Kürt medyasına yönelik baskın, gözaltı ve davalar ile keyfi uygulamalar konusunda Türk devletine özenen Alman makamlarını yeni bir hukuk ihlaline daha imza attı. Kürt medyasına da hizmet veren ARKOSAT şirketinin canlı yayın aracına el konuldu. Kuzey Ren Westfalya Eyaleti İçişleri Bakanlığı’nın talimatıyla gerçekleştirilen işlemin gerekçesi ise izah edilemiyor.
Almanya’nın Köln kentinde 3 Eylül’de yapılan 19. Uluslararası Kürt Kültür Festivali, Roj TV’den de canlı olarak yayınlandı. Roj TV’ye altyapı hizmeti sunan ARKOSAT şirketinin canlı yayın aracına, yayın bittikten sonra, Alman polisi tarafında el konuldu. Önceden hazırlandığı belli olan ekipler, Aachen yakınlarında durdurdukları aracı, hazır bulundurdukları çekici ile polis merkezine götürdü.

Yasal dayanak yok
Ellerinde hiçbir mahkeme kararı, savcılık izni veya benzeri bir karar bulunmayan polisler, araca niçin el konulduğunu da açıklayamayıp sadece “sonradan öğrenirsiniz” demekle yetindi. ARKOSAT’ın avukatlarından Roland Meister’in resmi başvurusuna yanıt veren polis yetkilisi, “Federal İçişleri Bakanlığı’nın talimatıyla arabaya el koyduk ama nedenini biz de bilmiyoruz” dedi..
Avukatların, 3 Eylül gecesinden başlayarak 4, 5 ve 6 Eylül tarihlerinde polis ve yargı kurumları nezdindeki tüm girişimleri sonuçsuz kaldı, yetkililer aracı alıkoyma gerekçelerini açıklayamadı.
Avukat Roland Meister’in Eyalet ve Federal İçişleri Bakanlıklarına yaptığı başvurulara karşılık hiçbir izah yapıladı; adli veya idari karar sunulamadı.

Suç işliyorlar

Av. Roland Meister, bu durumun bir skandal olduğunu belirterek, polis ve polise emir verenlerin tam bir hukuk dışılık ve keyfiyet örneği sergileyerek suç işlediklerini ifade etti. Avukat Meister, bu fiili durumu, ‘basın ve ticaret özgürlüğüne açık saldırı’ olarak niteleyerek, “Devlet makamlarının hukuk dışı tutumu, açıklayamama tutumları, olayın siyasi bir kararla geliştiğine işaret ediyor” dedi. Ortada yasalarına hilafına veya hukuk dışı hiçbir eylem veya olay olmadığı için, Alman makamlarının önce arabaya el koyarak sonradan suç oluşturma çabası içine girdiklerini, bunun da ağır bir suç ve hukuk ihlali anlamına geldiğininin altını çizen Av. Roland Meister, „Aradan geçen dört güne rağmen bir savcılık izni, mahkeme kararı vb. belge sunulmaması devlet gaspına dönüşen keyfiyeti göstermektedir“ diye konuştu.

Kürt fobisi

Bilindiği gibi Alman makamları, Özgür Politika gazetesini kapatmış ancak yargı sürecinde tazminata mahkum olmuştu. Yine uzun süre Roj TV’yi yasaklama kararı alan, çalışan şirketlerin mallarını müsadere etmeye kalkışan Alman makamlarına yargı ‘dur’ demişti. Alman yargısı, Roj TV davasından feraget etmişti. Gazetemiz hakkında halen Türkiye Büyükelçiliği’nin dayatmasına boyun eğen İçişleri’nin talimatıyla açılan dava bir üst mahkeme yolundadır.

HABER MERKEZİ