Almanya’da faaliyetlerini sürdüren Antifaşist İttifak NSU-Watch, 2001-2007 tarihlerinde aralarında Kürtlerin de olduğu 8 Türkiyeli, 1 Yunan ve 1 Alman polisinin ölümünden sorumlu tutulan NSU sanıkları hakkında verilen karara tepki gösterdi. 5 yıldan beri süren davada Münih Yüksek Eyalet Mahkemesi geçen hafta verdiği kararda, baş sanık Beate Zschäpe’yi ömür boyu, 1 sanığa 10 yıl, 1 sanığa 2 yıl 6, diğer 2 sanığa ise 3 yıl hapis cezası vermişti. Öldürülenlerin yakınlarına atılan bir tokat NSU-Watch’tan Caro Keller, bu kararı eleştirerek „Bu karar, NSU tarafından öldürülenlerin yakınlarına ve NSU teröründen sağ kurtulanlara tokat gibi indi“ yorumunda bulundu. Zschäpe dışında diğer sanıkların oldukça hafif cezalar aldığını belirten Keller, „Karar ve kararın gerekçesi, terörist Neonazi camiasına yönelik bir davet. NSU’nun 2011 yılında bıraktığı yerden neredeyse ceza almadan devam edebilirler. Görüşlerini mahkemede saldırgan bir şekilde sergileyen ve bu görüşlere sıkı sıkıya bağlı 2 Nazi’nin destek eylemleri arkadaşlık görevi olarak küçümseniyor. Böylece politik bağlamlarından uzaklaşılıyor“ denildi. Destekçilere ceza çok az Keller’in açıklaması şöyle: „11 Temmuz günü Münih Eyalet Yüksek Mahkemesi heyeti ilk NSU davasındaki kararını verdi. Buna göre Beate Zschäpe ömür boyu hapis cezasına çarptırılırken, suçunun çok ağır olduğu tespitinde bulunuldu. Ralf Wohlleben, 9 cinayete yardım ve yataklıktan sadece 10 senelik hapis cezasına çarptırılırken, Carsten S. de yine yardım ve yataklıktan gençlik ceza kanunu uyarınca üç yıl hapis cezasına çarptırıldı. Holger Gerlach terörist bir örgütü desteklemekten üç yıl hapis cezasına çarptırıldı. Eminger, iddianamedeki başka bir suçlama olan Probsteigasse’de cinayet teşebbüsünden suçsuz bulundu. Beate Zschäpe’ye verilen cezanın yüksek olması bekleniyordu ve bu memnuniyet verici. Ancak destekçilere verilen hafif cezalarla bir araya geldiğinde, mahkeme heyeti olaylardan sorumlu daha büyük bir çaptaki ağın varlığını reddetmiş oluyor. Mahkeme böylelikle esas duruşmada toplanan deliller ve meclis, Thüringen ve Saksonya’daki araştırma komisyonlarının vardığı sonuçlar tarafından çoktan çürütülmüş olan izole üçlü kurgusunu destekliyor. NSU-Watch inisiyatifi şunu diyor: „Mahkeme ne pahasına olursa olsun NSU‘nun artık hikaye olduğu, sağ terörün ortadan kaldırıldığı mesajını vermek istiyor. Bunun karşısına esas duruşmanın, araştırma komisyonlarının ve kendi araştırmalarımızı sonuçlarını koyuyoruz: NSU izole bir üçlü değil bir ağ idi ve hala da öyle. Kurbanların yakınları, kamuoyu ve biz NSU‘nun tüm yardımcılarının kimliklerini öğrenmeden ve bu kişiler sorumlu tutulmadan rahat vermeyeceğiz. Adalet istiyoruz. Olayları aydınlatmaya dair verilen sözlerin içinin ne kadar boş olabileceğini ve bu davaya dair umut dolu beklentilerin nasıl boşa çıktığını bir kez daha birlikte görmek zorunda kaldık. Olayları kendimiz aydınlatmak zorundayız ve bunu yapacağız. NSU kompleksini meydana getiren her şeyi belki öğrenemeyeceğiz. Ama boşlukları doldurmak için mümkün olan her şeyi yapacağız. Bu bizim için şu anlama geliyor, dava burada kapanmayacak.”  HABER MERKEZİ