
Nusaybin Belediye Eşbaşkanı Sara Kaya, “Hadi Nusaybin’i taşıdılar. Rojava’yla sınır 800 kilometre. Hepsini mi taşıyacaklar” diye sordu.
Sözcü gazetesinden Saygı Öztürk’ün haberine göre; Milli Güvenlik Kurulu (MGK) öncelikle Nusaybin’den başlamak üzere Rojava sınırındaki bazı ilçeleri başka yerlere nakletmeyi öngörüyor. Aynı kapsamda Suriye ve Irak sınırına sıfır noktada bulunan köylerin taşınması da planlanıyor. Nusaybin’de 14 Mart’ta ilan edilen sokağa çıkma yasağı ardından Türk devleti 82 gün boyunca tank, top ve binlerce askeri yetmeyince savaş uçaklarını devreye sokmuş, ardında 10 bin yıkık ev ve işyeri bırakmıştı. Operasyonların sona erdiği ilan edilse de ilçede sokağa çıkma yasağı halen devam ediyor.
8 kilometre içeriye
İlçedeki yıkımdan birincil elden sorumlu olan devlet, yakıp yıktığı Abdulkadirpaşa, Dicle, Fırat, Yenişehir ve Zeynel Abidin mahallerinde sağlam bina kalmadığından hareketle ilçenin yerinin değiştirilmesinin faydalı olacağı sonucuna varmış! MGK’de alınan tavsiye kararı doğrultusunda Nusaybin’in ilçeye bağlı Çağlar köyü civarına nakledilmesi ve yeni yapılaşmanın ve ilçenin oluşturulması için komisyon kuruldu. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı uzmanları Nusaybin’de incelemeler başlatırken, Mardin İl Müdürlüğü’nce ilçenin taşınabileceği yerler konusunda hazırlıkları yürüttü. Yerel yönetimde esas söz sahibi DBP’li belediyeyi devre dışı bırakan bir çalışma sonucunda Nusaybin’in bugünkü yerine 8 kilometre uzaklıkta bulunan Çağlar köyüne ilçenin kurulması planlandı.
Cizre, Silopi, İdil ve Kızıltepe
Tansu Çiller’in Başbakanlığı döneminde de Genelkurmay Başkanlığı’nın önerisi ile ilçelerin sınırdan uzaklaştırılması, hakim noktalara taşınması hükümete dikte edilmiş, daha sonu konu gündemden düşmüştü. ‘Çökertme Planı‘ kapsamında Kürt kentlerinin yerle bir edilmesiyle konu son Milli Güvenlik Kurulu toplantısında yeniden gündeme getirildi ve ilçe nakillerinin Nusaybin’den başlaması yönünde hazırlıklar yapılması istenildi.
MGK’nin tavsiye kararı sadece Nusaybin ile sınırlı değil. Daha sonraki aşamada Cizre, Silopi, İdil ve Kızıltepe’nin de yerlerinin değiştirilmesi ve Dicle nehri çevresine nakillerinin yapılması yönünde planlamalar yapıldığı belirtiliyor.
Belediye devre dışı
Nusaybin’le başlayacak Rojava sınırındaki yerleşim yerlerine yönelik MGK planını Nusaybin Belediye Eşbaşkanı Sara Kaya’ya sorduk. Kendilerine konuyla ilgili resmi bir bilgilendirme yapılmadığını belirten Kaya, “Çevre Bakanlığı, valilik ve kaymakamlık yetkililerinin STÖ temsilcileriyle bir araya geldiği yönünde bir duyum aldık ancak netleştiremedik. Ancak bize iletilmiş herhangi bir bilgi yok. Zaten DBP’li belediyeleri devre dışı bırakan bir tutum sergileniyor. Öyle ki artık ilçelerde Erdoğan’ın muhtarları bizlerden daha fazla söz ve yetki sahibi” dedi.
Neden taşınıyor?
Devlet güçlerinin Nusaybin’de gerçekleştirdiği yıkımın sınırda değil ilçe merkezinde olduğuna işaret eden Kaya, ilçenin Çağlar köyüne taşınmasının gerekçesinin asılsız olduğunun altını çizdi. Sınırda Zeynel Abidin ve Mor Yakup mahalleri olduğunu hatırlatan Kaya, “Yerle bir edilen, bayrak astıkları, zafer naraları attıkları 4 mahalle zaten Qamişlo sınırından 8-10 kilometre uzaktadır. Yıkım şehrin içindedir, sınırla hiçbir yakınlığı, alakası yok. Hatta yıkımın olduğu 4 mahalle Çağlar’ın hemen dibindedir, çok yakındır. Sınırda ise iki mahallemiz var. Yarısı emniyet ve askeriyedir. O halde ilçe neden içeriye taşınıyor” diye sordu.
