
HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, PYD Eşbaşkanı Salih Muslim ve Almanya Sol Parti Eş Genel Başkanı Bernd Riexinger gibi siyasetçiler önemli mesajlar verirken, çok sayıda sanatçı ve kültür grubu da festivale coşku, moral ve renk kattı.
Güvenlik ve organizasyona tam not
Türk devletinin festivali engellemek için yaptığı tüm girişimler sonuçsuz kalırken, güvenlik, organizasyon ve ortak çalışma konusunda festivalin tertip komitesi alana gelen onbinlerden tam not aldı. Başta Almanya’nın diğer kentleri olmak üzere Avrupa’nın değişik ülkelerinden gelenler, Rhein Nehri sahilindeki Deutzer Werft alanında buluştu. Titiz güvenlik kontrolleriyle sabahın erken saatlerinden itibaren onbinlere açıldı. Polis de alanın etrafında yoğun güvenlik önlemi aldı.Oldukça sıcak bir havanın hakim olduğu alanda gençler ve kadınlar sürekli hareket halindeydi. Müzik ve alanın belli bölgelerinde davulun ritmiyle gençler sürekli halay çekti.
Festival sahnesinde, ‘Bi rihê Berxwedana xweserîyê, ber bi azadiya Rêber Apo û Kurdistanê ve -Öz yönetiminin direniş ruhuyla Önder Apo ve Kürdistan’ın özgürlüğüne doğru-‘ pankartı, Öcalan, İbrahim Kaypakkaya, Deniz Gezmiş, Mahir Çayan, öz yönetim ve Rojava direnişçilerinin büyük boy posterleri vardı.
Festival sahnesinin kenarına ise Cizre ve Sur’da Türk devletinin vahşeti ve yıkımını simgeleyen maket konuldu.
24’üncüsü gerçekleştirilen gerçekleştirilen Festival, Mehmet Tunç, Sêvê Demir, Pakize Nayır, Faysal Ebu Leyla şahsında öz yönetim ve Rojava’da şehit düşenlere adandı.
PKK yasağının kaldırılması istendi
Başta kadınlar olmak üzere Kürdistanlıların ulusal kıyafetleri, taşınan bayrak, flama ve posterler de festival alanını tam bir renk cümbüşüne çevirdi. Festivalin açılışı, yılların emektar grubu Koma Berxwedan’ın seslendirdiği marşlarla gerçekleşti.Almanya Demokratik Kürt Toplum Merkezi (NAV-DEM) Eşbaşkanları Fatoş Göksungur ve Bahattin Doğan ortak açıklama yaptı. Ortak açıklamada, “Türk devleti her fırsatta Kürt düşmanlığını sürdürüyor. Rojava’ya saldırı bunun en açık örneğidir. Avrupa devletlerine çağrımız bu mücadelede bizim yanımızda olmalarıdır. Bununla birlikte Öcalan üzerinde büyük bir tecrit var. Öcalan’ın özgürlüğü hepimizin özgürlüğüdür diyoruz” ifadeleri yer aldı. NAV-DEM’in açıklamasında Almanya’da tutuklu bulunan Kürt siyasetçiler, ATİK yönetici ve üyeleri ile Anadolu Federasyonu üyelerinin derhal serbest bırakılması, 23 yıllık PKK yasağının kaldırılması istendi.
Alevilerin özgürlüğü Kürtlerle olur
Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu Genel Sekreteri Özgür Öz, “Aleviler, 72 millete aynı nazarla bakıyor. Bu devlet 1921, 1938’de Alevileri katletti, bugün Kürdistan’ı yerle bir etti. Alevileri katleden Yavuz Sultan Selim’in adını da 3’üncü köprüye verdi. Türkiye’de Aleviler başta olmak üzere kendi kimliklerinin ve inançlarının özgürleşmesini isteyen herkes Kürt halkının haklı mücadelesiyle ortak hareket etmeli” dedi.HDK Avrupa adına söz alan Sakine Demir ile Gülhan Özkan da 18 yıldan bu yana İmralı’da bulunan Öcalan’ın etrafında insan zincirinin oluşturulması gerektiğini söyledi.
