
Hükümet kuşku uyandırıyor
Yıllardır savaş tezkereleri geçirildiğini ve sayısız sınır ötesi operasyonlar düzenlendiğini anımsatan Buldan, "Peki ne sonuç elde edildi? Acı ve gözyaşından başka bu tezkereler bu ülkeye ne getirdi? Tezkereler ve operasyonlar hangi sorunu çözdü? Bu tarihi ve acı deneyimlerden ders çıkartması gereken hükümet ne yazık ki, güvenlikçi politikalardan vazgeçmemekte ısrar ediyor. Madem sorun çözülecekse, hükümet Kürt sorununu çözeceğini iddia ediyorsa, bu tezkereye ne ihtiyaç var? Bu noktada hükümetin tutumu kuşku uyandırmakta ve samimiyetini sorgulanır hale getirmektedir" ifadelerini kullandı.
Hükümetin çatışmasızlığın başladığı ilkbahar aylarından bu yana süreç karşısında sergilediği tutumun samimi ve güven verici olmadığını kaydeden Buldan, şöyle konuştu: "Sürekli oyalamacı bir pozisyon içerisinde olmuştur. Meclisin görevi savaş tezkeresi çıkartmak değil, barışı tesis etmektir. Bugün bu parlamento barış rolünü oynayamıyorsa bunun baş sorumlusu hükümet ve onun zihniyetidir. Hükümet ne yazık ki, aylardır çatışmasızlığı kalıcı hale getirecek, çözümü ilerletecek, güven verici hiçbir adım atmamıştır. Barış sürecine samimi yaklaşmamıştır. Yeni karakol inşaatları, korucu alımları, politik tutukluların cezaevlerinde siyasi esir olarak tutulmaya devam etmesi ve daha sıralanacak bir çok olumsuz gelişme bu hükümetin izlediği çözümsüzlük politikasının bir sonucudur."
'Tezkere geri çekilmeli'
Güney Kürdistan'a operasyon tezkeresinin bunun en son örneği olduğunu belirten Buldan, "Hükümet biran önce bu yanlış yoldan dönmeli ve çatışmalara, ölüm ve gözyaşlarına neden olan bu savaş tezkeresini derhal geri çekmeli, güvenlikçi yaklaşımı terk etmelidir" dedi. Buldan, "Türkiye'nin ihtiyacı operasyon tezkeresi değil, demokratikleşme ve çözüm adımlarıdır. Hükümet tezkerelerle, güvenlikçi politikalarla uğraşacağına müzakereleri derinleştirmelidir" diye vurguladı.
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın hükümete sunduğu mektuba atıfta bulunan Buldan, "Sayın Öcalan bu hükümete bir mektup gönderdi. Hükümet bu mektuba ne zaman cevap verecek? Sayın Öcalan süreci yeni bir formatta ilerletmek istediğini açıkladı ve hükümete çağrıda bulundu. Peki bunun karşılığı sınır ötesi operasyon tezkeresi çıkartmak mıdır? Sürece cevap olmayan, gerçek anlamda demokratikleşme adımları içermeyen bu paketle mi hükümet sorunu çözecek?" diye sordu.
'Muhalefetimizi yükselteceğiz'
Hükümetin biran önce bu yanlıştan dönmesini, sürecin ciddiyetini kavramasını ve ona göre yaklaşmasının elzem olduğunun altını çizen Buldan, "Biz hem tezkereye hem de hükümetin bu süreci ağırdan alan yaklaşımına karşı olmaya, demokratik muhalefetimizi sürdürmeye devam edeceğiz. Çözüm noktasında hükümeti demokratik bir çizgiye çekmek için politik mücadelemizi yükselteceğiz. BDP olarak tezkereye şimdiye kadar olduğu gibi karşı çıkmaya devam edeceğiz, bu yöndeki demokratik muhalefetimizi sürdüreceğiz ve 'hayır' oyu kullanacağız" dedi.
DİHA/ANKARA
İmralı için başvuru yapıldı
Buldan, bir soru üzerine, İmralı'ya yeniden gitmek için Adalet Bakanlığı'na başvuru yaptıklarını, muhtemelen hafta sonu gidebileceklerini, cevap beklediklerini kaydetti. İmralı'nın ardından Kandil'e de gidebileceklerini belirten Buldan, "Öcalan yeni bir formattan bahsetti; terörle mücadele yasası değiştirilmeli, komisyonlar ve izleme kurulları oluşturulmalıdır. Bunlar, tıkanıklığı aşmak ve sürecin ilerlemesi adına önemli" dedi. 'Demokratikleşme paketi'ni yetersiz bulduklarını ve bu konuda muhalefet etmeyi sürdüreceklerini kaydeden Buldan, bir başka soru üzerine, genel olarak Kandil ve İmralı'nın görüşlerinin aynı olduğunu ifade etti.
Hafta sonu MYK toplanacak
Buldan, pakette önerilen seçim sistemlerine ilişkin bir soru üzerine, henüz parti olarak bir araya gelip bu konuyu tartışmadıklarını kaydetti. Bu hafta sonu Merkez Yönetim Kurulu'nu tekrar toplayacaklarını ve seçim sistemini ele alacaklarını söyledi.