Fransa’nın Strasbourg kentinde sürdürülen süresiz nöbet eylemini basın emekçileri devraldı.

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü için Fransa’nın Strasbourg kentinde sürdürülen süresiz nöbet eylemi 245. gününe girdi. Nöbet eylemini, önceki gün 7 özgür basın emekçisi Avusturya’nın Graz kentinden gelen Kürdistanlılardan devraldı. Basın emekçileri, 1 hafta boyunca Avrupa Konseyi (AK) önünde, eylemlerini her gün saat 07:00’dan akşam 16:00’a kadar sürdürerek, Öcalan’a özgürlük taleplerini dile getirecek. Eylem süresince bildiri dağıtılarak,  Öcalan’a Özgürlük İmza Kampanyası çerçevesinde imza da toplanacak.
Nöbet eyleminde yer alan özgür basın emekçilerinden Haval Arslan, nöbet eyleminin uzun soluklu bir eylem olduğunu belirterek, bu eyleme katılımın yanı sıra her alanda aynı taleplerle gerçekleşecek eylem ve etkinliklerin de bu sürece katkı sunacağına dikkat çekti.

Esaret kabul edilemez

Öcalan’ın esaretinin Kürt halkı açısından kabul edilmez olduğunu belirten Arslan şöyle konuştu: ‘’15 Şubat Komplosu’ndan bu yana Önderliğimizin özgürleşmesi temelinde komplo karşısında durmaya söz verdik. Önderlik benim için Kürt kimliğini, kadın kimliğini, Alevi kimliğini bügün özgürce ifade etmemdeki en büyük etken. Bütün yurtsever Kürtlerin en büyük hayali önderlerinin özgür olmasıdır. Bu Kürt halkı için de özgürlüğü ifade ediyor. Bu yüzden de bu eyleme katıldım. Bu eylem tarihi bir eylemdir ve taleplerimiz karşısında uluslararası alanda sessizlik yaşansa da, tarih birgün bunları yazacak. İçinden geçtiğimiz  süreç ve bu eylemin önemini anlayan herkesin bu eylem içerisinde yer alması gerektiğini düşünüyorum. Umarım bu eylemi basın emekçileri olarak başarıyla sürdürürüz.’’
Eylem süresince imza kampanyası için çalışma yürüteceklerini belirten Arslan, ‘’Diğer halkların mücadele tarihine bakacak olursak, kamuoyu yaratma açısından milyonlarca kişinin Öcalan’ın özgürlüğünü talep etmesi hem bir güç, hem de Kürtlere ve Önderliğine karşı yürütülen politikaların boşa çıkartılması anlamını taşır. Bu yüzden de imza kampanyasına herkesin aktif katılım sağlaması gerekir. Hedefimiz olan 5 milyon imzaya ulaşıp, uluslararası kurumlara göndermeliyiz.”

‘Bir halk önderiyle özgürleşir’

Zana Azadi ise nöbet eyleminin aynı zamanda Kürt halkı ve taleplerinin tanıtıldığı bir diplomasi alanı olduğunu belirtti. Özgürlük hareketlerinde liderlerinin konumunun oldukça belirleyici olduğuna dikkat çeken Azadi ‘’Dünyadaki tüm mücadelelerde bir halkın önderi özgür olmadan o halk özgür olmamıştır’’ dedi. Güney Afrika’da Nelson Mandela’nın durumunu buna örnek veren Azadi, ‘’Daha önceki yıllardan Önder Apo benim önderimdir ve siyasi irademdir kampanyası kapsamında 3,5 milyon imza toplandığında ve uluslararası kurumlara verildiğinde bazıları anlam verememişti. O anlam vermeyenler bile şu an itraf ediyorlar ki toplanan 3,5 milyon imza ile hem Önder Apo’nun önderliği tescil edilmiş hem de PKK’nin vermiş olduğu mücadelenin meşruluğu kabul edilmiştir. Kürdistan’ın özgürlüğü Önder Apo’nun özgürlüğünden geçmektedir. Bir kaç hafta önce AP’de Kürt sorununa ilişkin yapılan toplantıda Avrupalı birçok milletvekili bu hakikati açık bir dille ifade etti. Eğer biz de şu anda özgürlük nöbetini tutuyorsak ve ‘’Önder Apo özgür olana kadar bu özgürlük nöbeti sürdürülecek’’şeklinde bir inanç ve kararlılık gelişmiş ise şunu net bir şekilde belirtebilirim ki, Önder Apo’nun özgürlüğü yakındır” sözleriyle eylemin önemine dikkat çekti. Zana Azadi imza kampanyasına bütün Kürdistanlılar ve dostlarının aktif  katılması gerektiğini vurguladı.

Her alanda dile getirilmeli

Bir diğer basın emekçisi Ekrem Şimşek de nöbet eylemindeki temel amaçlarının 14 yıldır süren esaret ve tecrit koşullarının sona ermesi olduğunu ifade etti. Özgürlük taleplerinin tüm Kürdistan ve Kürtlerin bulunduğu her alanda eylemlerle dile getirilmesi gerektiğini belirten Şimşek, ‘’Bu çerçevede sürdürülen eylemler ve imza kampanyasına tüm Kürt halkının seferberlik ruhu ve bilinci ile aktif katılarak, öncülük etmelerini bekliyorum’’ dedi.

Eyleme ilgi büyük

Öcalan’a Özgürlük İnisiyatifi öncülüğünde gelişen nöbet eyleminde bugüne kadar 175 kişi dönüşümlü olarak yer aldı. Kürdistani kurumlardan Avrupa Kürt Dernekleri Konfederasyonu (KON-KURD), Mezopotamya Demokratik Kültür Hareketi (TEV-ÇAND), Kürdistan İslam Topluluğu (CÎK) ve Êzîdî Dernekleri Federasyonu nöbet eylemine kurumsal düzeyde katıldı. Kurumların yanı sıra, Almanya, Fransa, İsviçre, İtalya ve Avusturya’nın farklı bölgelerinden gelen gruplar da birer hafta nöbet tuttu. Bugüne kadar onbinlerce Kürdistanlı ve dostları tarafından da destek amacıyla ziyaret edilen nöbet eylemi, Kürt halkının yanı sıra dış kesimlerden de oldukça ilgi görüyor.

ERDEM İNAL/STRASBOURG