Öcalan’ın savunmasını üstlenen Asrın Hukuk Bürosu’nun 43 avukatı, Türkiye genelinde 22 Kasım'da 'KCK' adı altında düzenlenen operasyon kapsamında gözaltına alınmış, 36’sı “Önderlik Komitesi üyesi” oldukları iddiasıyla tutuklanmıştı. Avukatların tutuklanması üzerinden 4 ay geçmesine rağmen iddianame hazırlanmadı. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, Asrın Hukuk Bürosu'na bir mektup göndererek, savunmasını üstlenen avukatların tutuklanmasına ilişkin tanık olarak dinlenmesini istedi.

Siyasi komplo

"Önderlik Komitesi içerisinde yer alarak İmralı ve Kandil arasında köprü olmak" ile suçlanan avukatlarına yönelik operasyonu "hukuk garabeti ve siyasi komplo" olarak değerlendiren Öcalan, 3 Şubat tarihinde gönderdiği mektubunda şunları vurguladı: "İddia edildiği gibi avukatlar eğer 'Önderlik Komitesi'ne' bağlı olarak çalışmışlarsa başta benim ifademin alınması gerekir. Şimdiye kadar savcı benim ifademe başvurmamıştır. Savcının hayli kapsamlı suç iddiaları, direk şahsımı hedeflemektedir. Dolayısıyla tüm bu iddialara ilişkin olarak başta beni sorgulaması gerekir. Tamamen TC'nin ilgili yöneticilerinin kontrol ve izniyle yürütülen avukat görüşmeleri, yasaldır ve gizli örgütle, hele hele eylemsel talimatlarla ilişkilendirilmesi tamamen bir hukuk garabet ve siyasi komplodur."

Avukatlar başvurdu
Tutuklu avukatların savunmasını üstlenen meslektaşları, 29 Şubat'ta İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına soruşturma kapsamında Öcalan'ın tanık olarak dinlenmesini istedi. Aralarında avukat Ercan Kanar, Gülizar Tuncer, Bahri Bayram Belen'in de bulunduğu 8 avukat, savcılığa teslim ettikleri dilekçede, yıllardır Öcalan ile yapılan görüşmelerin kayıt altına alındığı ve tutuklu meslektaşlarının "Önderlik Komitesi" suçlamasıyla yargılandıkları anımsatıldı. Soruşturmanın odağında Öcalan'ın olduğu ifade edilen dilekçede, "Maddi gerçeğin araştırılması açısından suçlamalarla ilgili Abdullah Öcalan'ın beyanları önem taşıyacaktır. Beyanın alınması yargılama hukukunun temel ilkeleri açısından hukuki bir zarurettir" denildi.

Savcılıktan henüz yanıt yok
Adil ve tarafsız bir soruşturma ve yargılama talebinin dile getirildiği dilekçede, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde yer alan "Adil yargılama hakkı ilkesine", "Masumiyet karinesi ilkesine", "Tarafsız bir soruşturma, sorumluluğun temelsiz olduğunu gösterdiğinde dava açmamak veya davaya devam etmemek" maddelerine de atıfta bulunuldu.
Öcalan'ın Asrın Hukuk Bürosu'na gönderdiği mektuba da yer verilen dilekçede, davada tanıklık yapmak istediği belirtildi. Avukatların başvurusu üzerinden geçen iki haftaya Öcalan'ın tanık olarak dinlenip dinlenmeyeceğine ilişkin savcılıktan yanıt verilmedi.

Av. Bahri Belen: Öcalan’ı dinleyin

Öcalan’ın savunmasını üstlenen 400 hukukçu avukat arasında yer alan Bahri Bayram Belen, avukatların adil yargılanması için Öcalan’ın tanık olarak dinlenmesi gerektiğini belirterek, şöyle konuştu: "Soruşturma savcısının suç isnadı olduğunda sanık veya şüphelinin suçlandığı eylemle ile ilgili kanıtları lehte aleyhte bütün delilleri toplamak zorundadır. Bu savcılık makamının temel görevidir. Savcılar soruşturma kapsamında Öcalan’ın tanık olarak ifadesine başvurmazsa görevlerini yapmamış olacaklardır. Avukatların Öcalan ile yaptıkları görüşmelerin örgüte aktarıldığı iddia ediliyorsa bunun Öcalan’a sorulması gerekiyor. Böyle bir talep ve istekte bulunup bulunmadığı böyle bir şey söyleyip söylemediği sorulması gerekiyor. Savcılık İmralı Adası’na gidebilir, yoksa Öcalan’ı davet edebilir.”

MÜTHA ÇETİN - DİHA/İSTANBUL