Gelini Remziye Bor'un arkasında bıraktığı tek hatıra olan torunu Neval'in, anne karnındayken polisler tarafından silah dipçiğiyle defalarca dövüldüğünden dolayı sağlık durumunun iyi olmadığını gözyaşları içinde ifade etti. "Her sabah kalkıp nefes alıp almadığını kontrol ediyorum. Annesinin yaşadıklarından dolayı sağlık durumu iyi değil. Her akşam sarılıp öpüyorum ama anne kokusu farklı, ninenin veya halanın kokusu çok farklı. Elimden geleni yapıyorum ama annesinin yerini asla tutamayız" diye konuştu.
'İki elim katillerin yakasında olacak'
Polislerin yaralı olan gelinine fiziksel şiddet uyguladığını belirten anne Bor, "Hastaneye kaldırıldıktan sonra bile hastane odasının kapısından ayrılmadılar, tutuklamak için beklediler. Remziye'yi daha evdeyken öldürmüşlerdi ama bir umuttu, bekledik. Bize yaşatılanlar insanlığa sığmaz. Bu dünyada da diğer dünyada da iki elim katillerin yakasında olacak. Remziye'nin hiçbir suçu günahı yoktu, evinde katledildi. Yaraladılar, o halde dövdüler. Hamile bir kadındı, doğumuna çok az kalmıştı. Vicdan diye bir şey yok bu devlette" şeklinde tepkisini dile getirdi.
'Bu kadar nefret niye?'
Neval büyüdüğünde annesine yapılanları ona anlatacağını söyleyen Kıymet Bor, şöyle devam etti: "En acısı, Neval annesini fotoğraflardan tanıyacak. Babasını da devlet aldı elinden, annesini toprağa gömdüler, babasını ise hapishaneye attılar. Devlet biz Kürtlere öyle kindar ki, dolaptaki elbiseleri bile paramparça edip bırakmış. Bu kadar nefret neyin nesi?" diye sordu.
Gelininin sürekli doğuracağı kızının geleceği üzerine hayaller kurduğunu söyleyen Anne Bor, 'Onun bedenin de açılan yaralar nasıl ki kapanmadı, benim yaram da öyle derin" diye konuştu.
JINHA/WAN