Kadıköy'ün Yeldeğirmeni Semti'ndeki Karakolhane Caddesi'nde önceki akşam yaşanan saldırı hakkında bilgi veren Gazeteci Nuh Köklü'nün arkadaşı Avukat Tamer Doğan olayı şöyle anlattı: "Yeldeğirmeni Dayanışması'ndan bir grup arkadaş olarak İç Güvenlik Yasası'na tepki olarak Boğa'da bir etkinliğimiz oldu. Oradan dönerken kartopu oynamaya başladık. Karakolhane'ye girdiğimizde olayın olduğu sokakta köşe başında camına bir tane kartopu geldiğini iddia eden esnaf dışarı çıktı ve çok kaba konuşmaya başladı. Kadın arkadaşlarımız uyardı. Ona rağmen sakinleşmedi ve içeriden beyzbol sopasıyla çıktı. Yaklaşık 10-15 kişiydik. İstesek çok rahat döverdik. 'Ben deliyim size silah getirir sıkarım, yarında hastaneden çıkarım' dedi. Ve sopasını elinden almamıza rağmen gitti içerden ekmek bıçağıyla çıktı. Ekmek bıçağını şuursuzca sallamaya başladı. Ve bir kadın arkadaşımız önüne geçti. Onun omzunun üstünden salladı önce. Ondan sonra başka bir erkek arkadaşımızın montunun göğüs kısmını kesecek şekilde savurdu. Yetmiyormuş gibi Emrah diye bir arkadaşımızı köşeye sıkıştırdığında, rahmetli Nuh arkadaşımız koşarak yardıma gitti. Nuh onun belinden tutmaya çalışırken kayıp düştü. Nuh yerde sırtüstü yatarken ekmek bıçağını sert bir şekilde sapladı ve Nuh feryat etti. Ayağa kalkabildi. 10-15 adım attı yere yığıldı. Ona rağmen bu katil halen açıklamalar yapmaya devam etti. Elinde Nuh'u vurduğu kanlı bıçağıyla. Hukuku iyi bildiğini aklının yerinde olduğunu bize gösterdi. 'Ben yarın çıkacağım rahatım' dedi. Hatta yetmiyormuş gibi içeri girdi bıçağı sakladı. Öğrendiğimiz kadarıyla bıçağı ve elini yıkamış. Sonra dışarı çıktı ve halen daha küfürlü ve tacizkar açıklamalarına devam etti. Çok kişi toplanmıştı yaklaşık 100-150 kişi ve herkes olaya tanıktı. Kartopu sadece cama isabet etmişti. Bunun üzerinden Nuh'u katletti bu esnaf. Bu bir nefret cinayetidir."

Nuh Köklü, kaldırıldığı Haydarpaşa Numune Hastanesi'nde yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Köklü'nün üyesi olduğu Yeldeğirmeni Dayanışması olayla ilgili yaptığı açıklamada, olayı anlattıktan sonra sunları ifade etti: "Canımız yanıyor, içimiz kanıyor! Bu bir nefret cinayetidir. Dayanışma olarak yas ilan ediyoruz. Nuh'un son sözü: "Ne olur bu bir rüya olsun..." 


 İSTANBUL