Sokağa çıkma yasağının sürdüğü Nusaybin’de Türk işgal güçlerinin gece başlayan saldırıları, sabaha kadar sürdü. İlçeye yoğun askeri sevkiyat da yapılırken halk da direniyor.

Nusaybin’de 4. kez ilan edilen sokağa çıkma yasağı 4. gününde.  Fırat, Abdulkadirpaşa, Yenişehir ve Dicle mahallelerine yönelik gece saatlerinde başlayan yoğun saldılar sabaha kadar sürdü. Newroz Alanı, Çağçağ Caddesi ve eski hastane civarına Kobra tipi zırhlı araçlarla konuşlanan özel harekat timleri, mahalleleri sabaha kadar yaylım ateşine tuttu. Gece boyunca süren saldırılara karşı yurttaşlar ise gürültü eylemi çıkararak “Bijî berxwedana Nisêbînê” sloganı attı. 


İlçeye askeri sevkiyat 

Öte yandan gece saat 23.00’te Mardin İstasyon Mahallesi’ndeki askeri kışladan peş peşe konvoy halinde 30’un üzerinde zırhlı araç ve asker çıkış yaptı. Mardin-Kızıltepe arasındaki karayolu ile konvoy halinde çıkan askeri araçlar, İpekyolu üzerinden sokağa çıkma yasağının olduğu Nusaybin ilçesine doğru hareket etti.


Nusaybinliler protesto etti

Yasağın olmadığı Zeynelabidîn Mahallesi’ndeki halk sokaklara çıkarak, sokağa çıkma yasaklarını protesto etti. 27 Mayıs Caddesi’nde lastik yakan gençler, “Bijî berxwadan Nisêbînê” sloganı attı. Mahalle sakinleri ise gençlerin eylemine destek verdi. Zırhlı araçlarla ve gaz bombalarıyla eyleme yapılan polis saldırısına karşın da gençler, taşlarla karşılık verdi. Polisin mahalleye rastgele gaz bombaları atmasından dolayı gaz bulutları oluştu. 


Yine direniriz

Barikatlardaki nöbet ve savunma da sürüyor. 14 gün devam eden sokağa çıkma yasağı süresince katledilen 9 kişinin daha taziyeleri kaldırılmadan 4’ncü kez ilan edilen sokağa çıkma yasağıyla başlayan saldırılara rağmen evlerini terk etmeyen halk, direnmekte kararlı.

Kürt sorununun ölüm, tutuklama ve yasaklarla çözülmeyeceğini söyleyen ilçe sakinlerinden İbrahim Aykut (65), “Kürtler, ölümden korkmuyor. 14 gün boyunca evimizin önünde direndik. Polisler her seferinde mahalleyi gaz altında bırakıyordu fakat biz mahallemizi terk etmedik. Tavrımız bu olacak” dedi.

Kürtlerin özgürlüklerini istedikleri için saldırıya uğradığını dile getiren Yusuf Aslan (61) ise yalnız bırakılmaktan yakındı.

Onun gibi herkesin Sebiha Zirek (40) de herkesten Nusaybin’e sahip çıkmasını istiyor. Saldırılara boyun eğmeyeceklerini söyleyen Zirek, bunu da “Tek damla kanımız kalıncaya kadar direneceğiz. 14 gün boyunca direndik, bir daha direneceğiz. Halkımızın mahallesini, sokağını evini ve gençlerini terk etmemesi gerekir” sözleriyle dile getirdi.

Daha önce ilan edilen sokağa çıkma yasaklarını hatırlatarak, “Ne yaparlarsa yapsınlar direneceğiz” diyen 60 yaşındaki Fatma Deniz, ise şu çağrıda bulundu: “Nusaybin, şehitlerin ve başkaldırının yurdudur. 90’lı yıllardan beri direnişini sürdürüyor. Birçok can verdik, fakat direnmekten vazgeçmedik. 1992’deki Nusaybin Newroz’undaki direniş, bugüne taşınmış durumda.” 


Şêx Seîd ve Seyid Rıza’dan 

Yine 1990’lı yıllarda Nusaybin’de sergilenen direnişe atıfta bulunan Şirin Elçioğlu (67) da “Bu direniş, Şêx Seîd ve Seyid Rıza’dan kalmadır” dedi. Elçioğlu, “Yapılan katliamlar eski katliamların devamıdır. Sokaklara inip tepkimizi elimizdeki beyaz bayraklar ile göstermeye çalıştık fakat polisin saldırısına maruz kaldık. Yasak kalkmazsa Nusaybin halkı şartsız ayağa kalkacaktır. 10 insanın daha katledilmesine, onlarca evin yıkılmasına izin vermememiz gerekiyor. Bu kadarına ne sabrımızın ne de tahammülümüzün olmaması gerekir” diye konuştu.


Yurdumuzu terk etmeyeceğiz

Nusaybin’de saldırılara karşı topraklarını ve evlerini terk etmeyerek mahallelerini savunan yurttaşlar, havuz medyanın “Nusaybinliler göç etti” yalanlarına tepki göstererek hiçbir zaman topraklarını terk etmediklerini ve etmeyeceklerini söyledi. İlçe sakinleri, Avrupa ülkelerine de “DAİŞ’i Rakka’da aramayın, en büyük DAİŞ, AKP devletidir” diyerek seslendi.

Bu saldırılarla topraklarından göç etmeye zorlandıklarını söyleyen İsmail Duygu adlı yurttaş, topraklarını bırakıp gitmeyeceklerini, gerekirse canlarını vermeye de hazır olduklarını ifade etti. Metin Kulat da ölene kadar kendi topraklarında kalacaklarını vurguladı. 


Bu çocuklar silahlanacak

Özel timler ve polislerin mahallelerini saldırılara karşı korumak için açtıkları hendekler arkasında duran sivilleri katlettiklerini belirten Akçin, tepkisini şu sözlerle dile getirdi: “Herkese terörist diyorlar. Selamet Yeşilmen de mi teröristti? Anneleri gözlerinin önünde katledilen çocukları, yarın öbür gün gidip mecburi silahlanacaklar. Buradan herkese sesleniyorum. Ölümden öte bir şey yok. Bu güne kadar asıldık, sürüldük ama korkmadık. Bugün de bu saldırılar karşısında korkmayacağız.”


 MARDİN