Sokağa çıkma yasağını sürdüğü Nusaybin’deki 4 mahallede yaşayan yurttaşlar, yasağına aldırış etmeden çıktıkları sokaklarda süren yasağı protesto etti. Çağçağ Caddesi’ne çıkan Şirin Sokak’ın başında askeri aracın geçişi sırasında meydana gelen şiddetli patlama sırasında zırhlı araç hasar görürken, Türk güçlerinin kaybı öğrenilemedi. Yasağın sürdüğü mahallelere girmeye çalışan halkın önü Türk güçleri arafından kesildi. 

Mardin’in Nusaybin ilçesine bağlı Fırat, Abdulkadirpaşa, Dicle ve Yenişehir mahallelerinde “sokağa çıkma yasağı” altında devam eden Türk işgal güçlerinin saldırısına karşı direnişlerini sürdüren mahalle sakinleri, önceki akşam saatlerinde sokaklara çıkıp gürültü eyleminde bulundu. Eline tencere, tava, tepsi, kaşık, davul ve benzeri şeyleri alan yurttaşlar, çıktıkları sokaklarda süren yasağa dönük tepkilerini gürültü çıkarak gösterdi.

Sokak aralarında yürüyüş de gerçekleştiren yurttaşlar, yol boyunca ellerindeki dükkan kepenklerine döverek ses çıkartıp “Bijî berxwedana Nisêbînê” sloganı attı. 

Tuba Sokak’a varan halk, burada da “Bijî berxwedana Dêrikê” sloganı atarak Derik direnişini selamladı.


Askeri araç hedef alındı

Dün sabah saatlerinde başlayan saldırılar öğlen saatlerinde yoğunlaştı. Newroz Alanı‘na konumlanan Kobra tipi zırhlı araçla Fırat ve Abdulkadirpaşa mahallelerini birbirine bağlayan Şirin Sokak’a doğru yoğun saldırı gerçekleşti. Sokak yarım saat boyunca yaylım ateşine tutuldu. Halk ise saldırılara karşı sokaklara çıkarak gürültü eylemi yaptı. Çağçağ Caddesi’ne çıkan Şirin Sokak’ın başında askeri aracın geçişi sırasında şiddetli bir patlama meydana geldi. Patlama sırasında zırhlı araç hasar görürken, olay yerine 2 ambulans gönderildi. 


Halk yasağa rağmen yürüdü

Yasak ve ablukayı kırmak üzere aralarında DBP Eşbaşkanı Kamuran Yüksek, HDP Milletvekilleri İbrahim Ayhan, Bedia Özgökçe Ertan, Behçet Yıldırım, Mehmet Ali Aslan, İmam Taşçıer ve Erdal Ataş ile Nusaybin Belediyesi Eşbaşkanlarının da bulunduğu heyet, kente geçti. Heyetin kente gelmesiyle birlikte binlerce insan da sokaklara dökülerek DBP Nusaybin İlçe Örgütü önünde bir araya geldi. Burada heyetle birlikte binlerce kişi, yasak ve ablukanın sürdüğü mahallelere yürüdü. Mahallelere girmeye çalışan halkın önü, Midyat yolu üzerinde bulunan tren raylarında Türk güçleri tarafından durduruldu. 


Kobanê’de olduğu gibi kenetlenme

DBP Eşbaşkanı Kamuran Yüksek burada bir açıklama yaptı. 

Devletin halkın iradesine saygı göstermek yerine saldırı gerçekleştirdiğini belirten Yüksek, “Devlet merkezinden atanan valiyi, kaymakamı bu halk istemiyor çünkü bu topraklarda halk kendi kendini yönetmek istiyor’’ şeklinde konuştu. 

Devletin yasak uyguladığı mahallelere ağır silahlarla saldırdığını söyleyen Yüksek; “Eğer devlet, halka tankı ve topuyla saldırırsa halk da direnişle cevap verecektir. Bu halk artık köle gibi yaşamak istemiyor ve yaşamayacaktır. Bu halk nasıl ki Kobanê etrafında kenetlendiyse devlet baskılarının uygulandığı kentler etrafında da kenetlenecektir” dedi.


Gaz bombalarıyla saldırı

Konuşmanın ardından 10 dakika oturma eylemi yapıldı ve yasaklı mahallelere doğru tekrardan yürüyüşe geçildi. Türk güçleri halka tazyikli su ve gaz bombalarıyla saldırırken, halk da taşlarla karşılık verdi. 

Polis saldırısında başına gaz fişeği isabet ederek yaralanan Abdulaziz Budun (70), halk tarafından Nusaybin Devlet Hastanesi’ne götürülerek ilk müdahalesi yapıldı. 


 MARDİN




Çocuklar sokağı terk etmiyor


Yasağa aldırış etmeyen 7’den 70’e her yaştan yurttaş sokakları boş bırakmıyor. Her sokağından çocuk seslerinin yükseldiği mahallelerde, direnişteki yerlerini terk etmeyen çocuklar ise yasağın ne olduğunu dahi tam olarak bilmemelerine rağmen sabahın erken saatlerinde sokağa fırlayarak, akşama kadar oyunlar oynuyor. Özel harekat timlerinin mahallelere saldırıları sırasında kimi zaman ürken çocuklar, silah ve patlama seslerine rağmen sokaklardan ayrılmayarak, büyüklerin yanında yer alarak direniyor.

Polislerin mahallelerine girmesine izin vermeyeceklerini belirten 10 yaşandaki Ciwan İltaş, “Biz Kürdüz ve Kürdistanlıyız. Sokaklarımızı bırakmayacağız. Burası bizim mahallelerimiz” diyor. Küçük direnişçilerden Resul Ericek (12) ise aileleriyle birlikte direndiklerini dile getirerek, “Onlar bizim mahallerimize girerse ben onların gözünü çıkartacağız. Mahalleye girmeyi denediler ama giremediler. Uzak yerlerdeki evlere girip orayı talan ettiler ama bizim mahallerimize giremiyorlar. Çünkü biz direniyoruz” sözleriyle, yaşananları anlatıyor.