mahpuslar mutlaka en kısa sürede tahliye edilmeli" şeklinde konuştu.
İHD'nin cezaevleri komisyonunun, cezaevlerini ziyaret ederek raporlar hazırladığını belirten Aydın, şunları ekledi: "Bu raporlardan da anlaşıldığı üzere cezaevlerinde bir iyileşme yaşanmıyor; aksine koşullar daha da kötüleşiyor. Türkiye’nin infaz mevzuatı da derhâl değiştirilmelidir. İktidar bu konuyu birkaç kez gündeme getirdi, ancak bu konuda herhangi bir adım atmadı.”