Önceki sabah 15 araç dolusu asker ve zırhlı araçlarla sınıra yığınak yapan Türk ordusuna karşı Kobanê halkı da tüm işyerlerini kapatıp sınıra akarak cevap verdi. Sınır eylemine gençler öncülük ederken, TEV DEM’e bağlı halk meclisleri, kadın örgütü Kongreya Star, mahalle komünleri ve kanton yönetimi de aktif yer alıyor. 

Erdoğan’ın Kürt düşmanlığına dikkat çeken halk, utanç duvarı örerek Kürtleri birbirinden koparmak istemesine karşılık şu mesajı verdi: “Kürt halkı tarihi Kobanê direnişiyle yapay sınırları tanımadığını dost-düşman herkese gösterdi. İnsanlık bu direnişe saygı duydu. Topraklarımızı işgal etmek isteyen Erdoğan’a karşı da tıpkı DAİŞ çetesine karşı direndiğimiz gibi direneceğiz ve onların kirli politikalarının sonuca ulaşmasına izin vermeyeceğiz.”

Öğle sıcağında çadırlarda devam eden nöbet eylemi, akşam saatlerinde Baqî Xido Kültür Merkezi’ne bağlı müzik ve tiyatro gruplarının sahne almasıyla daha da renklendi.


Ya özgür yaşarız ya onurumuzla ölürüz

Dün yayımladığı yazılı açıklamayla işgal girişimlerinden dolayı Türk devletini uyaran Kobanê yönetimi, gece de sınırda kurulan nöbet çadırındaydı.

Yürütme Meclisi Başkanı Enwer Muslim, işgale izin vermeyeceklerini belirtti. Suriye’deki iç savaşa, Rojava’ya yönelik saldırılara ve AKP/Erdoğan’ın Cerablus işgaline değinen Muslim, “Suriye’de hangi projenin hayata geçeceğine halklarımız karar vermiştir. Bu proje demokratik federal sistem projesidir. Çünkü Suriye’nin birliğini ve halkların özgürlüğünü teminat altına alan yegane proje ve çözüm budur” dedi.

Türk devletinin DAİŞ çetesine karşı savaşan Cerablus ve Minbic Askeri Meclislerine saldırdığını ve bununla da çetelerle işbirliği içinde olduğunu bir kez daha kanıtladığını kaydetti. Muslim, şunları söyledi: “Sınır güvenliği bahanedir. Çetelerle arasına herhangi bir duvar örmeyen, çeteleri saldırtan AKP/Erdoğan Kürt halkının iradesini kırmak istiyor. Kürtlere artık kölece yaşamak istemiyor. Kendi topraklarında, kendi renginde ve halklarla kardeşçe yaşamak istiyor. Umarız bu sorun siyasal barışçıl yollarla çözülür. Ama işgalde ısrar edilirse buna direniriz. Kölece yaşamaktansa direnerek ölmeyi tercih ederiz. Kürtler karar vermiştir: Ya özgürce yaşayacağız ya da direnerek onurumuzla öleceğiz.”


Topraklarımızı işgal edemezler

Kobanê Kantonu Savunma Konseyi Başkanı İsmet Şêx, kimsenin Rojava topraklarını işgal edemeyeceğini belirterek halka birlik olma çağrısı yaptı. Ismet Şêx Hesen, işgalci Türk devletinin Kürt halkının haklarını ayaklar altına almak istediğini belirterek, şunları söyledi: “Minbic kenti özgürleştirildikten sonra, işgalci Türk devleti kıyafet değiştirerek çeteler adına Cerablus kentini işgal etti. Arap ve Kürt halkı arasında kardeşlik zeminini yıkmak istiyorlar. Hiçbir zaman geri adım atmayacağız ve şehitlerimizin davasını takip edeceğiz. Rojava’nın başarıları ve kazanımları Kürdistan’ın diğer üç parçasının başarılarıdır. Tüm Kürdistan halkına böylesi günlerde duyarlı olmaları ve Rojava topraklarına sahip olma çağrısı yapıyorum.”


