
KCDK-E Başkanlık Divanı, Türkiye’nin yaşamış olduğu derin kriz ve kaosu 15 Temmuz 2016’da yapılan askeri darbe girişimi ile birlikte sözcüğün gerçek anlamıyla tam bir çökme, yıkılma ve dağılma sürecine girdiğini belirtti. KCDK-E yaptığı yazılı açıklamada “Bu dağılmayı engellemek ve kendi ömrünü biraz daha uzatmak isteyen hükümet ve iktidar yapısı OHAL’i ilan etmenin yanında tam bir diktatörlük sürecine de girmiştir. Erdoğan’ın öncülüğünde gelişen bu diktatörlük en çok Kürtleri etkilediği ve baskıya, şiddete ve soykırıma en çok uğrayan Kürtler olduğu açıktı. Darbe girişimin ardından büyük bir kuşku ve kaygı içerisinde olan Kürt halkı, Başkan Abdullah Öcalan’la ailesinin görüştürme talebine rağmen hala ısrarlı bir biçimde reddedilmektedir” ifadesi kullanıldı.
Öcalan’ın, özgürlüğü, sağlığı ve güvenliği konusunun Kürtler için kırmızı çizgi olduğu vurgulanan açıklamada devamla şu ifadeler yer aldı:”Avrupa’da yaşayan Kürtleri ve dostlarını, kadın ve gençleri gelinen aşamada daha fazla duyarlı olmaya, kırmızı çizgilerinden asla vazgeçmemeye, sözün bittiği yerde daha fazla haykırmaya ve eylemlerini kesintisiz kılmaya çağlıyoruz. Bu temelde 13 Ağustos’a Almanya’nın Düsseldorf kentinde, İsviçre’de, Viyana’da, Brüksel’de, Paris ve Marsilya’da, Tokyo’da, Kanada ve Hollanda’da Öcalan’ın özgürlüğü ve can güvenliği için yapılacak yürüyüş ve eylemlere kesintisiz bir biçimde katılma çağrısında bulunuyoruz. Başkan Öcalan’sız bir yaşamın anlamlı olmadığını belirtiyoruz.”
HABER MERKEZİ