
“Öcalan’a özgürlük Kürtlere statü” sloganıyla BDP İstanbul İl Örgütü ve Halkların Demokratik Kongresi (HDK) tarafından Zeytinburnu Kazlıçeşme Meydanı’nda düzenlenen Newroz kutlamasına İstanbul’un 33 ilçesinden onbinler akın etti. Sabah saatlerinden itibaren Newroz alanına çıkan tüm yollar polisler tarafından trafiğe kapatılırken, meydan çevresinde yoğun önlemler alındı. Alana kurulan platforma “Demokratik çözüm, Öcalan’a özgürlük” ve “Demokratik kurtuluş, özgür yaşam” pankartları asıldı. Geçen yıl aynı alanda yapılmak istenen ancak hükümetin Newroz kutlamalarını yasaklaması ile polisin müdahalesi sonucu yaşamını yitiren Hacı Zengin anıldı. BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş şal û şepiklerini giyerek kutlamaya katıldı. Demirtaş, Newroz ateşini yaktı. Açılış konuşmasının ardından Xemgîn Bîrhat sahne alarak şarkılarını söyledi. Yüzbinlerin PKK ve Öcalan lehine sloganlarının yükseldiği alanda HDK adına İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder konuştu.
En acılı kısmı bitiyor
Yüzbinleri Kürtçe ve Türkçe selamlayan Sırrı Süreyya Önder, yeni bir sürecin başladığını belirterek, bunun başta Kürtler olmak üzere ezilenlerin eseri olduğunu söyledi. Önder, “Mücadele bitmiş değil, en acı, en yakıcı bölümün sonuna geldik. Peki ne pahasına geldik. Yeilmeyerek, ölümle bitirilmeyerek, zindanlarda teslim olmayarak bu barışı getirdik. Bu yüzden barış mücadelesini boğdurtmayacağız” dedi.
Önder’in ardından BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel kısa bir konuşma yaparak, “Dışarıdan izleyeceğimiz değil tam da içinde olacağımız bir süreç. Bugünü yaratanlara, Mazlum Doğan’dan Hacı Zengin’e şehitlerin önünde saygıyla eğiliyoruz” dedi.
Newroz müjdecidir
Yöresel kıyafetleri ile sahneye çıkan BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, “Binlerce defa Newroz kutlu olsun Newroz’a we pîroz be” diyerek konuşmasına başladı. “Sizler adı yasaklı ülkenin, dili yasaklı evlatları olarak yasaklı Newroz’u Newroz yaparak, Newroz’u ateş topu yaparak bu günlere taşıyıp meydanları, özgürlük meydanları yaptınız” diyerek konuşmasını sürdüren Demirtaş, “Hiçbir Newroz ateşi boşuna yanmadı. Her Newroz ateşi yeni bir karanlığı aydınlattı. Duymayan kulaklara, görmeyen gözlere özgürlük talepleri gösterdi. Yolunu çizgisini şaşıranlara ‘işte özgürlük yolu budur’ dedi her Newroz. İşte bu Newroz da yeni bir sürecin müjdecisi olarak kapımıza geldi. Hoşgeldi sefa geldi Newroz” diye konuştu. Bugünkü Newroz’a gelen kadar hiç de küçümsenmeyecek bedeller ödendiğini anımsatan Demirtaş, “Bugünleri bize gösteren, meydanlarda tek ses olmamızı sağlayan bütün değerlerimizi hasretle anıyorum” dedi.
HEP’ten bugüne kadar
Uzun uzun siyasi gelişmelere dair konuşma yapmayacağını kaydeden Demirtaş, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kazlıçeşme Meydanı, bu fotoğraf mesajların en iyisidir, anlamak isteyene görmek isteyene, duymak isteyene. İşte mesaj budur. Çözüm dili, sürecin dili budur. Çözüm nasıl olacak diyenlere işte Kazlıçeşme Meydanı‘nda bütün ezilenler el ele vermişler. Çözümün fotoğrafı budur diyorlar. ‘Bu süreçten ne çıkacak’ diyenler bu fotoğrafı dikkatle izlesinler. Bütün halkların, renklerin, dillerin, bayrakların yan yana yaşamasıdır çözüm. Çözüm, bu meydandaki duruştur. Eğer gerçek bir özgürlük çıkacaksa bu meydanın yansımasıdır çözüm. Verdiğimiz bütün mesajlarda HEP’ten bugüne kadar yaptığımız bütün konuşmalarda Kürt sorunu konuşularak müzakere ile çözülür, dedik. Bu talebimizde ısrarcı olduk. Sizler bunun için binlerce defa miting yaptınız, görkemli direnişlerle bu yöntemi esas kılmak için çok uğraştınız. Ve biz verdiğimiz bu mesajlarla meseleyi bugünlere getirmek istiyorduk. Türk, Kürt gençleri bu sorunun çözümü için ölmesin diye uğraşıp durduk. Geldiğimiz nokta bu bedellerin bir sonucudur. Kimsenin bu topluma, Türkiye toplumuna, bize bir lütfü armağanı değil. Keşke onbinlerce evladımız yaşamını yitirmeden bu barış sürecini konuşarak, çözüm anlayışını oluşturabilseydik. Fakat geç oldu; ama böylesine bir sürecin en anlamlı gelişmesi olarak başından beri ifade ettik. Hükümetin de arkasında olduğu bir heyetin Öcalan’la görüşmesinin en doğrusu olduğunu söyledik ve bundan vazgeçmedik.”
