
Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile işinden ihraç edildikten sonra başlattığı açlık grevi eyleminin 203. gününde olan akademisyen Nuriye Gülmen, tutulduğu Sincan Cezaevi Hastanesi'nden Ankara Numune Hastanesi yoğun bakım servisine kaldırıldı.
Gülmen, önceki gece 03.30 saatlerinde odasından zorla çıkartıldı. Ankara Tabip Odası'ndan (ATO) doktorları ve avukatları yaklaştırılmayan Gülmen, zorla hastaneye götürüldü. Mezopotamya Ajansı'na (MA) bilgi veren Avukat Aytül Kaplan, "Gülmen'in bilinci açık. Eğer hastaneye götürülmeseydi iki gün sonraki duruşmaya katılacaktı" dedi. Gülmen'in doktoru ATO yöneticisi Onur Karahan da bundan sonra Gülmen'in yoğun bakım ünitesinde bekletileceğini ve orada gözlem altında tutulacağını ifade ederek, kendilerinin ise Gülmen'e yaklaşmasına izin verilmediğini söyledi.
Gülmen, 28 Eylül'de görülecek duruşmasına katılma talebinde bulunmuştu. Gülmen’in sosyal medya hesabından şunlar paylaşıldı: “Nuriye Gülmen kaldığı hastane odasından yeni hiç bir durum yokken, kitap okurken zorla kaçırılıp Numune Hastanesi'ne getirilmiş. Yoğun bakım servisine konmuş. Yoğun bakım önüne jandarma etten duvar örmüş.( Geçen hafta mahkeme için personeli yoktu!) Refakatçisi kardeşi Beyza yanına alınmıyor! Nuriye avukatlarına gösterilmiyor! 28 Eylül'de Sincan'da yapılacak duruşmaya 2 gün var! Duruşmaya 2 gün kala bunun yapılmasında amaç Nuriye'yi duruşmadan kaçırmak. Nuriye duruşmaya hazırlanıyordu. Nuriye ve Semih AKP iktidarı tarafından mahkemeye dahi çıkarılmayarak kaçırılıyor! Milyonların gözü önünde cinayet işliyorlar! Nuriye ve Semih'e sahip çıkalım! AKP 'nin öldürmesine izin vermeyelim! Başlarına gelen herşeyden iktidar sorumludur!”
Savunma hakkı engelleniyor
CHP Milletvekili ve TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu Başkan Vekili Şenal Sarıhan'ın, zorla Numune Hastanesi yoğun bakım servisine kaldırılan Nuriye Gülmen ile görüşmesine dün öğleden önce izin verildi. Bunun üzerine Sarıhan, Gülmen'in yoğun bakım servisindeki doktoru ile görüştü.
Görüşme sonrası bilgilendirme yapan Sarıhan, şunları ifade etti: "Öncelikle avukat arkadaşlarla yoğun bakıma çıkarak, yoğun bakım doktoru ile görüştük. Gelişi ile ilgili bilgisi olmadığını, ayrıntılı bilginin başhekimden alabileceğimizi söyledi. Başhekim idari bir denetim toplantısında imiş. Biz de başhekim yardımcısı ile görüştük. Bize, Nuriye’yi Cezaevi Hastanesi’nde izleyen nörolog ve psikiyatrisin Cuma gününden bu yana koku alma duygusunda yokluk, uyku hali, konuşma bozukluğu ve su alımında azalma olması nedeni ile kaygı duyarak hastaneye sevk edildiğini söyledi. Nuriye'nin bilincinin açık olduğunu, sağlıkla ilgili müdahale kabul etmediğini, iradesi dışında hiç bir şey yapılmayacağını ifade etti. Bu konuda tutanak da tutulmuş. Şu anda refakatçinin yoğun bakıma etik olarak alınmadığı ancak Savcılık değerlendirmesinin sonucunda durumun değişebileceğini belirttiler.”
Geç olmadan adalet sağlanmalı
Sarıhan, ayrıca Gülmen ile Semih Özakça’nın duruşmaya iki gün kala Gülmen’in hastaneye yatırılmış olmasının savunma hakkına yönelik yeni bir engelleme olduğuna dair kamuoyunun ciddi endişe taşıdığını söyledi. Sarıhan, devamla şunları söyledi: “Gülmen ve Özakça’nın avukatlarının bir önceki duruşmadan iki gün önce gözaltına alınıp tutuklanması ve şimdi de Nuriye’nin kendisinin yoğun bakıma kaldırılması yine savunma hakkının kullanılamayacağını gösteriyor. Ancak temel öncelik yaşama hakkıdır. Her geçen gün durumları kötüye giden eğitimcilerin bir an önce işlerine iade edilmeleri ve eylemlerini sonlandırmaları sağlanmalıdır. Nuriye ve Semih için daha fazla geç olmadan adalet sağlanmalıdır.”
Destek eylemine müdahale
Gülmen ve Özakça'nın eylemlerini başlattığı yer olan ve halen polis barikatlarıyla çevrili Yüksel Caddesi'ndeki İnsan Hakları Anıtı'nda açıklama yapmak isteyen emekçiler, "işimizi geri istiyoruz" eyleminin 322. gününde Konur Sokak'ta toplandı. Burada, "Açlık grevi 202'nci gününde Nuriye Semih işe geri alınsın" pankartı açan eylemciler, anıta yürümek istedi. Ancak polis eylemcilerin önünü kalkanlarla kapatarak saldırdır. Polis, eylemcileri Konur Sokak'ın sonuna doğru iterek uzaklaştırdı.
ANKARA