
Gazeteci Yazar Roni Margulies ise Öcalan'ın hükümete önemli çağrılar yaptığını ve görüşmelerin yasal zemine oturtulması gerekliliğini vurguladığını söyledi. Margulies, "Tehdit yok, zaman sınırlaması dayatması yok. Ama uzun zamandır belirlediği çok net tavrını tekrar vurgulamış. Adım atılmasını bekliyor. Her zamanki gibi çok olumlu, umutlu ama belli ki top artık hükümetin sahasında. Adım atılmasını, yasal zemine geçmesini istiyor ve tümüyle haklı tabi ki" dedi.
Akademisyen Doç. Dr. Hüseyin Kalaycı, Öcalan'ın mesajını hükümeti yasal çerçeveye çağırma bildirisi olarak değerlendirdi. Hükümetin oyalama taktiği uyguladığını belirten Kalaycı, "Bu nedenle de, görüşmeler, acil olarak yasal statüye kavuşturulmalı. Silahlar sustu. Bundan sonra asıl görev Türkiye Cumhuriyeti'ne düşüyor" dedi. Hükümeti yetersiz bulduğunu vurgulayan Kalaycı, "Konjonktür Kürtlerden yana. İsteselerdi hükümeti zorlayabilirlerdi, zorlamadılar. Bu da iyi niyetli olduklarını gösteriyor" diye konuştu. Hükümetin KCK tutuklularını elinde koz olarak tuttuğunu ifade eden Hükümetin ikircikli tavrını son derece ikiyüzlü bulduğunu söyleyen Kalaycı şöyle devam etti: "Hükümet yolsuzluk meselesinde çamura batmış durumda. Bu nedenle de anayasal düzenleme yapacak durumda değil. Kendi derdine düşmüş. Bu hükümetten demokratik adım beklemek zor. Ama Öcalan gereken uyarılarını yaptı. Demokratikleşme çalışmalarının hızlandırılması çağrısını okudum ama hükümetin bunu karşılaması zor."
Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Nazan Üstündağ ise mesajı "şahane" diye tanımladı ve ekledi: "Çok umut dolu. Herkesin kendisine ders çıkarması gereken bir mesaj. Herkes kendisine bir görev çıkarmalı. Öcalan bir kez daha Ortadoğu'nun en önemli liderlerinden biri olduğunu kanıtladı. Dört dörtlük bir mektuptu. Türkiye halkları da üzerlerine düşeni yapacaktır. Demokrasi ve barış hareketinin yükseltmesi gerektiğinin heyecanını yaşadık Öcalan sayesinde."
Gazeteci İsmet Berkan, mesajı "Tam bir barışa bağlılık iradesi" olarak değerlendirdi. Geçen yıl ki mesajın daha ayrıntılı ve talimatlar içeren bir mesaj olduğunu bu yılkinin ise daha heyecan dolu olduğunu belirten Berkan, mesajı umut verici olarak değerlendirdi. Berkan, "Barış ne kadar kıymetli bir şey işte bu mesaj bunu bir kez daha gösterdi" dedi.
Yazar Emine Uçak Erdoğan da mesajın sürecin devamından yana olan ifadelerinin güçlü olduğunu belirterek, "Öcalan yasal çerçeve konusundaki haklılığını gözler önüne serdi" dedi. Öcalan'ın uyarılarının da önemli olduğunu ifade eden Erdoğan, "Bütün tarafla müzakerenin hassasiyetine dikkat göstermesi gerekiyor. Öcalan da mesajın da buna vurgu yapıyor. Böyle bir normalleşme sürecinin ardından ancak kalıcı barış gelir. Tekrar çatışmalı sürecin başlaması düşünülemez. Türkiye'nin böyle bir lüksü yok" diye konuştu.
Gazeteci-Yazar Mustafa Sönmez, "Barışta ısrar edilmesi, silahlı çatışmaların bir daha başlamaması gibi bir beklentim vardı bu da Öcalan'ın mektubunda oldu" dedi. Sönmez, şunları kaydetti: "Haklı olarak sonuç bekleniyor. Geçen Newroz'dan bu yana silahlar sustu, bu çok önemli; çatışmaya girilmedi, bu da önemli. Ama beklentiler tam olarak karşılanmış değil. Ne anadilde eğitim noktasında ne de demokratik özerklik konusunda elle tutulur bir yol alınmış değil. Göstermelik bazı adımlar var anadilde eğitim konusunda. Bu da beklentilere cevap veren bir durum değil. Türkiye kamuoyunun da beklentisi mutlaka barışa devam ve müzakereler yoluyla problemin halli yönündedir."
Gazeteci Altan Öymen ise mektubunun içeriğinin ve üslubunun güzel olduğunu söyleyerek, "Mektupta öne çıkan önerileri reddedilmemesi gereken öneriler olarak görüyorum" dedi. Bu önerilerim içeriğinin doldurulması gerektiğinin altını çizen Öymen, barışın Türkiye'de bütün ilgili unsurların katılması ile sağlanabileceğine vurgu yaptı. "Hükümetin çok rasyonel bir çizgide düşündüğünü ve hareket ettiğini sanmıyorum" diyen Öymen, sürecin ilerleyebilmesi için mektupta da belirtildiği gibi KCK tutukluların ve hasta tutsakların serbest bırakılması gerektiğini ifade etti. Öymen, Öcalan'ın, "Her savaşın sonunda bir barış vardır" sözünün ise çok doğru olduğunu söyleyerek, barışın Türkiye'ye gelmesi için herkesin görevini yerine getirmesini istedi.
DİHA/İSTANBUL