Avukatların 5 haftadır Öcalan’la görüşmesi ‘havadan sudan’ gerekçelerle engelleniyor. Öcalan’ın Kürt sorununun çözümünde kilit role sahip olduğunu belirten siyasi partiler, tecridin savaşı ve çatışmayı derinleştirmeye yönelik bir girişim olduğunu söyledi.

BDP: Tecritle savaş derinleştiriliyor

Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Eşbaşkanı Hamit Geylani Öcalan’ın tecride alınmasını çok net sözlerle, „Bu tecrit kararı savaşın devamını sağlamaya yöneliktir“ şeklinde değerlendirdi. Geylani, „Avukatların İmralı’ya gitmesini engellemek, bu savaş hareketinin son bulmasını ve barışa dair olası yeni bir mesajını engellemeye yöneliktir. Bu da çok tehlikeli bir tavır ve kirli politikadır“ dedi. Yeni bir çözüm yolunu aralamak amacıyla BDP olarak Öcalan ile görüşme için Adalet Bakanlığı’na başvuruda bulunduklarını hatırlatan Geylani, „Öcalan’ın özgürlüğü toplumsal barışa çağrıdır. Hükümet bunu yerine getirmediği için tecridi derinleştiriyor. Olası bir barış mesajı çıkmasın diye bu görüşmeler engelleniyor. Bu savaşa devam mesajıdır“ dedi.

ÖDP: Kazananı olmaz

Çatışmasızlık sürecinin devamı için Öcalan ile yapılan görüşmelerin önemli olduğunu belirten Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) Genel Başkanı Alper Taş, hükümetin savaşı derinleştirmekten yana eğilim gösterdiğini belirtti. „Bu savaşın kazananı olmaz herkes kaybeder“ uyarısında bulunan Taş, çatışmaların derinleşmesi halinde bunun bölgesel çatışma ve iç savaşa dönme ihtimali bulunduğunu söyledi. „Bir an önce savaşsız, çatışmasız bir çözüme ihtiyaç var. Bu konuda Öcalan’ın inisiyatifi belirleyici olur“ diyen Taş, „Bunun için Öcalan ile görüşme yolları tıkanmamalı. BDP’nin Öcalan ile görüşmesine izin verilmeli ve Öcalan’ın mesajları topluma yansımalıdır. Şiddetin durması açısından bu önemlidir. Sorun Kürt siyasi hareketi ile diyalog kurarak çözülebilir“ dedi.

EMEP: Acılar derinleşecek

Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Selma Gürkan, Kürt hareketine yönelik yönelimlerin yerel seçimlerden sonra yoğunlaştığını genel seçimlerden sonra da zirve yaptığını belirtti. Gürkan, „Bu özel yönelim saldırı ve tasfiye boyutunu aldı Kürt hareketine karşı. Öcalan ile görüşmenin engellenmesi de Kürt hareketine yönelik tasfiye politikasının bir parçasıdır“ diye konuştu. Gelişmeleri kaygı ile izlediklerini belirten Gürkan, „Bölgedeki gelişmelerle birlikte bu tasfiye süreci hızlanmıştır. Bu politika böyle sürerse öyle görünüyor ki bu topraklarda acılar derinleşecek“ dedi. „30 yıldır bu politikaların tamamı uygulandı ve karşılık bulmadı“ diyen Gürkan, AKP’ye şu çağrıda bulundu: „Emek ve demokrasi güçlerinin sesine kulak vermesini istiyoruz. Kürt sorununun demokratik çözümünün sağlanmasını talep ediyoruz. Aksi takdirde tarih önünde en az Mübarek, Esad ve Kadaffi kadar sorumlu olacaktır bunu bilmeleri gerekmektedir.“

CHP: Türkiye ateşle oynuyor

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu ise, „Öcalan ile şimdiye kadar devlet neyi görüştü. Bu görüşmelerde ne ele alındı ve hangi konuda mutabakata varıldığını ve bu görüşmelerin neden kesildiğinin hükümet tarafından kamuoyuna açıklanması lazım“ dedi. Yaşanan çatışmalı sürecin sona ermesi çağrısında da bulunan Tanrıkulu, „AKP’nin izlediği bu güvenlik politikalarıyla sorunun çözümünü güvenlik politikalarına endeksleyen politikalarla Türkiye ateşle oynuyor. Öne çıkarılması gereken barış ve demokrasi programıdır. Bu duyarlılık ve söylemin ortaya çıkarması lazım. Türkiye yeniden 90’lı yıllardaki o acı yıllara dönmemelidir. Dönerse bunun sonuçları çok ağır olur. Yapılması gereken bir demokrasi projesinin bir uzlaşı projesinin siyasetin bütün kurumlarıyla harekete geçirilmesidir“ şeklinde konuştu.

DSİP: İlk adım zorunlu
Devrimci Sosyalist İşçi Partisi (DSİP) Genel Başkanı Doğan Tarkan, barışa giden yolun Öcalan ile müzakerelerden geçtiğini belirterek, „Barışa giden yolda ilk adım mutlaka Öcalan’ın özgürlüğünün genişletilmesi olmalıdır. Bu ilk adım atılmadan başka adım atmak zordur“ dedi. „Sosyalist ve demokratik güçlere düşen de bu adımın atılması için çaba sarf etmektir“ diyen Tarkan, Öcalan’a Özgürlük İnsiyatifi’nin önemine vurgu yaptı. AKP’ye yakın çevrelerin ‘PKK Öcalan’ı devre dışı bıraktı’ iddialarına tepki gösteren Tarkan, „Bu saçma ve komplocu bir yaklaşımdır“ dedi. Avukatların İmralı’ya götürülmemesine tepki gösteren Tarkan, „Öcalan ile hareketin geri kalanı arasındaki ilişkiyi kesmeye çalışıyorlar“ dedi.


 DİHA/ANKARA