Tutuklandığı 2011 yılından bu yana susma hakkını kullanan Wohlleben, dünkü duruşmada verdiği ifadede devletin kayıplara karışan NSU üyesi üç terör zanlısını isteseydi bulabileceğini söyledi. NSU üçlüsünden Uwe Böhnhardt'ın kendisinden Alman yapımı bir silah bulmasını istediğini, ancak kendisinin bu isteği geri çevirdiğini savundu. Wohlleben, Böhnhardt ve Uwe Mundlos'un silahı bulma işini sonra Carsten S.‘ye verdiğini söyledi. Carsten S., NSU davasında yargılanan beş sanıktan biri. Uwe Böhnhardt ve Uwe Mundlos, 4 Kasım 2011’de bir bankayı soyduktan sonra polisin takibinden kurtulmak için saklandıkları karavanda ölü bulunmuş, NSU üyelerinin intihar ettikleri öne sürülmüştü.
Medyadan öğrenmiş!
NSU cinayetlerini sonradan medyadan öğrendiğini ileri süren Wohlleben, Mundlos ve Böhnhardt'ı kast ederek, "İkisinin bunu yapabilecek durumda olduğunu tahayyül edemezdim" dedi. Wohlleben resmi makamlara da suçlamalar yönelterek, devletin kayıplara karışan üç terör zanlısını niye bulamadığını anlayamadığını söyledi. Üçlünün yeraltına indiği 1998 yılından sonraki ilk yıllara işaret eden Wohlleben, "Onları bulmak isteselerdi Tino Brandt'ın yardımıyla bunu yapabilirlerdi" diye konuştu. Brandt o dönemde Alman iç istihbarat birimi Anayasayı Koruma Dairesi Thüringen teşkilatına yüksek ücret karşılığı ajan olarak çalışıyordu. Wohlleben, ajan olduğu sonradan ortaya çıkan Neonazi Tino Brandt'ın cinayetlerde kullanılan Ceska marka silahın satın alınması için para sağladığı suçlamasında bulundu.
Arkasındaki güçler açığa çıkarılmalı
Münih Yüksek Eyalet Mahkemesi’nde görülen davada, NSU terör örgütünün hayattaki tek üyesi olduğu savunulan Beate Zschaepe ile örgüte yardım ve yataklık yapmakla suçlanan 4 kişi yargılanıyor. Sanıklar Almanya’da 8’i Türkiyeli 10 kişiyi öldürmek, banka soygunları gerçekleştirmek ve bombalı saldırılar yapmakla suçlanıyor. Mayıs 2013'ten beri devam eden davada Wohlleben'in ifadesinin ardından susma hakkını kullanan tek sanık, NSU'ya yardım etmekle suçlanan Andrê E. kaldı. Geçen hafta 2,5 yıllık suskunluğunu bozarak ilk kez avukatı aracılığıyla yazılı ifade veren Beate Zschäpe de NSU üyesi olduğu suçlamasını ret ederek, cinayetlerden sonradan haberdar olduğunu iddia etmiş ve işlenen tüm suçları örgütün diğer üyeleri Uwe Mundlos ve Uwe Böhnardt’a yıkmıştı. Zschäpe'nin söylediklerini inandırıcı bulmayan mağdurların avukatları mahkemeyi de NSU ile Alman istihbaratı arasındaki derin bağların açığa çıkarılması talebini karşılayacak bir yargılama süreci yürütmemekle suçluyor.
MÜNİH