Elih’in (Batman) Hezo (Kozluk) ilçesinde yaşayan 60 yaşındaki Muzaffer İrgi, gördüğü işkenceler yüzünden 1995 yılında PKK’ye katılan oğlunun 18 yıl sonra aldığı yaşamını yitirdiği haberinin verdiği acıyla dengbêjliğe başladı. Cerdeka Köyü’ndeki evlerinin de aynı yıl askerler tarafından yakılması, tüm bu yaşananlar üzerine eşinin yaşamını yitirmesiyle daha çok sarsılan İrgi, dengbejliğe nasıl başladığını şöyle anlatıyor: “Oğlum Nevzat gittikten bir yıl sonra yaşamını yitirdi. Eşim bu acılardan dolayı vefat etti. Êlih’e taşındım, devlet o zaman evimin PKK tarafından yakıldığını söylememi istedi ve bunun karşılığında para vereceklerini vaat etti. Ben de ‘Evimi devlet yaktı’ dedim. Oğlum Nevzat’ın şehadet haberini ise tam 18 yıl sonra aldım. Tüm bu acılar üst üste yığılınca ben de dengbêjlikle acılarımı haykırmaya başladım. İlk kilamı şehit düşen oğlum Nevzat İrgi için haykırdım.” 


Katliamı da direnişi de işliyor 

Dengbejliğe oğlu için söylediği “Nevzatê min” ağıtı ile başladığını belirten İrgi, “Bu ağıtta oğlumun, PKK’ye katılımından şehit düşmesi ve sonrasında yaşanan acıları haykırdım. Ardından yaşanan tüm olaylara, soykırımlara ve katliamlara karşı kilam yapıp söylemeye başladım. Şengal’de Ezidî halkına karşı yapılan katliamı ve Kobanê’deki görkemli direniş için de kilam yaptım. Yani oğlumun şahadet haberi beni dengbêjliğe yöneltti” diye konuştu.

Şuan Êlih Belediyesi’ne bağlı Denbêj Evi’nde çalışmalarını sürdüren İrgi, dengbêjliğin yok olmaması için gençlerin dengbêj evine gelmelerini tavsiye etti. 


 ÊLIH