Küçüklüğünden beri kurduğu gazetecilik hayalini 12 yaşında Azadiya Welat ve Özgür Gündem gazetelerini dağıtarak gerçekleştirmeye başlayan ve yolunu tuttuğu özgür dağlarda yaşamını yitiren HPG’li Mazlum Erenci, kısa yaşamında yarattığı büyük mücadelesiyle özgür basın geleneğinde yaşıyor. Oğlu Mazlum’u anlatan annesi Remziye Erenci, “Mazlum’un gazeteci olma isteğini çok iyi anlıyorum. O yok sayılmak istenen bir halkın sesi olmak, önderlik, toprak ve su için mücadele etmek istiyordu” sözleriyle Mazlum’un neden gazeteci olmak istediğini anlattı. 

Dêrsim’in Çemişgezek kırsalında 29 Haziran 2011’de çıkan bir çatışmada TİKKO gerillası Yurdal Yıldırım (Muharrem) ile yaşamını yitiren HPG’li Mazlum Erenci’nin (Yılmaz Piling) küçük yaşından itibaren yaşadıkları Kürt gençlerinin neden dağa çıktığının adeta bir özeti gibi. 1992 Diyarbakır doğumlu olan Erenci, daha küçük yaşlardayken ailesinin Kürt sorunu nedeniyle yakın durduğu siyasi hareketler ile tanışır. Gazeteci olma tutkusu daha 12 yaşında Azadiya Welat ve Özgür Gündem gazetelerini dağıtma ile başlayan Erenci, 16 yaşında devletin gerçek yüzü ile tanışır, gözaltına alınır sonra da tutuklanır. Erenci, 12 Eylül vahşetinin sembol yerlerinden olan Diyarbakır E Tipi Cezaevi’nde, 28 kişilik koğuşta 37 arkadaşı ile birlikte kalarak işkence ve baskılara maruz kalır. HPG’li Erenci’nin ölümünün özerinden 4 yıl geçse de Erenci ailesinin acısı ise ilk günkü gibi tazeliğini koruyor. Erenci’nin anne ve babası HPG’li Erenci’yi dördüncü ölüm yıl dönümünde yaşamlarında bıraktığı izlerle ve anılarla anlattı. 

Devletin inkar politikalarına karşı kendi isyanını büyüterek Dêrsim’in Çemişgezek ilçesi kırsalında 19 yaşında yaşamını yitiren oğlu Mazlum Erenci’yi anlatan baba Erkan Erenci, oğlunun küçük yaşına rağmen bir yetişkin gibi düşünüp, hareket ettiğini, parti içerisinde sohbetlere katıldığını ve görüşlerini özgürce dile getirdiğini dile getirerek Mazlum’u anlattı. 


‘Direnişçi bir ruhu vardı’

Oğlunun anadili olan Kürtçeyi çok sevdiğini belirten Baba Erenci, oğlunun çok zor durumda kalmadığı sürece Türkçe konuşmadığını belirtti. Bu nedenle Azadîya Welat gazetesini ve orada çalışmayı çok sevdiğini belirten Baba Erenci, “Mazlum Kürtçeyi sevdiği kadar kitap okumayı, araştırmayı da çok seviyordu. Sorgulayıcı bir kişiliğe sahip olduğundan her şeyi merak ediyordu, öğrenmek istiyordu. Tüm bunların yanında direnişçi bir ruhu da vardı. Asla haksızlığı kabul etmezdi” diye belirtti.


‘Hayallerinin peşinden gitti’

Amed’de 14 Temmuz tarihinde Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın saçlarının zorla kazıtılmasını protesto eden 10 binlerce yurttaşın arasında bulunan oğlu Erenci’nin, polisler tarafından gözaltına alındıktan sonra tutuklandığını hatırlatan baba Erenci, oğlunun cezaevinde zor koşullarda da kendisine ve arkadaşlarına yapılan hiçbir haksızlığı kabul etmediğini belirtti.

Erkan Erenci, “Cezaevinden sonra aldığı ceza ile son kırılmasını yaşayan Mazlum artık önünde 2 seçenek kaldı, ya baskı ve işkencelere maruz kaldığı cezaevine girecek ya da farklı bir seçeneği tercih edecekti. Gerillaya gitmek Mazlum’un hep hayali idi, ama gazetecilikte de bir yerlere gelmek istiyordu. Ancak devlet ceza vererek Mazlum’un PKK saflarından yana tercih kullanmasını sağladı. Mazlum hayallerinin peşinden gitti” dedi.


‘Biz suç işlemedik’

Anne Remziye Erenci ise “Küçüğüm” diyerek bahsettiği oğlunu anlatmanın çok zor olduğunu belirtti. Oğlu Erenci’yi anlatırken duygulanan anne, gözlerinden akan yaş ile “Mazlum’u anlatmak imkansız, onu yaşamadan anlatmak eksik kalır” diyor. Mazlum’un küçük yaşına rağmen yaşadıkları ve anlattıklarının yıllardır hayallerde yaşandığını belirten Anne Erenci, duraksayarak Mazlum Erenci’nin cezaevinde kendini ifade ettiği, “Kendimizi çocuk olarak görmedik. Çıksak da sorun çözülecek mi, anadilimizde eğitim alabilecek miyiz? Biz suç işlemedik, bir gün tekrar beraber olmayı umuyoruz” biçimindeki sözlerini aktararak, Erenci’nin düşüncelerini aktardı.


‘Mazlum kamerasını çok severdi’

Mazlum’un kamerasını çok sevdiğini ve onunla adeta bütünleştiğini anlatan Anne Erenci, “Mazlum’un gazeteci olma isteğini çok iyi anlıyorum. O yok sayılmak istenen bir halkın sesi olmak, önderlik, toprak ve su için mücadele etmek istiyordu. Devlet ona yıllarca ceza vermeseydi Mazlum çok şey yapardı. Ama gerilla olmak, gerilla elbisesini giymek de Mazlumum’un hayaliydi. Bu hayalini gerçekleştirdiği için de onunla gurur duyuyoruz” dedi.

Erenci, ölüm yıldönümü nedeniyle ailesi ve MEYA-DER öncülüğünde Yeniköy Mezarlığı’nda bulunan mezarı başında ve akşam saatlerinde ise aile evinde verilecek mevlit ile anılacak. 


AZİZ ORUÇ/DİHA/AMED