Türk devletinin utanç tarihinin bir parçası olan, aralarında PKK'nin öncü komutanlarından Mahsum Korkmaz'ın da bulunduğu 30 kişinin gömüldüğü toplu mezarda zaman gerçeğin aleyhine işliyor. Korumaya alınmayan bölgede, insanlık suçlarının tüm bulguları zarara uğruyor. 

İHD'nin 2014 yılı Aralık ayında güncellediği toplu mezar haritasına göre, 25 ildeki 348 toplu mezarda 4 bin 201 kişi var. Yayınlanan haritaya göre, bugüne kadar açılan 45 mezarda toplam 281 kişiye ait cesetlere ulaşıldı. 

İlk tespit edilen toplu mezar Siirt'te 300 kişinin gömülü bulunduğu Newala Qesaban ise hala açılmayı bekliyor.  

Newala Qesaban'ın geçmişi 1915'lere dayanıyor. Siirt’te Hıristiyan inancındaki halklar ve Kürtler topluca bu derede öldürülüyorlar. Siirt’te hangi yaşlıya Kasaplar Deresini sorsanız, bildiklerini anlatmaya başlar. 

"Kasaplar Deresi" olarak adlandırılan bölgede 1915 yılında soykırıma uğrayan Ermeniler ile 1984 yılından itibaren katledilen en az 300 Kürt’e mezar olan Newala Qesaban’da PKK'nin öncü komutanı Mahsum Korkmaz'ın da aralarında bulunduğu çok sayıda gerillanın cenazesi bulunuyor. 


Yüzleşme değil üstünü örtme

Çözüm süreci ile birlikte Türk devletinin geçmişiyle yüzleşmesi beklenirken, devlet işlenen katliam ve cinayetleri örtbas etme arayışını bu toplu mezarda da sürdürdü. Toplu mezar alanında önce polis akademisi ardından da duble yol yapıldı. 

İHD Siirt Şubesi'nin 2011 yılında toplu mezarın açılması, bölgenin koruma altına alınması ve dönemin resmi görevlileri hakkında Siirt Cumhuriyet Başsavcılığı'na yaptığı suç duyurusuna ilişkin bugüne kadar hiçbir gelişme yaşanmadı. 

Siirt Belediyesi Eşbaşkanlarının anıt mezar projesine de hala bir yanıt verilmiş değil. 


Zaman gerçeğin aleyhine işliyor

28 Mart 2014 tarihinde yapılan yürüyüş sırasında, yıllardır kemiklerine dahi kavuşamadıkları çocuklarını anmak için bölgeye gittiklerinde elbise ve kemik parçalarının toprak yüzeyine çıktığını gördü. Elleriyle kemikleri toplayıp toprak altına koymaka çalışsalar da, toplu mezarın açılmasının bu denli gecikmesi, bulguları da ortadan kaldıracak gibi görünüyor.  


Cenazeler verilmiş gibi gösterildi

22 Eylül 1984 ile 20 Şubat 1989 arasında Botan’da yaşamını yitiren gerillalardan sadece Ahmet Görnü, Metin Ergin, Ali Tan, Fevzi Selki ve Eyüp Yücehan’ın naaşları aileleri tarafından alınabildi. Gerilla cenazelerini ailelere vermeyen Türk ordu yetkilileri sahte evrak bile düzenledi. Newala Qesaban’da naaşı bulunan gerilla Mehmet Oktay’ın annesinin imzasıyla evrak düzenlenerek cenaze teslim edilmiş gibi gösterildi. Oysa Oktay'ın cenazesi de diğer birçok gerilla gibi çöplüğe atılmıştı. 


Yürüyüş düzenlenecek

Her yıl olduğu gibi bu yıl da Newala Qesaban'da toplu mezar gerçeğine dikkat çekmek ve Mahsum Korkmaz şahsında özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenleri anmak amacıyla 28 Mart'ta (bugün) bir yürüyüş düzenleyecek. 

21-28 Mart "Kahramanlık Haftası" etkinlikleri kapsamında Mezopotamya Yakınlarını Kaybeden Aileler ile Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Siirt Şubesi (MEYA-DER) öncülüğünde düzenlenecek olan yürüyüş dışında Newala Qasaba için hazırlanan ve ilk gösterimini 14 Mart'ta Diyarbakır'da gerçekleştiren Mir u ji Sax (Ölü ve de Diri) isimli belgesel filmin gösterimi gerçekleştirilecek


ZANA AKSU/ANF/SİİRT