
BDP Washington Temsilcisi Mehmet Yüksel, Amerikan seçimlerinde Başkan Barack Obama’nın kazanmasına yardımcı olan faktörleri yorumladı. Gazetemize konuşan Mehmet Yüksel, seçmenin Obama’ya „Artık dışarıya değil, içeriye yönel, enerjini ekonomi başta olmak üzere iç sorunları çözmeye harca” mesajı verdiğini söyledi. „ABD’liler, Obama’yı yeniden seçerek, iç politikadaki vaadlerini yerine getirmesi için kendisine ikinci bir fırsat sundu“ diyen Yüksek, ancak buna rağmen Obama’nın Suriye başta olmak üzere Ortadoğu’da daha fazla rol üstlenmesinin beklendiğini söyledi.
‘ABD askerini göndermez’
Mehmet Yüksel, Obama’nın ikinci dört yılında ABD’nin dış politikasında çok büyük bir değişim beklemediğinin de altını çizdi: „Açıklamalardan şunu anlıyoruz: ABD, Suriye’deki savaşa direkt müdahil olmayacak, ancak Esad hükümetinin devrilmesi için de muhalefete daha fazla destek verecek.“
‘Yeni muhalefet oluşturmak zor’
Yüksel, ABD’nin önümüzdeki dönemde en önemli gündeminlerinden birinin Suriye olacağını söyledi. Görevi bırakmaya hazırlanan ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’un Suriye’ye ilişkin son açıklamalarını hatırlatan BDP Temsilcisi’nin bu konudaki yorumu şöyle: „ABD Suriye’de bütün kesimleri kapsayan muhalefet gücü istiyor. Yurt dışından atanan muhalefet üyeleriyle işlerin yürümediği anlaşıldı. Bu nedenle de Katar’ın Doha kentinde yeni bir muhalefetin oluşturulması için toplantı yapılıyor. Ancak bu işin hiç de kolay olmadığı görülüyor.“
‘Türkiye’nin politikası ters tepti’
„Neden“ diye soruyoruz, Yüksel de bu konuda Türkiye’nin rolünü dikkat çekiyor: „Türkiye’nin Suriye’nin iç politikasına müdahil olması ve Müslüman Kardeşleri ön plana çıkarmaya çalışması, Esad’ın elini güçlendirdi ve Suriye muhalefetini de halktan kopuk bir pozisyona getirdi. Türkiye’nin Suriye politikası sonuç vermiyor. Zaten, AKP Hükümeti’nin Kürtlerin asıl temsil gücünü görmezden gelerek Müslüman Kardeşleri güçlendirme politikası da giderek sona yaklaştı. Çünkü çok açık bir şekilde anlaşılacağı gibi Batı Kürdistan’daki Kürt halkının talepleri çatışma ortamı yaratmak değil, kendi bölgelerinde kendi kendilerini yönetebilmektir.“
‘Kürtlerin eli güçlenecek’
„Peki ABD’nin dış politikası, SUK benzeri oluşumlara baştan beri uzak durarak özerklik ilan Batı Kürdistan’daki Kürtleri nasıl etkiler“ şeklindeki sorumuza Yüksel, „Tabi bu durum ABD’nin Batı Kürdistan’daki Kürt yönetimine karşı olan tutumunda da değişikliğe sebep olacaktır. Kürtlerin elinin daha da güçleneceğini düşünüyorum“ yanıtını verdi.
‘ABD daha fazla rol üstlenecek’
Obama’nın direkt müdahaleci olmayan ve çok taraflı dış politikasının yolundan çok fazla sapmayacağı düşüncesine rağmen ikinci döneminde Suriye başta olmak üzere Ortadoğu ile ilgili meselerle daha çok ilgileneceği yönünde beklentiler yüksek. Bu konuda Yüksel, „SUK içindeki grupların neye hizmet ettiği belirsiz, büyük bir tartışma konusu olmaya başladı. Bu yüzden yeni bir muhalefet gücü oluşturmak da zaman alacak. Toplantılar uzun sürebilir, çünkü bir iki günde çözülecek bir sorun değil bu. Ancak şu kesin; ABD, çok parçalı ve radikal İslami silahlı güçleri de bünyesinde barından Suriye Ulusal Konseyi’nin yerine yeni bir muhalefet gücü oluşturarak, direkt askeri mühadahale seçeneğini olabildiğince kullanmamayı tercih edecek. ABD kendi muhalefetini oluşturur ve kendi politikalarını rahatça işletebileceği grupları yönetime yerleştirirse, seçim öncesi ağırdan aldığı Suriye politikasında yakın zamanda daha da fazla rol üstlenecektir“ görüşünü ifade etti.
Türkiye-ABD ilişkileri
Obama’nın ikinci 4 yıllık döneminde Türkiye-Amerika ilişkilerini de değerlendiren Yüksel, “Türkiye ile iliskilerde büyük olasılıkla aynı doğrultuda politikalar izlenecek, ancak Obama yönetimini Türkiye’deki insan hakları konusunda daha eleştirel bir tavır içerisinde bulunması ve Türkiye’deki demokrasiyi güçlendirici yönde telkinlerde bulunması gerektiğini düşünüyorum” dedi.
HABER MERKEZİ