Rusya, Türkiye ve ona bağlı çete grupları, İran, Suriye rejimi, Hizbullah ve DAİŞ, Bab kentindeki pay alma savaşında. Kentte hala herhangi bir güç tam olarak denetim sağlamış değil, işgal saldırıları her gün yeni şekiller alıyor.

Bab geçmişi Mitani, Aramilere dayanan kadim bir kent. Önceki ismi ‘Ti Ma’ olan kentin adı Kürtçe anlamı ‘susuz kalan’ yer oluyor. Zaten eskiden bölgenin çöl ve dolayısıyla susuz olduğu söyleniliyor. Yaqutê Hemwi kendi kitabı ‘Mûcam El-buldan’da kenti geniş bir yer olarak tanımlıyor.

Kentin adı daha sonra ‘Bab Bezaa’ olarak değiştirilmiş, zaten Bab adından da anlaşılacağı üzere önemli bir ticaret kapısı.

Bab kenti Türkiye sınırına 30 kilometre uzaklıkta. Kente bağlı 52 mezra, 4 ilçe, bir çok kasaba ile 124’ü Kürt köyü olmak üzere 157 köy bulunuyor. Kentte Kürt, Arap, Türkmen, Ermeni ve Çerkes halklarından oluşan 140 bin kişi yaşıyor.

DAİŞ kenti 2014 yılında işgal ederek, bir ekonomi merkezi olarak kullandı. Türkiye’den getirdikleri tüm erzak ve ihtiyaçları burada toplayarak Suriye ve Irak bölgelerine dağıtıyordu.

QSD savaşçılarının, 12 Ağustos 2016’da Minbic kentini kurtarması ardından, Türkiye’nin de Efrîn ve Kobanê kantonlarının birleşmesi korkusu arttı ve 12 gün sonra Suriye topraklarını işgal etmeye başladı. Türk ordusu ve çeteleri 24 Ağusto’ta Cerablus kentini devraldı.

Rusya’nın da bu işgali desteklemesi ile Türk ordusu alanını genişlettirdi ve Bab kentinin çevresine kadar ilerledi.

İşgalci Türk ordusu ve çeteleri, 2 aydır Bab kentinin çevresinde saldırılarını sürdürüyor.

Türkiye’nin Bab kentini işgal etme sebebi, QSD savaşçılarının Efrîn ve Kobanê kantonlarının birleştirmesini engellemek. Dolayısıyla Kuzey Suriye Federasyonu inşasını sekteye uğratmak. Türk ordusu Bab kentini alırsa Reqa, Minbic ve Xenasir kentlerine de işgalin yolunu açacak.

Xenasir bölgesi bu planın uzak hedefidir. Xenasir kentini işgal edilirse Halep kenti tekrardan Türkiye’ye bağlı çetelerin çemberine düşüyor. Bu da Türkiye’ye bağlı çetelerin Halep kentine dönmesinin yolunu açıyor.

Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan planının ilk aşamasında YPG ve Devrimci Güçler’in direnişiyle karşılaştı. Daha sonra DAİŞ ve Türkiye’nin çıkarları çatıştı. Suriye rejim güçleri bunu bir fırsat olarak değerlendirdi. Rusya ve Türkiye’nin ilan ettiği ateşkes, Astana’daki toplantı ve Suriye askerlerinin cephe azaltması sonrası Suriye rejimi Bab’da ilerlemeye başladı. Tabi bunu İran ve Rusya’nın desteğiyle yaptı. Son 22 gün içerisinde Suriye askerleri Bab’da 24 kilometre ilerleme kaydetti ve güneyinde ve doğusundan kuşattığı kent merkezine dayandı.BAAS rejimi, Bab’da tekrar kontrol sağlayarak Kuzey Suriye topraklarına dönmek istiyor. Böylelikle Halep’teki güvenliği de kontrol altına almış olacak. Buna paralel olarak Türkiye’ye bağlı çete gruplarının Halep’e geri dönme hayalleri ortadan kalkmış olacak ve İdlib de üç taraftan kuşatmaya alınacak.

Bab’daki 190 kilometrekarelik topraklarda DAİŞ dışında Türkiye’ye bağlı çeteler ve BAAS rejimi ile destekçileri pay alma savaşında. Rusya, Türkiye ve Suriye’nin Bab’da çatışmasını engellemeye çalışıyor. Fakat bu çabanın ne kadar süreceği belli değil.

Bab’ı kim alacak sorusu önümüzde duruyor. Suriye ve Türkiye DAİŞ çetesine karşı birleşecek mi? Ya da Bab, Astana katılımcıları, Türkiye ve Suriye arasında bir savaşa mı sahne olacak? 


EKREM BEREKAT/ANHA/HABER MERKEZİ