
1988 Konya-Kula doğumlu Turgay Yaşar, Hollanda’ya göçmen olarak giden ve Zoetermeer bölgesinde ikamet eden Kürt bir ailenin çocuğu. Gazetemizin ‘Ailelere Cihat Şoku’ başlığıyla 8 Şubat 2013'te yayınladığı habere konu olan ‘kayıp Kürt kökenli gençlerden’ biriydi. Yaşar ile birlikte kayıp olan dört Kürt gencin hikayesini paylaşmıştık. Suriye’de savaştırmak için selefi çetelere eleman devşiren merkezlerin deşifre edildiği haberde özet olarak şu bilgiler geçiyordu: "Hollanda'daki Arap camilerini propaganda ve örgütlenme merkezleri olarak kullanan örgütlerin organize ettikleri 'cihad yolculuğu' kumpasına Kürtler de takıldı. Hollanda'da bazı dindar Kürtlerin, camilere müdavim yaptıkları çocukları kayıp… Zoetermeer bölgesindeki Kıble Camisi, örgütlenmenin önemli noktalarından biri. Ancak, Rotterdam ve Den Haag gibi kentlerde de benzer çalışmalar yapılıyor. Kıble Camisi'nde Talbi isimli Faslı, her cuma dini sohbetler adı altında çağırdığı kişilere propaganda yapıyor ve onlarla yakından ilgileniyor. Bu gibi sohbetler bir nevi örgütlenme çalışmasının alt yapısı nitelinde. Talbi, propaganda yaptıkları arasında ikna edebileceğini düşündüğü kişiler üzerin de yoğunlaşıyor, tuzağa düşürdüklerini 'cihad yolculuğu' organizasyonuna devrediyor. Son kurbanlardan dördü Kürt: Konya/Kırkpınarlı Turgay Yaşar ve Ahmet Polat, Hewlêrli Rebeen Ramadan ve Süleymaniyeli Seriaz… Gençler, ailelerine ilk etapta 'İki haftalık izne gidiyoruz' veya 'Suudi Arabistan'a okumaya gidiyoruz' diye ayrılıyor. Gittikten kısa bir süre sonra aileden birine şok mesaj geliyor: 'Hakkınızı helal edin, ben Allah adına savaşa gidiyorum' veya 'Beni aramayın, okulumu bitirdiğimde de Hollanda'ya dönmeyeceğim.'
Gidenler için belirlenen çıkış noktaları, ağırlıklı olarak Frankfurt, Brüksel, Amsterdam ve Düsseldorf. Giriş noktası ise İstanbul. İstanbul'a ulaşanlar Adana üzeri Hatay'a oradan da ya Rojava'ya ya da Suriye'ye gönderiliyor. Örneğin Ahmet Polat ve Seriaz, Düsseldorf Havaalanı'ndan çıkış yapmış. Türkiye'deki temel bağlantı isimleri Usama ve İbrahim adlı kişiler. Bu kişilerin Suriye'ye ait telefon numaraları kullanıyor: Usama'nın telefon numarası 00 96 39 417 XX XXX. İbrahim'in ise: 00 96 395 48 XX XXX. Kürt aileler, olan biteni fark edemediklerini söylüyor. Çocukları aniden ortadan kaybolunca acı gerçekle yüzyüze kalan aileler Hollanda polisine şikayette bulundu…"
Turgay Yaşar yakalandı iddiası
Hollanda’da polise giderek şikayetçi olan Yaşar ailesinin çocukları Turgay Yaşar'ın, El Kaide'ye bağlı çetelerden El Nusra'nın Muhacirler ve Ensarlar Ordusu biriminde savaşırken Nebi Şuaya Dağı eteklerinde, Selma ilçesi yakınlarındaki vadide ele geçirilerek tutuklandığı ileri sürüldü. Mukaveme Suriyyi'nin başındaki Mihraç Ural, Genç Bakış'a yaptığı açıklamada, Turgay Yaşar'ın "Emir Seyfullah’ın emri altında Muhacirin örgütüyle birlikte savaştığını" belirterek, çeşitli itiraflarda bulunduğunu söyledi. İddiaya göre Turgay Yaşar, sorgusunda Suriye’ye ilk giriş yaptığı dönemde, Rojava'ya gitmek istediğini ancak bağlı olduğu örgütün talimatı üzerine taşıma ve hazırlık işleriyle ilgili görevlendirildiğini anlattı. Hollanda'dan konstra olduğu gerekçesiyle sarin gazını Türkiye üzerinden 'VİP' kolaylığı geçirdiklerini söyledi. Genç Bakış'ın Mihraç Ural'a dayandırdığı haber göre Turgay Yaşar sorgusunda Lazkiye’de gerçekleştirdikleri katliamı anlatırken, "Emir Seyfullah’ın talimatıyla İssirbi, Baruda, Kırrata, Hırbıt baz, Blata köylerine baskın yaptık. Sabah kimse uyanmadan yaptığımız baskınlarda evlerin kapılarını tekmeleyerek kırıyorduk, kapısı açtığımız evlere girdiğimizde kim olduklarını bilmeden içeride kim varsa kurşunlayarak öldürdük. Önümüze çıkan, kurşun harcamamak için satırla öldürdüğümüz insanlar da oldu.’’
Geçtiğimiz Ağustos ayının ilk haftası Suriye Lazkiye’nin doğu kırsalına sızarak, Alevi köylerine saldıran, yüzlerce masum köylüyü katleden ve sayıları 500'ü bulan insanı da kaçıran güçler saldırdıkları Bahuda köyünde dini bir vecibe nedeniyle orada bulunan Şey Bedir Gazal’ı da kaçırmış daha sonrada infaz etmişti. Köylerde yaşanan katliamı ve Arap Alevi şeyhin infazını, liderliğini Kafkasya kökenli Emir Seyfullah’ın yaptığı Muhacir ve Ensar Ordusu üstlenmişti.
Gazetemizin notu
İslam dinini kullanarak kanlı bir pazar kuran çetelerin, devletlerin de desteğiyle çeşitli yöntemlerle ağlarına düşürdükleri Kürt gençlerini, 40'tan fazla Arap devleti ortada dururken 40 milyon devletsiz Kürt halkının Rojava'da statü elde etme gayretine karşı piyon olarak kullandıkları açıktır. Bu durumu çeşitli haberlerle deşifre ve teşhir ediyoruz. Çetelerin içine düşen Kürt gençlerini 'kurban/mağdur' olarak gördüğümüzden ne kendilerini ne de ailelerini rencide etmemeyi temel bir prensip olarak görüyoruz. Kimi ailelerin ketum davranarak, çocuklarının ölüm veya yakalanma haberini aldıktan sonra Kürt kurumlarının kapılarını çalması maalesef gecikmiş bir girişimi aşamıyor. Başta KONGRA GEL olmak üzere Kürt yapıları defalarca çağrı yaparak, halkımızı uyardı. Zaman zaman Avrupa'dan Türkiye'ye giderek, çetelerin safında halkına karşı savaşan çocuklarının mola verip kendileriyle görüşmesiyle yetinen ailelerimizin bu uyarıları ciddiye alıp, kirli kumpasa daha fazla 'kurban' vermemelerini dileriz. Yaşadıklarını ve mağduriyetlerini paylaşmak isteyen ailelerimize Yeni Özgür Politaka'nın sayfaları ve Kürt kurumlarının kapıları açıktır.
HABER MERKEZİ