İngiltere’de Öcalan’ın özgürlüğü için kampanya başlatan Unite the Union sendikası adına Steve Sweeney de Öcalan’ın sıradan biri olmadığını, bir halkın kimliğini ve insanlığı temsil ettiğini belirtti.
Gençlerden mesaj
Duisburg’tan 31 Ağustos’ta başlattıkları 3 günlük uzun yürüyüşten sonra alanda bulunan katılımcılarla buluşan gençler de Önderleri için yapmayacağı fedakarlığın olmadığı mesajını verdi. Öcalan’ın posterleriyle alana giren gençler, büyük bir coşkuyla karşılandı. Gençlik yürüyüşünü organize eden Ciwanên Azad Avrupa Koordinasyonu şu açıklamada bulundu: “Önderliğimize yönelen düşman, tüm parçalarda işgal, soykırım ve teslimiyeti dayatmaktadır. Buna karşı direnmek, savaşmak ve intikam almak onurlu yaşamın tek yoludur. Bundan sonra her gün Önder Apo’yu özgürleştirme günü, her an Önder Apo ile yaşama anıdır.”Koordisyana Komelên Jinên Kurdistan da gerek Kuzey Kürdistan’da gerekse de Rojava’da Kürt halkının özgür yaşamını koşullarını yarattığını, sömürgeci güçlerin ise işgal ve DAİŞ’i kullanarak kazanımlara saldırdığını belirtti.
Demokratik Güç Birliği’nin mesajında ise “Bugün Türkler, Kürtler, Çerkezler, Ermeniler buradayız. Almanya Türk devleti ile ilişkilerinden dolayı bu festivali engellemeye çalıştı. Ama bilmedi ki biz Kaypakkaya’nın, Mazlum Doğan’ın, Kemal Pir’in yolunda yürüyoruz. Kararlılık sonunda bu festival gerçekleşti” ifadesi yer aldı.
‘İkinci Lozan’ın peşindeler’
Öte yandan KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Cemil Bayık’ın da mesajı vardı. Öcalan şahsında halklara yönelik bir kirli konseptin devreye konulduğuna vurgu yapan Bayık, bunun ‘İkinci Lozan’ olarak adlandırıldığını söyledi. Bayık mesajında “Halkımız bu konsepti iyi anlamalı ve buna karşı mücadele etmelidir. Söz konusu konseptin boşa çıkarılması, Önder Apo’yu sahiplenme ile mümkündür. Bugüne kadar elde ettiğimiz başarıların Önder Apo çizgisi sayesinde olduğu herkes tarafından biliniyor. Bundan dolayı, halkımız ve demokrasi güçleri, Önder Apo’dan haber alıncaya kadar eylemlerini devam ettirmelidir” ifadesini kullandı. Bayık mesajında Avrupa’daki Kürtler ve dostlarının hem Öcalan’a dönük tecrit konusunda hem de AKP’nin işgal ve faşizan uygulamalarına karşı önemli eylem ve etkinlikler geliştirdiğine dikkat çekerek kutladı.60 kişilik folklor ekibi
Festivalin kültür programı ise oldukça zengindi. TEV-ÇAND’ın organizesini üstlendiği programda, Koma Berxwedan, Hesen Şerif, Koma Bajar, Özlem Gerçek, Şahiya Stranan ve Umuda Haykırış gibi sanatçı ve müzik grubu sahne aldı.
Festival alanında 60 kişilik folklor ekibi Colemerg, Ezîdxan, Agiri ve Van yöresi oyunlarını sahneledi. Folklor ekibi, DAİŞ ve El Nusra gibi çete örgütlerinin zulmü ve bu zulme karşı Kürtlerin verdiği mücadeleyi anlatan figürlere yer verdi.
Oldukça neşeli ve coşkulu bir atmosfer içinde gerçekleşen 24’üncü festival, KCDK-E Eşbaşkanı Yüksel Koç’un konuşması ve Şahiya Stranan’ın dinletisiyle son buldu.
