HDK Eşsözcüsü Gülistan Kılıç Koçyiğit, İmralı'daki tecride dikkat çekerek, "Öcalan’dan ailesinin bir görüşmesi dışında 5 Nisan 2015’ten beri haber alınamıyor. Ne sağlığı ne de güvenliğine ilişkin bir bilgi dahi alamıyoruz" dedi. 

Halkların Demokratik Kongresi (HDK) 8’inci Dönem 4’üncü Genel Meclis Toplantısı’nı gerçekleştirdi. İstanbul merkez binasında yapılan toplantı salonuna, “Eşsözcümüz Onur Hamzaoğlu’na özgürlük” pankartı asıldı. Toplantının açılış konuşmasını yapan HDK Eşsözcüsü Gülistan Kılıç Koçyiğit, 14 Temmuz ölüm orucunda yaşamını yitiren Hayri Durmuş, Kemal Pir, Ali Çiçek ve Akif Yılmaz'ı anarak konuşmasına başladı. Koçyiğit, “1980 askeri darbe zamanında birçok hukuksuz uygulama vardı. Bütün bunlara karşı da direnen ve direnerek özgürlük mücadelesinin yolunu açan Kemal Pirleri de saygıyla sevgiyle anmak istiyorum. Onların mücadelesi bugün bizim varlık gerekçemizi oluşturuyor” dedi.

Meclis işlevsizleştirildi

Koçyiğit, OHAL koşullarında yapılan 24 Haziran seçimlerinin meşru olmadığını belirtti. Yeni sistemle meclisin işlevsizleştiğini ve milletvekillerinin bir notere dönüştüğünü kaydeden Koçyiğit, “Bizim için asıl olan radikal demokrasi ve halk meclislerinin kurarak doğrudan katılımıdır. Ne yazık ki Türkiye çok sınırlı da olsa kendi parlamenter demokrasisini bir şekilde tasfiye etmiş, eliyle yeni bir monarşi ikame etmiştir” dedi.

Kabinenin bir şirket mantığıyla yönetilen ülke gerçekliğini gösterdiğini dile getiren Koçyiğit, ne bu kabineden ne de bu hükümetten Türkiye’ye ne demokrasi ne eşitlik ne de özgürlük gelmeyeceğini söyledi.

Sistem rantın yanında

Koçyiğit, ueni sistemin sermaye ve ranattan yana olduğunu ifade etti ve ekledi: ''Her gün iş cinayetiyle insanlarımız yaşamını yitirirken Çalışma Bakanlığı gibi önemli bir bakanlığı da Aile Bakanlığı’yla birleştirilmesini kabul etmememiz gerekiyor. Bu bize, kurulan yeniz sistemin sermaye ve ranttan yana olduğunu, ölen hiçbir işçinin gerçek anlamda bir değerinin olmadığını ve sadece üretimin bir aparatı olarak gördüğünü belirtmemiz gerekiyor.”

Öcalan'dan haber alınamıyor

Barış akademisyenlerini tehdit eden organize suç lideri Sedat Peker’in yargılandığı davada beraat kararı verilmesine tepki gösteren Koçyiğit, “Bir mafya bozuntusu Sedat Peker bu ülkenin yargısı tarafından aklandı. Barış istediği için sevgili eşsözcümüz Onur Hamzaoğlu aylardır cezaevinde rehine olarak tutuluyor. Yine aynı şekilde bir mafya liderine yapılan sağlık raporu ve buna bağlı çıkarılan sınırsız görüş hakkının hukukun nasıl ayaklar altına alındığının da göstergesidir. Bunun karşısında nasıl bir hukuksuz uygulamayla karşı karşıyayız? İmralı Cezaevi’nde hiçbir şekilde ailesi ve avukatlarıyla görüştürülmeyen Sayın Abdullah Öcalan üzerinde uygulanan mutlak bir tecrit uygulaması da aynı ülkede olmaktadır. Öcalan’dan ailesinin bir görüşmesi dışında 5 Nisan 2015’ten beri haber alınamıyor. Ne sağlığı ne de güvenliğine ilişkin bir bilgi dahi alamıyoruz. Bu iki uygulama arasındaki farklılığın kendisi aslında devletin nasıl yönetildiğini ve klasik anlamda bahsettiğimiz devletten bir eser kalmadığını da gösteriyor” şeklinde konuştu.

Koçyiğit, 19 Temmuz’da HDK Eşsözcüsü Onur Hamzaoğlu ve siyasetçilerin yargılandığı davanın duruşmasına katılım çağrısında bulundu.

 

İSTANBUL