Kürt direniş tarihinde yıllardan bu yana önemli bir yer edinen  Nusaybin’de öz yönetim direnişi devam ediyor. Tankıyla topuyla ilçeyi kuşatma altına alan Türk devlet güçlerinin uyguladığı soykırım politikalarına karşı haklı direniş kırılamıyor. Qamişlo-Nusaybin sınır hattında Rojavalılar tarafından başlatılan nöbet eyleminden gelen slogan seslerine bombaların bir an dahi susmadığı Nisêbîn sokaklarından çocukların slogan sesleri karışıyor. 60 gündür Nisêbîn’de uygulanan katliam politikalarına en çok maruz kalan çocuklar aylardır okula gidemezken, yaşam hakları ise ihlal edilmeye devam ediyor. 


Ne elektrik var ne de su

Hayatta kalma çabasının artık yasaklı bir direniş anlamına geldiği ilçede, yaşam devam ediyor. Ne elektrik ne de suyun oldu ilçede, giderek azalan gıda ihtiyacı ise mahalleli tarafından oluşturulan komünlerle giderilmeye çalışılıyor. Bombalara rağmen hiç bir şeyi duymamış gibi yaşamayı öğrenen Nisêbînliler, bir yandan yakılan tandırlarda leğenlerce ekmek vururken, bir yandan da dev kazanlarda yemekler pişirerek paylaşıyor. Her kesin ağzından ise yaklaşık bir yıldır her direniş alanında duymaya alışık olduğumuz şu söz: “Asla teslim olmayacağız.” 


Bu kent hiç susmadı

Nisêbîn, onlarca sanatçıya ilham veren, üzerine şarkılar yazılan, vakti zamanında Suriye’ye sürgün edilenlerin Qamişlo sınırında şöyle kaçak sigara tüttürüp üstüne hasret yaktıkları kadim kent. “Benim dilim senin devletini sarsıyorsa, demek ki devletini benim temellerime dikmişsin” diyen Kürt basınının piri Apê Musa’nın toprakları. 1992 yılında Cizîr Newrozu’nda yapılan haksızlığa karşı baş kaldıran ve bunun bedelini üzerinden geçen zırhlı araçlarla parçalanan bedenleriyle (1992 Pıra Şehîda Katliamı) ödeyen Nisêbîn, yılların ardından aynı kararlılıkla yine direniş sahnesinde. Bu yüzdendir ki yine en ağır bedele rağmen 58 gündür hala dimdik ayakta. 


Hayatta kalabilmeyi öğrenmek

Nice direnişe ev sahipliği yapan, nice yiğitleri bağrına basan ilçede, direnişi en çok da çocuklar sahipleniyor. Aylardır okula gidemeyen çocuklar, yasakla birlikte maruz kaldıkları en ağır katliam politikaları yüzünden hayatta kalma çabalarıyla yaşam felsefesini de kendileri öğrendi. Bir sokaktan bir diğer sokağa geçmek için kaç saniyede geçmeleri gerektiğini, devlet güçlerinin göremediği kör noktaları, bir evden diğer eve geçiş yolları açmak için kaç duvarın kırılması gerektiği, boş kovanlardan yeni oyunlar icat etmeyi ve bunlarla eğlenebilmeyi öğrendi Nisêbînli çocuklar. 


Hızlı koşmak marifettir

Sokaklardan kaç saniyede geçtiğimiz bilinmez ama tüm çocuklar bir birine bunu soruyor: “Bu patlayan bombanın türünü sen biliyor musun? Ben biliyorum. Sen en fazla kaç saniyede karşı sokağa geçersin? Ben daha hızlı geçerim.” Mahallede en hızlı geçen ise Ahmet. Kurşunlara hedef olmamak için çok hızlı koştuğu için mahallede nam salmış. Yüzünde kendince üstün yeteneğinin getirdiği mutlu bir ifade. “İsterseniz size de öğretirim” diyor.

Bir de ilerleyen zamanlarda zikzak çizerek koşmayı da öğrenmiş Ahmet. Bu yöntem ise namına nam katmış. Akrabalarının cenazelerinin günlerdir sokak ortasında kaldığı, yüzerce evin yakılıp yıkıldığı, geçtiğimiz aylarda katledilen 12 yaşındaki Muğdat Ay gibi avucunda bilyeleriyle sokak ortasında katledilen çocukların olduğu bir kentte Ahmet’in fark edilen yeteneği, koşullara baktığınızda hiç de hafife alınmayacak bir yetenek. Zira bunu yapamadığınızda vurulursunuz, yaşınız sorulmadan... 


‘Hediye alamadık mektup yazdık’

Saldırılar değil de çocukları en çok Anneler Günü etkilemiş. Annelerine hediye alamadıkları için hemen yanı başındaki annesine mektup yazdığını söylüyor 13 yaşındaki Esma. “Hediye almayı çok isterdik ama dükkan yok. Biz de çocuklarla toplanıp mektup yazdık annelerimize. Mektuplarımızı ilerde yine okuyacağız. Bugünleri unutmamak için yazdık” diyor. 

İlk günden bu yana aynı kararlılıkla mücadeleye devam eden Nisêbîna Rengî’nin çocukları da kendisi gibi cıvıl cıvıl hala. Boş kovanları ellerinde bilyeye dönüştürerek savaşın trajikomik halini bizlere en iyi şekilde gösteren çocukların her şeye rağmen kahkahalarının bir an dahi kesilmediği ilçede direniş devam ediyor.