Demirtaş: 50 kişinin etrafında milyonlar kenetlenecek
Festivalin konuşmacıları arasında bulunan HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, Öcalan’ın sağlığı konusunda büyük endişe duyduklarını, bundan dolayı 5 Eylül’de Amed’de yapılacak olan süresiz dönüşümsüz açlık grevine katılacak olan 50 kişinin etrafından milyonların kenetleneceğini söyledi.
Demirtaş, ortaya çıkan Kürt gerçekliği karşısında ise başta Almanya olmak üzere tüm dünyanın doğru alması gerektiğini söyledi.
Konuşması ‘Bijî Serok Apo’ sloganlarıyla kesilen Demirtaş “Daha güçlü bir şekilde, dünyanın duyacağı bir şekilde ve sesimizin Başkan Apo’ya gideceği bir şekilde yükseltelim” dedi.
Demirtaş “100 yıl önce kendi topraklarımızda bizi yok sayanlar, ülkemizi kendi emelleri doğrultusunda parçalayanlar, Kürdistan’da sömürgecilik hukukunu uygulayanlar bilmelidir ki tarih yeniden yazılacaksa, bunun arkasında dimdik duran bir halk gerçekliği vardır. Bütün devletler bunu görerek hareket etmesi gerekiyor. Almanya’da bu gerçeği görmeli. Kürt yokmuş gibi davrananlar kaybedecek. Biz Kürtler artık umutsuz ve çaresiz değiliz. Bütün devletler bunu görmeli. Bütün güçler DAİŞ karşısında titrerken Rojava’nın yiğit kadın ve erkeklerinin büyük bir direniş ortaya koyduğunu ifade eden Demirtaş “Bu başarıyı bütün dünya ayakta alkışlarken birileri PYD terörist diyor. AKP ve Erdoğan’ın desteklediği ÖSO barbarlarıdır. Asıl teröristi görmek istiyorlarsa onlara baksınlar” ifadelerini kullandı.
Demirtaş devamla “Erdoğan ve işten çıkarılan Davutoğlu, DAİŞ ile işbirliği yaptı. Umutlarını onlara bağladı. Ama yenildiler. Şimdi ise onlara Cerablus’ta ÖSO ile nefes aldırmak istiyor. Kürtler ise barbarlığa karşı mücadele ediyor ama hak ettiği desteği alamıyor. Eğer DAİŞ eski gücüne kavuşursa Kürtler kadar Alman halkı da bundan zarar görür” dedi.
Demirtaş “Şu anda kritik mesele İmralı’dır. Kendisinden haber almadan her onurlu Kürt alanlarda olacak. Bu bir taktik değil. Gerçekten haber alamıyoruz durum kritiktir. 15 Temmuz’da darbecilerin içinde olduğu bir helikopterin adaya ateş açtığını biliyoruz. 50 gündür haber alamıyoruz. Sayın Abdullah Öcalan’dan haber alana kadar Amed’te açlık grevi olacak. Tek bir talebi var, avukat ve aileler gitmeli. Bilgi alınırsa açlık grevi bitecek. Yoksa kaygılarımız, had safhaya çıkacağız. 50 kişinin etrafında milyonlar kenetleneceğiz.”
‘Türkiye de DAİŞ gibi kaybedecek’
PYD Eşbaşkanı Salih Muslim, 24’üncü Uluslararası Kürt Kültür Festivali’nde verdiği Kürtçe, Türkçe ve Arapça mesajında Türkiye’nin de DAİŞ gibi kaybedeceğini söyledi. Muslim, “Biz savaşçı bir halkız. Başkan Apo’nun öğrencileriyiz. Bugün Kürt halkı, Süryani ve Arap halkıyla ortak bir sistem kuruyor. Bu aynı zamanda Ortadoğu için bir çözüm sistemidir” dedi.
