
Kendisine cinsel saldırıda bulunan Nurettin Gider'i öldürdüğü için müebbetle yargılanan Nevin Yıldırım'ın 14 Eylül'de görülecek temyiz duruşmasına katılım çağrısında bulunan avukatlar, dosyada meşru müdafaa hükümlerinin uygulanmasını istedi.
Isparta’nın Yalvaç ilçesi Koruyaka köyünde silah zoruyla kendisine cinsel saldırıda bulunan Nurettin Gider'in (35) başını keserek 'İşte namusumla oynayanın kellesi, benim arkamdan konuşmayın' diyerek atan Nevin Yıldırım'ın müebbetle yargılandığı davanın temyiz duruşması 14 Eylül günü Yargıtay'da görülecek.
Önyargılarla ilerleyen bir dosya
Feminist avukat Cemre Topal, basında Yıldırım'ın canavarlaştırıldığı"nı ve yargılama sürecinin bu atmosferde başladığını belirtti.
Yıldırım'ın "kasten insan öldürmek" suçlamasıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile yargılandığını hatırlatan Topal, "Tecavüze uğradığı savunması yapmasına rağmen hiçbir şekilde 'haksız tahrik' indirimi yapılmadı. İlişki yaşadığı iddiasıyla bu indirim ve meşru müdafaa indirimlerinden yararlanmaksızın bir ceza verildi. Erkeklere kravat taktığı için verilen 'iyi hal' indirimi dahi Yıldırım'a uygulanmadı. Yargıtay'dan beklentimiz dosyayı bozmasıdır. Aslında ne gerçekler açığa çıktı ne de Yıldırım adil yargılandı. Yıldırım önyargılarla bu dosyada ceza almış oldu. Yıldırım duruşmalar boyunca konuşmadı. Sadece söylediği, 'Ben hiç bir şeyi gönüllü yaşamadım. Her şey zorla oldu' oldu. Erkek adaletin kadınlar aleyhinde nasıl da işlediğinin tam da göstergesi. Erkeklere türlü bahanelerle indirimler uygulanırken; Yıldırım'a hiçbir indirim uygulanmamıştır. Erkek şiddetine ve adaletine karşı Yıldırım'ın yanındaydık şimdi de yanında olacağız. Bu sebeple 14 Eylül Yargıtay duruşmasına tüm avukat ve kadın arkadaşları bekliyoruz" çağrısını yaptı.
Bir meşru müdafaa dosyasıdır
Avukat Fatoş Hacıvelikızı da ‘haksız tahrik’ indiriminin sadece erkekleri kapsayan bir madde olduğuna değinerek şöyle dedi: "Ortak hiçbir haksız fiil yokken 'haksız tahrik'ler uygulandı. Erkeklere verilen cezalar onlar için bir ödül oldu. Yargının kadına yönelik cinsiyetçi bakış açısı dolayısıyla kadınlara uygulanmadı. Yasemin ve Çilem birer yıl cezaevinde kalıp tahliye edildi. O dosyalarda meşru müdafaa çok açık ve netken 'ceza verilmesine yer olmadığına dair' karar verilmedi. Yıldırım dosyası da bir meşru müdafaa dosyasıdır. 14 Eylül'deki Yargıtay duruşmasında bunu da söyleyeceğiz. Tecavüzden çok tecavüz sonucu doğan çocuğa odaklanıp, önyargılarla ceza verilmiş oldu."
'Kadınlar meşru müdafaa noktasında
“Kadınlar ölmemek için öldürüyorlar" diyen Hacıvelikızı, Türkiye'de günde ortalamada 5 kadının erkekler tarafından öldürüldüğünü ve bu kadınların artık ölmek istemediğini aktardı. Hacıvelikızı, "Kadınlar meşru müdafaa noktasındadır. Kadınların öldürmesi sistem tarafından pek kabul gören bir şey değil. Bu erkekler için bir tehdit. Şiddet uygulayan binlerce erkek için artık kadınların kendilerini savunması bir tehdit olarak görüldüğü için cinsiyetçi yargı tarafından da böyle algılanıyor. Öncelikle dosyanın bozulmasını bekliyoruz. Beklentimiz, 'ceza verilmesine yer olmadığına' dair karar verilmesidir. Meşru müdafaa hükümlerinin uygulanması yönünden dosyanın bozulmasıdır" diye konuştu.
ADANA