AKP ve Baas pazarlığı

Kobanê Kantonu Demokratik Toplum Hareketi ( TEV-DEM )   Eşbaşkanı Ehmed Şêxo ise ANHA’ya yaptığı açıklamada, şu bilgileri verdi: “Türk devleti şuan Kobanê ve Bakûrê Kurdistan arasındaki sınırda, Murşitpınar sınır kapısından olmak üzere 5 km uzunluğunda bir duvar örüyor. AKP hükümeti Kobanê toprağını 15 metre işgal edip Türkiye’ye katmak istiyor. Türk devleti ‘Şam’dan izin aldık’ bahanesini sunuyor. Muhtemelen Şam ile Türkiye arasında Rojava toprakları için gizli bir anlaşma yapıldı. Burada ne Şam’ın ne de Ankara’nın işi var. Hiç kimse Kobanê halkının iradesini yenemez. Türk devleti Rojava’yı işgal planlarından vazgeçene kadar burda olacağız. Toprağımızı koruyacağız.”


Türkiye ve İran’ın telaşı

Kuzey Suriye Demokratik federal Sistem Kurucu Meclisi Örgütleme Konseyi üyesi Foza Yûsif, Amûdê’de gerçekleşen RAJIN 2. Konferansı’nda yaptığı konuşmada Cerablus işgaline değindi. 

Foza Yûsif, siyasi dengelerin sürekli değişiklik içeresinde olduğunu ifade ederek, “Dün düşman olanlar bugün dost oluyor. Türkiye-Suriye, Türkiye-Rusya, İran-Türkiye ve benzeri. Biz bu durumu iyi değerlendiriyoruz, yani önceden düşünüldüğü gibi düşmanla her zaman düşman, dostla her zaman dost olunmaz. Bizim de dönüşmemiz, değişikliklere hazır olmamız lazım. Siyaset arenasında taktiksel ittifaklar ve çelişkilere dikkat etmeliyiz. Bu konuda en iyi örnek Hesekê ve Minbic’te görüldü” dedi.

Kürt kazanımları karşısında duran İran ve Türkiye’nin rolüne işaret eden Foza Yûsif, “DAİŞ’İn Minbic yenilgisi bu güçler için acı oldu. Bu yüzden tekrar bir araya gelip ittifak yapmak zorunda kaldılar. İlk çabaları Hesekê’de sergilendi. Direniş bunu boşa çıkardı. Şimdi Cerablus hattından gedik açıyorlar. Bu devletler ve ittifakları Efrîn’e ulaşmamızı istemiyor. Rusya ve Suriye’nin sessiz kalması karşılığında Halep’teki silahlı grupları çekilip kentin rejime teslim etmekte anlaştılar. Bu yüzden Rusya sessiz. İran zaten Halep’in durumundan memnun. Öte yandan Musul’un bu çerçevede benzeri bir şekilde ‘Şia’ya bırakılacağı bilgisi geldi bize. Bu yüzden herkes sessiz” şeklinde konuştu.


Oyunlarını bozuyoruz

Suriye’de siyasi durumun hiç kimsenin istediği gibi şekillenmeyeceğini ve önceden yapılan hesapların bir yerden sonra bozulacağını ifade eden Yûsiv, söyle konuştu: “Biz de bölgemize karşı kirli hesapların bozulması konusunda önemli bir role sahibiz. Biz Kobanê’de Hesekê’de ve Minbic’te birçok planı boşa çıkardık. Şimdi oyunu kuran biz olmayabiliriz ancak oyunu iyi bozabiliyoruz. Bu bir ustalıktır. Şu ana kadar uyguladığımız strateji doğru çıktı. Askeri anlamda da büyük bir direniş söz konusu. Biz şimdi daha bilinçli taktikler uyguluyoruz. Önümüzdeki günlerde birbirlerine düşecekler. Siyasi haritada biz önemli bir gücüz. Rusya ve Amerika bizi kulak arkası yapamaz. Kürt eski Kürt değil. Kürtler bölgede stratejik bir güç oldu. O yüzden hep hazır olmalıyız.”