
Biz de onların arkasından yürüdük. Kadınlar terapi merkezinin zemin katında bir cam mekanın odasında, koltukta oturan, gözleri heyecandan parlayan, beyaz saçlı, yüzü öylesine tatlı ve yaşlı bir annenin etrafına toplanmıştı. Yanımızdaki kadın arkadaşa ‘neler oluyor’, ‘kimdir bu ana’ diye sorduk... Arkadaş, “O Arjantin’in Berfo Anasıdır” dedi. Daha sonra terapi merkezinin yetkililerinden, bu yaşlı kadının Nore Cortinyas adlı Place de Mayo Anneleri’nden olduğunu öğrendik.
33 yıl önce oğlunu kaybetti
1977 yılında oğlunu kaybediyor ve başına neler geldiğini bilmiyor. Oğlu cunta döneminde kaybedilen binlerce kişi arasında. Nasıl ve nerede kaybedildiği şimdiye kadar hiç öğrenilemedi. Cezaevinde tutuklu muydu, yoksa sokaktan mı alıp götürdüler? Bunları hiç öğrenemedi Ana Cortinyas… Halen ‘Place de Mayo Anneleri’nin bir üyesi olarak, diğer anneler gibi çocuğunu arıyor…
‘Kalbin atıldığı yer’
Arjantin’in başkenti Buenos Aires’e halkın dilinde ‘kalbin atıldığı yer’ olarak adlandırılan Place de Mayo, özellikle mitinglerin, yürüyüşlerin, diğer sosyal ve siyasal etkinliklerin düzenlendiği alandır. Bir tarafında kilise, diğer tarafından hükümet sarayı olan Place de Mayo, her hafta kaybedilenlerin ailelerinin kararlı, bir o kadar da umutlarını ve duygularını ağırlıyor.
82 yaşında olan Ana Cortinyas, 2 çocuk annesi. Bir çocuğu ve 2 torunu ile beraber yaşam mücadelesi veriyor. 20 yıl önce eşini kaybeden Cortinyas, çocuğunu götürdüklerinden bu yana, tam 33 yıldır oğlunu arıyor.
Place de Mayo Anneleri askeri darbenin yapıldığı 30 Nisan 1977’den bu yana her hafta Perşembe günü bir araya gelerek, çocuklarının akibetini soruyor. Eylemin başlatılmasından yaklaşık 8 ay sonra Place de Mayo Anneleri’nden Villa Flor, Maria Assosiena ve Ester adlı 3 anne de kaçırılıyor ve o tarihten beri onlardan da haber alınamıyor.
‘Bu bir devlet terörizmiydi’
Ana Cortinyas, bu olayı anlatırken “Bu bir devlet terörizmiydi” diyor. Oğlunu arayan annelerin kaçırılarak, kimbilir hangi işkencelere tabi tutulduğunu, yaşlı ve ışığı sönmüş bedenlerinin kimbilir hangi sokak kenarlarına, tarla kenarlarına, kıyı başlarına atıldığını tahmin ettiğini durgun bakışları ile anlatıyor…
“Dünya’nın her yerinde, çocukları kaçırılan annelerin acıları aynıdır” diyen Ana Cortinyas, geçen bunca yıllara rağmen “Oğlumu bulacağım, kemiklerini bulacağım” umuduyla yaşıyor.
Zorla kaçırılarak kaybedilmenin katliam suçundan daha ağır bir insanlık suçu olduğunu söyleyen Cortinyas,”Bazıları denizin altındadırlar belki. Bazıları nehir kenarında gömülmüştür. Oğlumun ve tüm kaybedilen oğullarımın, kızlarımın nerede olduklarını bilmemek, benim gibi binlerce annenin yaşarken hergün bir kez daha ölmenin acısıdır. Politik düşüncelere sahip olan bu çocukların kendileri gibi insanlar ile beraber her gün işkence gördüklerini tahmin ediyorum” diye konuştu.
Beraber Ankara’ya gideceğiz
“Biz Barış Anneleri, insan haklarına saygılı olarak barış istiyoruz, herkesin adalet ve eşitlilik altında yaşamasını, korunmasını istiyoruz” diyen Ana Cortinyas devamla şunları söyledi: “Kürdistan ve Türkiye’de benim gibi yıllardır mücadele veren Barıs Anneleri ile ele tutuşmaya, onlara sarılmaya, onların gözyaşlarını ve umutlarını paylaşmaya geldim. Ben onların mücadelelerini yükseltmeye, onlara destek olmak için geldim. Bu anneler biz anneleri gibi çok kararlı kadınlar, annelerdir. Beraber Ankara’ya gideceğiz, Birleşmiş Milletlere başvuracağız.”
30 bin ‘kayıp’ var
Arjantin genelinde resmi rakamlara göre 30 bin ‘kayıp’ var. Ve tahminlere göre 30 binin belki çok daha fazlası halen bilinmeyenler arasında yerini almaktadır… Çünkü bir çok aile ‘kayıptır’ diye başvuru yapmamış ve bundan dolayı kaybolan bu ailelerin çocukları kayıplar listesine girmemiş.
Arjantin’de hamile olup da cezaevine düşen ve daha sonra kaybedilen kadınların dünyaya getirdikleri çocuklar da aynı zamanda kayıp statüsünde. Böylece Place de Mayo Anneleri, sadece çocuklarını değil aynı zamanda torunlarını da arıyor. Annesinden koparılan o çocuklar, nereye götürüldü? Nasıl yetiştiriliyor? Bu çocuklar asker mi, polis mi oldu?
Tüm bunlar hiç bilinmiyor ve öğrenilemiyor...
Annelerin belgeseli çekilecek
Sohbete devam ettikçe Ana Cortinyas’ın, geçen yıl Amed’de düzenlenen Mezopotamya Sosyal Forumu sırasında tanıştıkları Pasûrlu bir anne ile görüşeceğini öğreniyoruz. Eşi ve 2 oğlunu Kürdistan Özgürlük Mücadelesi saflarında yitirmiş Pasûrlu anne ve Cortinyas, kayıp annelerini mücadelesini konu olan bir belgeselin çekimine hazırlanıyor.
Bir anne sadece Kürtçe diğeri de, sadece İspanyolca biliyor. Ancak ilk karşılaştıklarında birbirine sarılarak ağlamışlar. Onları izleyenler ise, “Gözyaşının rengi yoktur” ifadesini kullanmış.
Bu yılın Amed Newrozu’na onur konuğu olarak katılan Nore Cortinyas’tan ayrılırken aklımıza ‘Analar ağlamasın’ sözü geliyor…
NİHAL BAYRAM/RIZA AYDOÐDU - AMED