Fransa Gündemi


Avrupa Futbol Şampiyonası Portekiz'in şampiyonluğu ile nihayet sonlandı. Fransa'nın ev sahipliği yaptığı Şampiyona'da Fransa Portekiz karşısında yenik düştü. Yenilgiden bir gün sonra Fransa milli takımı Elysee Sarayı'nda Cumhurbaşkanı François Hollande tarafından kabul edildi. Devlet için bir kayıp yoktu; aksine saha gelirleri, gelen futbol taraftarlarının ülkeye kazandırdığı, satılan her forma, bayrak modelli kalemler, balonlar, meydanları dolduran yüz binlerin harcamaları, televizyon önüne kitlenen taraftarın ödediği abonelikler, reklamlar.... bir ayın bilançosu gayet tatmin ediciydi. 

22 kişinin sahada top koşturmasından öte bir futbol endüstrisi Avrupa çapında işlerken dünyanın birçok noktasında kitleleri de içine alarak işlerken, masum bir biçimde ekranlara kilitlenenler Cristiano Ronaldo'nun sakatlanarak saha dışına düştüğünde döktüğü gözyaşlarıyla ilgiliydi. Öyle ki onunla birlikte gözyaşı dökenlerin sayısı milyonları buldu. Ronaldo, sahada kaldığı her saniye başına kaç bin euro aldığıyla kimse ilgili değildi ve onun buna ağladığını kimse düşünmedi. 

Ronaldo'yu dünya tanıyor, yüz binler onun adını taşıyan forma ile birlikte bir markanın amblemini sırtında taşıyor. 1992-1993 yıllarına kadar hiçbir futbolcunun formasının sırtında ismi yazmıyordu ve formalar kişisel değildi. Bu tarihlerden itibaren kural haline gelen uygulama, ne hakemlere kolaylık ne de futbolcunun motivasyonu için. Futbol endüstrisinde artık, formalar özelleşirken, tıpkı bugün olduğu gibi futbolcunun yerini markalar aldı. Ronaldo, sahada kaldığı sürece para kazanır ve taşıdığı markaya para kazandırır. 

2016 Avrupa Futbol Şampiyonası, basit bir eğlence oyununun ötesindeydi. Fransa'da yaşanan toplumsal eylemlere müdahalenin gerekçesi, grev kırıcısı olma özelliğini de taşıdı. 

Yeni Çalışma Yasası'na karşı gelişen eylemlerin yasaklanmasının gerekçesi olurken, eylemlere katılım düzeyini bile düşürdü. Kapitalizmin kitle kültürünün bir afyonu olan futbol, insanların serbest zamanının işgal etmede medya aracılığıyla büyük yer aldı. Futbol grup aidiyetlerinin oluşturarak davranışları şekillendirdi. Bu toplumsal entegrasyon, kitlelerin polis eşliğinde, saha önlerinde Çalışma Yasasını protesto eden sendika ve kitle örgütü temsilcilerinin ellerindeki dövizleri parçalanması ve eylemcileri tartaklamasına kadar vardı.   

Diğer taraftan, Fransa Milli Takım oyuncuları üzerinden hortlatılan ırkçılık. Maçlar kazanıldığında, her renkten ve ulustan futbolcunun oluşturduğu milli takım oyuncularının Fransa'nın kardeşlik ilkesinin yücelteni olduğu, bayrağın mavi beyaz renklerinin birleştiriciliği konuşulurken, siyahi futbolcuların gol kaçırması, yaptığı en basit hatalar televizyonlara kurulu futbol eleştirmenleri ve sosyal medya aracılığıyla ırkçılığın hortlatıldığı bir araca dönüştürüldü. 

Her maç öncesi ve sonrasında uyuşturucu ve alkol kullanımı tavan yaparken, şiddet olayları tavan yaptı. Bir ay boyunca, futbol sahaları ve dışındaki üretilen küfür ve aşağılamada ile futbolun ürettiği cinsiyetçilik, Fransa'nın bütün kentlerine yayılışına tanıklık ettik. Ve nihayetinde bitti desek de her yaşta bireyin kafasına kazınan markalar, futbol fanatizmi, ırkçılık ve cinsiyetçilik biraz daha yol alarak devam edecek.