Muslim, “Türkiye ve Suriye halklarına karşı değiliz. Biz herkese saygı gösteriyoruz. Kardeşlik mücadelesini veriyoruz. Bunu da kendi kanımızla yazıyoruz. AKP ne yapıyor? DAİŞ’e yardım ediyor. Siz de DAİŞ gibi yok olacaksınız. Bunlar hakların başına çullanmış, hırsızlık yapıyorlar. DAİŞ’e yardım ediyorlar. Biz kardeşlik ve kardeşlik mücadelesini istiyoruz. Kimse bunlara inanmasın” vurgusunda bulundu.
‘Öcalan ile görüşmek istiyorum’
Almanya Sol Parti Eş Genel Başkanı Bernd Riexinger, Köln kenti Sol Parti Milletvekili Matthias W. Birkwald ile sahneye çıkarak festival alanındakileri selamladı. Riexinger, “Bu mücadelede Kürt halkının yanında olduğumuzu belirtmek istiyorum. Erdoğan’ın halklara karşı yürüttüğü savaşı kınıyorum. Avrupa Birliği, Türkiye ile yaptıkları üyelik müzakerelerini derhal durdurmalı. Alman hükümetinin Türkiye’de yaşanan bu vahşete sessiz kalması kabul edilemez” dedi. Türkiye’nin Suriye’deki işgalci pozisyonuna son vermesini isteyen Riexinger, devamla Alman hükümetinin işgalciden yana değil, mazlum Kürt halkından yana olması gerektiğini ifade etti. Riexinger’ın Öcalan’a yönelik tecrit hakkında söyledikleri ise şöyle: “Sayın Öcalan tecrit altında. Tecrit işkencedir ve insanlık suçudur. Türkiye’ye gidip Öcalan ile görüşme talebinde bulunacağım. Öcalan serbest bırakılmalı . Barış görüşmelerine başlanmalıdır.”
Alman basını festivali nasıl gördü?
Spiegel Online: 30 bin Kürt, Öcalan’ın özgürlüğünü talep etti, Türk Cumhurbaşkını Erdoğan’ın siyasetini protesto etti.Emniyet Müdürlüğü Sözcüsü, köprü üzerinde bırakılan bir sırt çantasından şüphelenerek kısa süreliğine köprü geçişi kapatmak dışında hiç bir aksiliğin yaşanmadığını, etkinliğin bin polisin görevlendirilmesi ile sakin geçtiğini ifade etti.
Focus Online: Etkinliğe katılanların görüşleri genel olarak, ‘Şiddet eken, şiddet biçer’di. Barış müzakerelerini bitirenin ‘Erdoğan’ olduğu yorumları yapıldı. Etkinliğe katılan Sol Parti Eş Genel Başkanı Bernd Riexinger, Kürt metropolü Diyarbakır ziyaretinden şöyle bahsetti ve şunları söyledi: “Orada kadınları gördüm, ellerinde 17, 18 yaşında kız ve oğullarının resimleri ile büyük bir üzüntü ile yas tutuyorladı. Ölülerini dahi gömmeye izin verilmiyordu.”
ZEİT: Etkinliğe katılan Sol Parti Eş Genel Başkanı Riexinger, PKK yasağının kaldırılmasını savundu ve şunları söyledi: “Talebimiz çok açık ve net. Öcalan daha fazla hapiste kalmamalı, müzakereler için muhattap alınmalı.” Riexinger, konuşmasının devamında, Alman hükümetin demokrasiyi ayaklar altına alan ve bir halka karşı savaşan Erdoğan ile ilişkisini eleştirdi.
N-TV: Kürtler memleketlerindeki durumundan dolayı ‘Erdoğan’ı protesto etti. Genç kadınların savaş kıyafetleri dikkat çekti. Etkinlikte konuşan PYD Eşbaşkanı Salih Muslim, hiç bir zaman Türk halkına karşı olmadıklarını ve olmayacaklarını vurguladı. Halkların kardeşliğini savunan Muslim, Rojava’nın Türkiye için bir tehlike olmadığını söyledi. Bunun üzerine katılımcılar “Katil Erdoğan” diye sloganlar attı.
ERDAL ALIÇPINAR / ERKAN GÜLBAHÇE / KÖLN