HDP’ye dönük operasyonlarda gözaltına alınan İHD Mersin Şube Başkanı Ali Tanrıverdi, yakın zamanda 2 kez kalp ameliyatı geçirmesine rağmen tutuklandı. Yıllarca cezaevlerindeki hak ihlallerini ve hasta mahpusların sesini duyuran Tanrıverdi, şimdi hasta bir şekilde hak ihlallerini yaşandığı cezaevine konuldu. Geçtiğimiz gün tutuklanan TUHAD-FED çalışanı Mehmet Baytekin de ağır diyabet hastası. Baytekin, hasta mahpusların hep eksiksiz sesi oldu, fakat şimdi o da hasta mahpus.

İstanbul Beşiktaş’taki eylemin ardından başlatılan operasyon kapsamında Mersin’de gözaltına alınan 66 kişi arasında yer alan İHD Mersin Şube Başkanı Ali Tanrıverdi, “Örgüt üyesi olma” iddiasıyla tutuklanarak cezaevine konuldu. 71 yaşındaki Tanrıverdi, 2012 yılında 'KCK operasyonları' kapsamında cezaevine konulmuş, 4 aylık tutukluluk sürecinin ardından tahliye edilmişti. Tanrıverdi hakkında yapılan suçlamaya dayanak olarak katıldığı protesto eylemleri ile basın açıklamalarının yanı sıra 7 Haziran 2015 Genel Seçimlerine HDP’den milletvekili adayı olduğu sırada katıldığı çalışmalar gerekçe gösterildi. 

Tanrıverdi’nin avukatlarından İHD Hukuk Komisyonu üyesi Özgür Çağlar, Tanrıverdi ve beraberindekilerin basmakalıp gerekçelerle tutuklandığını belirterek, dosyalarında “Örgüt üyeliği” ve “Örgüt propagandası” suçlamasına somut tek bir delilin olmadığının altını çizdi.

Hasta tutsakların da sesiydi

Tanrıverdi hakkındaki tek somut gerekçelerin birkaç sosyal medya paylaşımı olduğunu söyleyen Avukat Çağlar, bu paylaşımların içeriğinin de İHD’nin cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerine dönük yaptığı çalışmaların fotoğrafı olduğunu aktardı. 

Tanrıverdi’nin insan hakları savunucusu olduğunu ve yaşı itibari ile suçlamaların dayanağının olmadığını ifade eden Çağlar, yakın zamanda 2 defa kalp ameliyatı geçirdiğini söylemelerine rağmen tutuklama kararının verildiğini kaydetti. Av. Çağlar, “Başkanımız yıllarca cezaevlerindeki hak ihlallerini ve hasta mahpusların sesini duyurmak istedi. Ancak şimdi kendisi de hasta bir şekilde hak ihlallerini yaşandığı cezaevine konuldu” dedi. 

HDP’yi eleştiren paylaşımı bile

Operasyonlarla birlikte yapılan tutuklamaların tamamen hukuk dışı siyasi kararlar olduğuna işaret eden Çağlar, siyasi havanın hâkim ve savcılar üzerindeki yansıması ile karşı karşıya olduklarını söyledi. Tanrıverdi’nin HDP’yi eleştiren bir paylaşımının da suç unsuru olarak gösterildiğini belirten Çağlar, şunları aktardı: “HDP milletvekili adayı olduğu sırada HDP Mersin Milletvekili Dengir Mir Mehmet Fırat’ın bir şeyh ile çekilen fotoğrafında PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın fotoğrafının görünmesi suç unsuru olarak gösterildi. Ne diyeceğimizi bilemedik bu durum karşısında. Bu durum bile hukuki olmayan bir durum ile karşı karşıya olduğumuzu ortaya koyuyor.” 

O da şimdi hasta mahpus

Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan Tutuklu Hükümlü Aileleri Hukuk Dayanışma Dernekleri Federasyonu (TUHAD-FED), üyelerinin yoğun baskı altında tutulması ile gündemde. 1997 yılında kurulan TUHAD-FED, o tarihten itibaren cezaevlerindeki tutuklular ve aileleriyle dayanışma içinde. Kürt kurum ve kuruluşlarına yapılan son dönemlerdeki operasyonlar kapsamında Ankara'da tutuklanan Mehmet Baytekin ve Üsküdar Yumuş ile birlikte 6 TUHAD-FED çalışanı tutuklu bulunuyor. Baytekin ve Üsküdar'ın tutuklanma gerekçesi ise dayanışma içinde oldukları tutsakların hesaplarına yatırdıkları para ve makbuzları gösterildi.

Dernek çalışmaları dolayısıyla daha önce gözaltına alınıp, "adli kontrol" uygulamasına maruz kalan ve tutukluların "Havva Anası" olarak bilinen TUHAD FED yöneticisi Havva Özcan, derneğin en yoğun baskıyı AKP iktidarı döneminde yaşadığını anlattı. Çalışma arkadaşlarından Baytekin ve Yumoş’un 5 yıldan fazladır gönüllü olarak dernekte çalıştıklarını ifade eden Özcan, "Üzerlerine atılı suçlamalar kabul edilemez. Yaptıkları işin zaten herkes tarafından bilinen ve resmi prosedürler çerçevesindedir" dedi. 

Özcan, 21 Aralık günü tutuklanan Baytekin’in diyabet hastası olduğunu ve haftada dört kez insülin iğnesi aldığını aktardı. Tutuklandığı günden bu yana Baytekin ile ileşitim kuramadıklarını söyleyen Özcan, sağlık durumundan endişe ettiklerini söyledi.

Özcan, Baytekin'in Ankara'da 125 haftadır düzenlenen "hasta mahpuslara özgürlük" talepli eylemlerinin hiçbirini kaçırmadığını belirti ve ekledi: "Baytekin, özellikle İç Anadolu’da bulunan Yozgat, Nevşehir, Çankırı, Bolu, Sincan ve Kırıkkale cezaevlerinin her açık görüşünde muhakkak bulunurdu. Hasta mahpusların hep eksiksiz sesi oldu, fakat şimdi o da mahpus, üstelik hasta mahpus!" 

Tutuklularla görüşmek için her ay Adalet Bakanlığı'ndan izin aldıklarını ve yasal bir faaliyet içinde olduklarını vurgulayan Özcan, şunları ifade etti: "Derneğimiz yasal olmasına rağmen kapatıldı. Bir de yetmezmiş gibi üyelerimiz baskı altında. Bakanlığın verdiği izin daha sonra suç sayıldı. Derneğin işi cezaevi ile ilgili faaliyet yürütmektir, tutukluların ailelerinin verdiği ve bizim gönderdiğimiz paralar illegal olarak lanse edilerek arkadaşlarımız hukuksuz şekilde tutuklanmıştır. Yaptığımız hiç bir iş suç değildir. Arkadaşlarımız bir an önce serbest bırakılmalıdır."  


 MERSİN / ANKARA