Dozer operatörü müsün?
Birilerinin çözümden rahatsız olduğunu anımsatan Demirtaş, “Tek bir çözüm önerisinde bulunmadan ‘neden Öcalan’la, BDP ile PKK ile görüşmeler oluyor’ diye feryat figan ediyorlar. Bazıları ‘Kandil’i dümdüz edelim’ diyor. Çözüm önerisine bakar mısınız. Siyasetçi misin dozer operatörü müsün? Buradan sormak istiyorum. Siz hiç Şırnak’ta, Gabar’da, Cudi’de gece yarısı bir nöbet kulübesinde nöbet tuttunuz mu? Ankara’dan sallamak kolay oluyor tabi. Vatan millet Sakarya edebiyatı yapanlar, bakın ayda 3 bin maaşla özel orduya 5 bin kişi bile başvurmadı. Gençler savaşmak istemiyor bunu daha anlamadınız mı? Türk, Kürt gençlerinin de mesajı budur. Bir masa etrafında sorunu tartışmaktan kimse zarar görmez. Yüz yıldır bu topraklarda halkları birbirine kırdırmaya çalışıyorlar. Biz şimdi bunun bir kader olmadığını söylüyoruz. Bütün halklar, bütün ezilenler el ele verip kendi geleceklerini eşitçe, özgürce birlikte yaratabilirler diyoruz. Birbirini tüketen bir birine karşı savaşan dil yerine, kardeşlik dilini kuralım diyoruz. Herkesin kazanacağı her birimizin dilini, kimliğini özgürce yaşayacağı bir model, toplum, sistem yaratabiliriz diyoruz. Gerçekten bundan niye rahatsız oluyorlar anlamakta zorlanıyoruz. Eğer birlikte ama eşitçe, onurluca yaşamak istiyoruz diyorsak ve siz buna karşı çıkıyorsanız sizin o halde bu çözümden daha demokratik bir model önermeniz gerekiyor. Eğer çözüm öneriniz yoksa susun yerinizde oturun. Bari insanları kışkırtmaya çalışmayın” dedi.
Kürt siyasetinin öncüleri
Barışın teslim olmak olmadığının altını çizen Demirtaş, şöyle devam etti: “Barış demek hakkı olanı teslim almaktır. Biz gasp edilen, zorla alınan Türkiye’nin ezilenlerinin olan haklarımızı teslim almak istiyoruz. Kimsenin cebinden bir şeyler çıkarıp başkasının cebine koymak değildir barış. Alevi halkının inancı, Alevi halkına aittir. Kürtlerin dili kendilerine aittir, özgürce yaşasınlar barış budur işte. Bunun gerçekleşmesi önünde engeller varsa siyaset olarak elimizi taşın altına sokarak bunları çıkarmamız lazım. Barış deyince tüyleri diken diken olanlar var, barıştan korkanlar var bu ülkede, samimiyetle ifade etmek istiyorum ki bizler BDP olarak asla ama asla koltuk sevdasıyla kişisel ikbal kaygısıyla hareket etmedik. Barışı kutsal bir değer olarak addettik. Akan kanın durması için gece gündüz çalıştık ve bu noktaya sizlerin emeğiyle Kürt siyasetinin öncülerinin direnişi duruşuyla geldik. Barış gökten zembille inmez. Demokrasinin olmadığı içi boş bir balon değildir barış. Bütün dillerin ve kültürlerin talebi özgür bir anayasa inşa edilirse barışın ayakları yere basar. AKP Hükümeti de bütün bu süreçte geçmişten ders çıkararak önümüzdeki döneme yaklaşmalıdır. BDP olarak Hükümet’in görüşmeye, müzakereye dair adımlarını desteklemeye devam edeceğiz. Biz AKP ile seçim işbirliği yapmıyoruz ittifak yapmıyoruz. Muhalefet partisi olarak iktidar partisine karşı muhalefetimizi yapmaya ama müzakere masasını da desteklemeye devam edeceğiz.”
Yolun yarısındayız
Kürt halkının Türkiye demokrasi hareketinin lokomotifi olup demokrasi kanallarının açılmasında öncülük ettiğini belirten Demirtaş, “Bizler gelinen noktadan sonra demokratik siyaset yöntemiyle mücadelemizi sürdürelim istiyoruz. Kürt halkı şu anda yolun yarısındadır” dedi.
Örgütlenmenin önemi
Rojava’da yaşanan devrim sürecine de değinen Demirtaş, “Rojava gün be gün kendi geleceğini örüyor. Örgütlü olmasalar yok olup gideceklerdi. İşte örgütlü halkın neler yapabileceğini gösteren bir süreçtir Rojava. Buradan Rojava’ya, Kürt gençlerine, kadınlarına devrimcilerine, selam gönderiyoruz. Onların da Newroz’u kutlu olsun diyoruz. Yine rehine olarak cezaevlerinde tutulan bütün arkadaşlarımıza sıcak selamlarımızı gönderiyoruz. Onların da Newroz’unu kutluyoruz bir sonraki Newroz’da onlar da bizimle olacak bunun sözünü veriyoruz” dedi.
Demirtaş, alandaki bütün halkları, siyasi parti temsilcileri, Newroz kutlamasında emeği geçenleri, katılımcıları ve sanatçıları selamlayarak konuşmasını sonlandırdı.
Newroz, sanatçıların müzik sunumlarıyla devam etti.
DİHA/İSTANBUL