• MEBYA-DER İstanbul Eşbaşkanı Hülya İlbars, ailelerin, tüm acılara rağmen Barış ve Demokratik Toplum Süreci'ni destekliğine dikkat çekerek, "Bu durum, Türkiye siyaseti için de aslında büyük bir fırsattır. Şu anda bir duraksama yaşansa da umut hâlâ devam ediyor ve bütün beklentiler bu yöndedir" dedi.

 

Yıllardır yakınlarının cenazelerini teslim almak için mücadele eden aileler, hukuki süreçlerin hızlandırılmasını istiyor. MEBYA-DER, savcılık süreçlerinin ağır işlemesi nedeniyle çok sayıda cenazenin hâlâ ailelere teslim edilmediğine dikkat çekiyor. Dernek, toplu mezarların tespiti ve DNA bankası oluşturulması için de çalışma yürütüyor.

MEBYA-DER İstanbul Eşbaşkanı Hülya İlbars, JINNEWS'ten Elfazi Toral'a konuştu. Ailelerin, tüm acılara rağmen Barış ve Demokratik Toplum Süreci'ni desteklediğine dikkat çeken Hülya İlbars, "Bu durum, Türkiye siyaseti için de aslında büyük bir fırsattır. Şu anda bir duraksama yaşansa da umut hâlâ devam ediyor ve bütün beklentiler bu yöndedir" dedi.

Nerede olduklarını bilmiyorlar

Adaleti ve hukuku olmayan, savaş ilkeleriyle bağdaşmayan bir sistemin yürütüldüğünü belirten Hülya İlbars, “Birçok ailemiz hâlâ yakınlarının cenazelerine ulaşamıyor, cenazelerinin nerede olduğunu bilmiyor. Dernek olarak hem hukuki boyutta hem de bir kan merkezi/DNA çalışması çerçevesinde çalışmalar yürütüyoruz. Ailelerle dayanışma göstermek, acılarını paylaşmak ve hukuki yollarla, cenazelere nasıl ulaşabileceğimiz üzerine odaklanıyoruz. Son iki aydır şehadet haberlerinin gelmesi sebebiyle hem aileler hem de kurumumuz açısından çok zorlu bir süreç yaşandı. Bu da savaşın yarattığı acı verici sonuçlardan biridir, ancak buna rağmen ailelerimiz barış konusunda kararlı olduklarını ve ısrarla barış istediklerini ifade ediyor. Bu durum çok kıymetli" şeklinde konuştu.

Sistem ağır işliyor

Ailelerin en temel hakkı olan cenazelerini alma talebinin engellendiğini belirten Hülya İlbars, süreci şu sözlerle aktardı: "Derneğe gelen taleplerin başında cenazelerinin nerede olduğunu öğrenme ve teslim alma geliyor. Biz de hukuki boyutta bir arayışa giriyoruz; avukatlar ve yetkili birimler ile görüşerek ailelerin taleplerine yanıt almaya çalışıyoruz. Başvurular çok fazla, ancak sistem çok ağır işliyor. Savcılık tarafından dosyaların açılması geciktiği için şu ana kadar yalnızca bir iki cenaze ailelere teslim edilebildi, diğerleri için beklemedeyiz. Sürece tamamen olumsuz diyemeyiz, olumlu gelişmeler de var fakat işleyişin çok ağır olduğunu görebiliyoruz. Beklentileri tam anlamıyla karşılayan bir durum yok. İçimizde o savaşın acılarını yaşamaya devam ediyoruz. Kürt tarafının somut adımlar atmasına ve güvenli bir zemin yaratmasına rağmen sürecin bu kadar ağır işlemesi, ileride farklı sorunlar yaratabileceği yönünde kaygılara yol açıyor."

DNA bankası ve toplu mezarlar

Hülya İlbars, toplu mezarların açılması ve tespit çalışmalarına dair ise şunları söyledi: "Özellikle toplu mezarların bulunduğu alanlarda kimlerin olduğuna dair arayışımız sürüyor. Avukat görüşmelerinin yanı sıra bir DNA bankası oluşturulması ve ailelerin DNA örneği vermesi yönünde çalışmalarımız var. Hem Türkiye genelinde hem de bölgede hâlâ ulaşamadığımız çok sayıda cenaze bulunuyor. Aileler haklı olarak, 'Eğer bu süreç başladıysa biz neden cenazelerimizi alamıyoruz, neden hâlâ toplu mezarlarda bekliyorlar?' diye soruyor. Ailelerin acılarına ortak olarak bu haklı taleplerin takipçisi oluyoruz."

Artık acıların son bulması gerektiğinin altını çizen Hülya İlbars, şunları ekledi: “Sayın Abdullah Öcalan büyük bir cesaret göstererek, sürecin tıkanmaması adına gerekli adımları attı. Dolayısıyla sıra devlette. Devletin de artık somut bir adım atması gerekiyor. Bu tarihi bir fırsattır ve bu fırsatın kaçırılması Türkiye’ye kaybettirir." İSTANBUL