
Cizre'de 60, Sur'da 72 gündür işgalci güçlere karşı direniş sürerken, Türk devleti'nin gündeminde yeni sokağa çıkma yasakları var. Kürt illerindeki saldırıların devam edeceğini belirten İçişleri Bakanı Efkan Ala, "Silopi'de gece boyunca sokağa çıkma yasağı devam ediyor. Cizre'de sona gelmek üzereyiz. Sur'da ise biraz daha devem ediyor… Belli bir düzen içinde operasyonlar yapılıyor… İdil dışında, Nusaybin var, bir takım yerlerde böyle barikatlar, çukurlar bunlar kaldırılacak" dedi.
İdil'de fiili yasak
Haftalardır devlet güçlerinin ablukasında olan İdil'de geçtiğimiz Cumartesi günü ilçedeki öğretmenlere Cizre ve Silopi'de 'sokağa çıkma yasağı' ilan edilmeden önce olduğu gibi SMS ile mesaj göderilerek hizmet içi eğitim için İstanbul'a çağrılmıştı. Okulların, yurtların zaten asker ve özel harekatçılar tarafından işgal edilerek kışlaya dönüştürüldüğü ilçede, mahalleler ise abluka altında. İlçenin giriş çıkışlarında arama noktaları kurularak herkes kimlik kontrolünden geçiriliyor.
Stratejik bir yer
Gazetemize konuşan İdil Halk Meclisi Eşbaşkanı Hüsnü Babat, "İdil'de gayriresmi bir yasak var zaten. Üç aydır sürüyor. İçişleri Bakanı'nın açıklaması ardından ne zaman resmiyete kavuşur bilemiyoruz" dedi. Bu tür açıklamalarla halkın göçe zorlandığına da işaret eden Babat, "Efkan Ala’nın söylemleri psikolojiktir. Bir kaç ay önce de aynı açıklamayı yapmıştı. Bu açıklamalar ile tedirginlik yaratıp halkı göç ettirmek istiyorlar. İdil devlet için stratejik bir yer, Kerkük- Yumurtalık Petrol Boru Hattı'nın geçtiği yer. Herhalde bu konuda kaygıları var" dedi.
Köylere de yığınak
"İdil’e karşı yapılacak olan olası operasyon sadece merkez, değil, köylerini de kapsayacak. Çok geniş ve kapsamlı hazırlıklar var" diyen Babat şöyle devam etti: "Şehir içinde tanklar fazla yok, fakat bazı köylere tankların yerleştirildiği söyleniyor. Açıkçası Cizre ve Silopi’de yapamadı, İdil’de farklı şeyler denenmek isteniyor, bu da görülüyor."
Korucularla vuracak!
İlçede ciddi korucu yığınağı olduğu bilgisini de paylaşan Babat, "Devlet güçlerinin barınak olarak kullandıkları okulları korucular koruyor. Korucular, okullara ve toplu konutlara yerleştiriyorlar. İlçeye daha ne kadar korucu getirirler bilemem. Devlet, İdil’i korucular ile vurmak istiyor" diye konuştu.
Devletin saldırılarına karşı ilçede hazırlıkların da sürdüğünü aktaran Babat, "YPS de her türlü hazırlığını yapmış ve tetikte bekliyor. Saldırılar ne zaman ne nasıl gelecek ve kimler katılacak bu konuda herhangi bir bilgimiz yok" dedi.
Mahallelere yaylım ateşi
Efkan Ala'nın açıklamalarıyla işaret ettiği Mardin'in Nusaybin ilçesinde ise işgalci güçler bakanın açıklamalarını talimat olarak algıladı. Daha önce sokağa çıkma yasağının sürdüğü mahallelerden Abdülkadirpaşa Mahallesi eski hastane civarına konuşlanmış kobra tipi zırhlı araçlar tarafından yaylım ateşine tutuldu. Halk ise saldırıya "Bijî berxwedana Nisêbîn" sloganıyla cevap verdi. Saldırıların odağında bulunan Dicle Mahallesi'nde ise taramaların ardından arka arkaya iki patlama yaşandı. Patlamaların sonuçlarına ilişkin bilgi edinilemedi.
YPG kıyafeti peşindeler
Türk devleti 6 kez sokağa çıkma yasağı ilan ettiği ancak direnişi kıramadığı Nusaybin'de, yeni bir algı operasyonunun peşinde.
Katliamlara neden ve zemin arayan devletin özel savaş güçleri, Nusaybin'de bir terzihaneye giderek verdikleri kumaş ve YPG logoları ile kendilerine 60 üniforma yapılmasını istedi. Teklifi kabul etmediğini belirten terzi, özel harekatçıların hakaretler ardından terzihaneden ayrıldığını belirtti. Nusaybin'de üniforma diktirmeyi başaramayan özel harekatçıların Kızıltepe'de de benzer girişimde bulundukları öğrenildi.
6 kez denedi başaramadı
İçişleri Bakanı'nın 'temizleyeceğiz' talimatı verdiği Nusaybin'de şimdiye kadar 6 kez sokağa çıkma yasağı ilan edildi ancak direniş kırılamadı. İçişleri Bakanı'nın 'temizleyeceğiz' dediği direniş mahallelerinden Kışla, Zeynelabidin, Yenişehir, Abdulkadirpaşa, Fırat ve Dicle mahallelerinde saldırılara karşı "Haydi heval no barikata" çağrısıyla mahalle aralarındaki barikatlar güçlendiriliyor.
'Namus belasına döndü'
Direnişin neferlerinden Barış Annesi Perihan Altuğ'un iki oğlu yaşadıkları baskı ve işkenceler ardından gerillaya katılmış, şehit düşmüşler, mezarları dahi yok. Köyündeki evi yakılmış, Nusaybin'e göç etmiş. Yengesi Türkan Alpaslan'ın çarşı merkezinde infaz edilmiş, eşi 34 gün gün işkence altında kalmış, kendisi de 5 ay tutuklu kalmış. Yaşadığı tüm acı ve baskılara rağmen Nusaybin'de olmaya devam ettiğini belirten Altuğ, "Şimdi de zulmün en beterini yaşıyoruz. Ant içtim, yıllarımı verdiğim emekle yaptığım bu derme çatma evimi asla yedirtmem. Namus belasına döndü bu iş, ya özgürlük, ya özgürlük" sözleriyle kararlılığını dile geirdi.
HABER MERKEZİ