Çağlar’a taşınma koşulları yok
İlçenin taşınacağı belirtilen Çağlar köyünün ilçe nüfusunu kaldıracak koşullarda olmadığını da belirten Kaya, şöyle devam etti: “Sözü edilen yerde doğru dürüst arazi yok, nasıl düşünmüşler bilemiyoruz. Çağlar dedikleri yerde Çağçağ deresi var. Bir taraf tamamen su ve yeşillik, öbür tarafı dağlıktır. Taşınacağı belirtilen mahallelerde bir sürü ev var. Bu kadar nüfusu yerleştirecek bir alan yok. Sen nereyi, nereye taşıyacaksın?”
9 kata kadar izin var
Nusaybin’deki evlerin müstakil ve bahçeli olduğunu anımsatan Kaya, “Orada toplu konut mu, 20 katlı binalar mı düşünüyorlar, bilemiyoruz. Nusaybin’de büyük binalar yok, 9 kat izni yeni verilmeye başlandı“ diye ekledi. Nusaybinlilerin de plandan rahatsız olduğunu, şikayetler almaya başladıklarını ifade eden Kaya, “Fen İşleri ve İmar Müdürlüğü konuyu araştırıyor. En kısa zamanda meseleyi netleştirmeye çalışacağız” diye konuştu.
Yüzlerce kilometre sınır var
Nusaybin’de operasyonlar devam ettiği sürece YPS’nin Qamişlo’dan yardım aldığı yönündeki propagandaları hatırlatan Kaya, “Nusaybin’in Qamişlo’ya yakın olması onları rahatsız ediyor” diyerek ekledi: “O zaman sormak lazım. Sadece Nusaybin değil 800 kilometre boyunca sınır var. Bu kadar sınırı nereye çekecek?”
HABER MERKEZİ
Yıkım devam ediyor
Devletin soykırım saldırılarının 85. günde devam ettiği Şirnex’te yapılan “operasyon tamamlandı” açıklamasının ardından da birçok mahallesinde evler ateşe veriliyor. Diğer yandan da devlet güçlerinin kentteki “meskûn mahal” eğitimi sürüyor.
Türk Genelkurmay Başkanlığı soykırım saldırıları ile birçok kent merkezinin harabeye dönüştürüldüğünü görmezden gelerek, operasyonlarda sivil halkın zarar görmemesi için azami özenin gösterildiğini iddia etti. Genelkurmay Başkanlığı, resmi internet sitesinden Şirnex (Şırnak) ve Mêrdîn’in (Mardin) Nisêbîn (Nusaybin) ilçesindeki operasyonlara ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, harabeye çevrilen kentlerdeki manzaraya ilişkin tek bir ifade kullanılmazken, operasyonlarda sivil halkın zarar görmemesi için azami özen gösterildiği; PKK’nin kaybının binden fazla olduğu ileri sürüldü.
Kent ateşe veriliyor
Şirnex’ın birçok mahallesinde ev ve işyerleri dün de ateşe verildi.
Bahçelievler Mahallesi’nde Kadirî Camii’nden başlanarak sırayla evler ateşe verilirken çıkan yangınlar günlerdir devam ediyor. Mahalledeki yüzlerce ev ve işyeri kullanılamaz hale geldi. Ayrıca Sêrt (Siirt) yolu üzerine konuşlu tank ve obüslerle de yer yer mahalleye bombardıman sürüyor.
Cumhuriyet, İsmet Paşa, Yeni, Gazipaşa ve Aydınlıkevlerde de onlarca ev ve işyeri ateşe veriliyor. Kentin Vakıfkent, Tekser, Gündoğdu, Ömerköy ve Atatürk mahallelerinde de “ince arama” adı altında ev ve işyerleri taranarak tarumar ediliyor.
Jandarma Genel Komutanı Galip Mendi’nin verdiği talimat sonrası kente gönderilen Jandarma Özel Harekat (JÖH) elemanlarına, kentte “meskûn mahal” eğitimi veriliyor. Eğitimlerini yeni tamamlayan JÖH’lere kentte verilen uygulamalı eğitimde evlerin nasıl havaya uçurulacağı, tank ve obüs atışlarının yapıldığı yerler ve tarama faaliyetlerinde yüzlerce ev ve işyeri kullanılamaz hale getiriliyor.
Mexsûdavalılar kalıyor
Soykırım saldırılarının birinci ayında devlet güçleri tarafından zorla boşaltıldıktan sonra tamamı ateşe verilerek yakılan Colemêrg’in (Hakkari) Gever (Yüksekova) ilçesine bağlı 100 hanelik Mexsûdava köyüne geri dönen yurttaşlar, evlerini yeniden inşa etmeye başladı. Evlerde bulunan beyaz eşya ve değerli eşyaların talan edildiği 2 bin nüfusluk köye geri dönen aileler, karşılaştıkları yıkıma karşı evlerini yeniden inşa etmek için kolları sıvadı. Devlet güçleri tarafından kül edilen evini çevredeki evlerin enkazından topladığı inşaat malzemeleri ve tahtalarla onarmaya çalışan Cahit Tüner, “Biz Kürt halkı olarak hepimiz birlik olacağız, beraber olacağız. Toprağımızı hiç bir zaman terk etmeyeceğiz. Bunu herkes bilsin” dedi.