26 Nisan 1986 tarihinde Ukrayna’nın Kiev şehrine bağlı Pripyat’taki nükleer güç reaksiyonunda meydana gelen nükleer patlamanın 27’nci yılı. Patlamanın ardından 24 saat içinde Pripyat’ta yaşayan insanlar tahliye edilirken, Bulgaristan, Avusturya, Beyaz Rusya, Yunanistan, Romanya, Finlandiya, Yugoslavya, Türkiye, İngiltere, Ukrayna ve birçok ülke yüksek oranda radyoaktif ışınlara maruz kaldı. Ukrayna ve radyasyonun etkilerinin görüldüğü birçok ülkede binlerce insan kanser nedeniyle yaşamını yitirirken, yüksek oranda radyasyon insanları kanser etmekle kalmadı, patlamadan sonraki yıllarda da nükleere maruz kalan birçok insanda genetik bozukluklar, nörolojik ve psikolojik hastalıklar, solunum sistemi bozukluğu, kas iskelet ve deri sistemi bozukluğu hastalıklarına neden oldu. Çernobil’in 27’nci yılında yaşanan tüm olumsuz deneyimlere rağmen Türkiye’de ısrarla kurulması planlanan nükleer santrallerin tartışılmasının zayıflık göstergesi olduğunu söyleyen Nükleer Karşıtı Platform Yürütme Kurulu üyesi Özgür Gürbüz, yaşanan acılardan ders alınmadığını söyledi. Gürbüz, “Türkiye’de halk sokaklara çıkıp, ‘ben nükleer santral istiyorum’ demiyor, hiçbir zaman da demedi. Kamuoyu araştırmaları ve anketlerde bunun tam tersini söylüyor zaten. Asıl sorun onlar değil asıl sorun onlara ne istediğini sormayan ve merkezi hükümette olup insanlara tercihleri dayatan politikacılar. Türkiye’de nükleer santral halk tarafından istenmiyor, ama hükümetler tarafından dayatılıyor” diye konuştu.



‘Nükleer santraller rant kaynağı’


Nükleer santrallerin para kaynaklarını elinde tutan rant sahipleri için para kazanma kaynaklarından biri olduğunu ifade eden Gürbüz, “Bu para kaynaklarını ellerinde tutanlar, çoğu zaman hükümetle aynı yerlerde buluşabiliyorlar. Ve böyle bir işi destekleyebiliyorlar. Elektrik üretmemizin binlerce farklı yolu olmasına rağmen nükleer santralde devam ediyorlar” dedi. Nükleer santral yapımı için öne sürülen en ikna edici argümanın, “Türkiye’nin kalkınması ve ekonomik büyümesi” olarak gösterildiğini vurgulayan Gürbüz, şöyle devam etti: “Bu büyüme başlı başına tartışılacak bir konu. Örneğin siz silah satarak da ekonomiyi büyütebilirsiniz, ama silahların tek yaptığı şey insanları öldürmektir. Bunu başlı başına tartışmak gerekiyor. Nükleer santrallerin ekonomik olarak kalkındırmak için yaptığı tek şey elektrik üretmektir. Elektriği daha çok tüketerek, tükettiğiniz elektrikle mal ve hizmet üreterek ülkeyi kalkındırırsınız. Biz elektriği başka bir kaynaktan üreterek de ülkenin ekonomisinin gelişmesini sağlarız. Bunlar için Türkiye’nin olanakları var.”


‘Türkiye enerjisini kötü kullanan bir ülke’


Türkiye’nin elektrik üretimi ya da istihdam yaratmak için nükleer enerjiye ihtiyacının olmadığının altını çizen Gürbüz, “Bugün Akkuyu’da kurulması istenen nükleer santralde iş bittiğinde orada çalışan insan sayınız 300 ve çoğu mühendistir. Yani sizin kalifiye olmayan elemanlarınıza istihdam sağlayan bir alan değildir enerji sektörü. Oysa örneğin rüzgar enerjisinde her 1 megavat rüzgar için 15 kişiye iş sağlanır. Yani 1000 megavatlık rüzgar santralini Türkiye’de kurarsanız 15 bin kişiye iş sağlamış olursunuz. Dert bu olsaydı gideceğiniz adres nükleer değil başka bir enerji kaynağı olurdu” dedi. “Türkiye enerjisini çok kötü kullanan bir ülke” diyen Gürbüz, “Avrupa’yla kıyasladığınızda aynı işi, aynı otomobili, aynı hizmeti üretmek için Avrupa’daki birçok ülkeden iki buçuk üç kat daha fazla enerji harcıyoruz. Bu Türkiye’nin kendi raporlarında da var” şeklinde konuştu.


Meclis’te eylem yapılacak

Türkiye’de kurulmak istenen nükleer santrallerin amacının birilerinin daha fazla para kazanmak olduğunu vurgulayan Gürbüz, devamla şunları söyledi: “Birkaç şirket ve devlet para kazanacak diye, ölmüş, dünyada terk edilmiş teknolojilerine yeni bir iş kapısı açacaklar diye Türkiye’yi böyle bir riske atamayız. Türkiye’nin radyasyona bulaşmamış topraklarını sırf birkaç şirket birkaç devlet bu işten çıkar sağlayacak diye onlara feda edemeyiz. Almanya ve Danimarka gibi birçok Avrupa ülkesi elektrik üretiminin büyük ölçüde rüzgar enerjisinden sağlıyor. Türkiye, Avrupa’daki birçok ülkeye göre yenilenebilir enerji kaynakları konusunda daha iyi durumda. Bu da bizim mücadelemizin doğru olduğunu gösteriyor.”
Öte yandan, Nükleer Karşıtı Platform üyeleri, Türkiye’de Çernobil faciası sonucu yaşamını yitirenleri anmak ve facianın tekrar yaşanmaması için bugün Türkiye Meclisi önünde bir araya gelerek basın açıklaması yapacağını duyurdu. 27 Nisan’da ise Mersin’de yapılması planlanan Akkuyu Nükleer Santrali’nin tanıtımcısı firma olan Rostom’un önünde eylem yapılacak.


ROJDA KORKMAZ
 / DİHA/İSTANBUL