
Mêrdîn'in Nisêbîn ilçesinde 14 günlük saldırıyı direnişleriyle kıran yurttaşlar, sokakları bir an olsun boş bırakmadı. Direnişin öncülüğünü kadınların yaptığı ilçede, kadınlar bir kaşık bir tenceresi ve çektikleri zılgıtlar ile direnişi büyüttü. 14 gün boyunca ev içinde ve sokakta neler yaşadıklarını anlatan Nisêbînli kadınlar, direnerek kazandıklarını söyledi.
'Boyun eğmeyeceğiz'
Yoğun saldırılara rağmen 14 gün boyunca usanmadan direndiklerini söyleyen Cemile Erten, çocuklarına da en iyi şekilde baktığını ifade etti. Evlerinin nöbetini tuttuklarını ifade eden Erten, son günlerde polislerin sokaklarına girdiğini ve evlerinin duvarlarını yıktığını belirtti. Erten, "Amaçları bizi buradan çıkarmak ama biz Kürdistan'dan vazgeçmeyiz. Hiçbir zaman Erdoğan'ın saldırılarına boyun eğmeyiz. Hayvanlarımız iki gün boyunca susuz ve yemsiz kaldı. İki gün boyunca zırhlı araçlar kapımızın önünde bekletildi. 8 saatlik geçici olarak kaldırılan yasakla çocukları evden başka bir yere gönderdik. Ama ben evde tek kaldım. Polisler evimize baskın düzenledi. Hasarımız çok oldu ama her şeye rağmen boyun eğmeyeceğiz" dedi.
'İhtiyaçlarımızı ortak giderdik'
Günlerce susuz ve elektriksiz kaldıklarını dile getiren Şükriye Aslan, bir kişi kalana kadar da mücadeleyi ve direnişi elden bırakmayacaklarını söyledi. Bir taraftan ağır saldırılara karşı direndiklerini bir taraftan ise komşular ile ortak bir şekilde ihtiyaçlarını giderdiklerini söyleyen Aslan, "Birlikte yemek ve ekmeğimizi yapıyorduk. Bir bardak suyumuzu ve bir ekmeğimizi bile paylaşıyorduk. En büyük korkuyu çocuklarımız yaşadı. Böyle bir katliam ve zulüm dünyanın hiçbir yerinde yoktur" diye konuştu.
'Onların tankı topu, bizim tenekemiz vardı'
Yasağın olduğu 14 gün boyunca zor anlar yaşamalarına rağmen direnişi sürdürdüklerini ifade eden Zeynep Özhan, "14 gün boyunca direnişimizden bir şey eksilmedi. Bizi, evimizi terk etmeye mecbur bıraktılar ancak terk etmedik. Onların ağır saldırılarına rağmen direnişimiz ve serhildanımız vardı. Onlar tank ve toplarıyla saldırdı bizim de tenekemiz ve direnişimiz vardı. Dört taraftan bizi ablukaya alarak, bize saldırıyorlardı. Çocuklarımız ağladığında biz onlara 'korkmayın, biz Kürdistan'da yaşıyoruz' diyorduk. Komşular olarak her ihtiyacımızı birlikte karşılıyorduk. An be an direnişimiz devam ediyor ve biz Türk devletinden korkmuyoruz" ifadesinde bulundu.
‘Direndik ve yenildiler’
Devletin saldırılarından kaynaklı 3 aile ile birlikte 14 gün aynı evde kaldıklarını paylaşan Nezete İleri, saldırılara karşı kendilerini koruduklarını ve her an direniş içinde olduklarını söyledi. Gerek çıkardıkları gürültülerle gerekse de zılgıtları ile direnişlerini sürdürdüklerini vurgulayan İleri, "Evlerimizi ağır silahlar ile taradılar. Üzerimizde kurşunlar uçuyordu. Bu saldırılara karşı direndik ve yenildiler" dedi.
Çocukların ağır silah ve top seslerinden uyuyamadıklarını dile getiren Saliha Oğuz ise sesleri duymamaları için çocukların kulaklarını kapadığını söyledi. Oğuz, "Çocuklarımız okula gidemedi. Çocuklarımızın aklında olan tek şey tank ve top" dedi.
DİHA/MÊRDÎN
Abluka zılgıtlarla kırıldı
Nisêbînli kadınların devletin yüreğine korku saldığını belirten Nusaybin Belediyesi Eşbaşkanı Sara Kaya, Dünya Kadın Yürüyüşü'nün ilçede başlatılmasının ardından devletin kadınlar üzerinde saldırılarını yoğunlaştırdığını söyledi.
Nisêbîn'de 14 gün boyunca süren ablukanın kadınların zılgıtlarıyla kırıldığına vurgu yapan Kaya, "4 mahallede bombardıman durduğu an kadınların zılgıtlarını duyunca güç alıyorduk. Nusaybinli kadınlar kendine has kültürlerinden hiçbir şekilde vazgeçmedi. Kadınlar bir yandan öz savunmasını gerçekleştirirken diğer yandan da gıda ihtiyaçlarını giderdi. Direnişi kadınlar başlattı ve kadınlar kazandı" dedi.
JINHA/MÊRDÎN