Milletvekili Amin, İsveç’in en yüksek tirajlı gazetesi Aftonbladet’te önceki yayımlanan makalesinde, Öcalan'ın adaylığı için Nobel Komitesi'ne başvuru yaptığını yazdı. ANF'nin sorularını yanıtlayan Amin, Ocak ayında Nobel Komitesi’ne başvuruda bulunduğunu belirterek, "Bunu, bugün kamuoyuna açıkladım" dedi. Amin, Öcalan'ın neden aday gösterdiğini ise şöyle özetledi: "Abdullah Öcalan yüzyıldır süren bir anlaşmazlığı çözmek amacıyla barış sürecini başlattığı için ödülü hakkediyor. İkinci olarak da, Nobel Barış Ödülü Kürt halkı ile Türk devleti arasında başlatılan görüşmeleri teşvik etmeli ve güçlendirmeli.  Biz başlatılan bu barış girişimini desteklemek zorundayız. İnsan hakları ve ulusal sorunları silahla çözemeyiz, bunu diyalogla gerçekleştirmek zorundayız. Bunun için Türk devletinin başta Kürt halkı olmak üzere tüm azınlıkların ulusal ve demokratik haklarını kabul etmeli."


ANC ve FKÖ örneği

Bazı kesimlerin Öcalan'a Nobel Barış Ödülü verilmesine PKK'nin 'terör örgütleri listesi'nde yer almasını gerekçe göstererek karşı çıkabileceğini ifade eden Amin, şunları belirtti: "Ancak hem ANC hem de FKÖ’nün değişik devlet ve aktörlere karşı silahlı direniş ve özgürlük mücadeleleri yürüttüklere dönemde 'terör örgütleri' olarak görüldüklerine dikkat çekmek isterim. Bu, 1993 yılında ANC Lideri Nelson Mandela, 1994 yılında FKÖ Lideri Yaser Arafat’a Nobel Barış Ödülü verilmesine engel olmadı. Bunu, barış ödüllerinin sadece çabaları barışla sonuçlanmış kişilere değil aynı zamanda barışın sağlanması için daha fazla çalışılmasını teşvik ve desteklemek amacıyla da verildiği şeklinde yorumluyorum. Doğu Timor özgürlük ve direniş hareketinin liderlerinin barış çabalarının barış anlaşmasıyla sonuçlanmasından çok daha önce kendilerine (1996) Nobel Barış Ödülü verilmişti. Arafat’a ödül verildiğinde  ise hazırlık niteliğinde ancak oldukça yetersiz ve bugüne dek sonuç alınamayan bir barış planı (Oslo Anlaşması) söz konusuydu."
Amin, "ABD ve batılı ülkelerin PKK’yi 'terör örgütü' olarak damgalamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusuna ise şu yanıtı verdi: "Yeşiller olarak biz PKK’yı 'terör örgütü' olarak görmüyoruz. Bunu çok açık bir şekilde ifade ediyoruz. PKK ulusal kurtuluş ve direniş hareketidir. PKK'nin listeden çıkarılması için yapılması gereken pek çok şey var. Bu konu gündemimizde."

Ödül paylaştırılmalı
Armin, makalesinde 2014 Nobel Barış Ödülü’nün Öcalan’la birlikte barışa katkıda bulunacak bir yetkili arasında bölüştürülmesini öneriyor. "Recep T. Erdoğan'ı mı kastediyorsunuz" sorusuna, "Ben barış için mücadele eden ve sürecin başarıya ulaşmasını sağlayacak kişiye de ödülün verilmesini öneriyorum. Devletler içinde değişik kişilerin farklı eğilimler içinde olduğunu biliyoruz. Şiddete başvurulmasını ve sorunun şiddet ile çözülmesini isteyenler olduğu gibi hükümet ve kurumlar içinde sorunun barışcıl yolla çözülmesini isteyenler ve bu amaçla çalışanlar var. Ben herhangi bir isim vermiyorum.  Nobel Komitesine de isim bildirmedim" yanıtını verdi.


MURAT KUSEYRİ/ANF/STOCKHOLM



Dünya devrimine ışık tutuyor


AP eski Milletvekili Luigi Vinci, "Öcalan, kapitalizmin eleştirisini yaparken, Kürdistan devriminin yolunu gösterirken aynı zamanda dünya devrimine ışık tutuyor" dedi.
Kürt Halk Önderi Öcalan’ın savunmalarının İtalyan kamuoyuna tanıtılması amacıyla yapılan toplantılar serisinin ikincisi 7-9 Mayıs tarihleri arasında Alessandria, Firenze ve Torino kentlerinde gerçekleştirildi. Kürdistan İnformasyon Bürosu UIKI ONLUS öncülüğünde gerçekleştirilen toplantıların Alessandria ayağına, Öcalan’a Özgürlük İnisiyatifi Temsilcisi Havin Güneşer, AP eski Milletvekili Luigi Vinci ve Punto Rosso Yayınevi sözcüsü Roberto Mapelli konuşmacı olarak katıldı. Kültür ve Gelişim Derneği'nde gerçekleştirilen toplantıda Güneşer, Öcalan'ın Sümer Rahip Devleti'nden Demokratik Cumhuriyete adıyla yayımlanan ve İtalyanca baskısı "Gılgamış'ın Mirasçıları" adıyla basılan kitabının tanıtımını yaptı. Güneş, İtalyancaya çevrilen Yol Haritası'nı Oslo görüşmelerinin temelini teşkil ettiğinden mutlaka okunması gereken bir kitap olarak nitelendirdi.
AP eski Milletvekili Vinci, Öcalan’ın çözüm perspektiflerini önemsediğini "Bu eserlerin aslında Türkiye ve AB’yi rahatlatması gerektiğine inanıyorum" sözleriyle ifade etti. AB’yi de eleştiren Vinci, Kürt sorununun çözümüyle ilgili Türkiye’ye kendi kriterlerini dayatması gerekirken Türkiye’nin AB’ni kendine benzetmeye çalıştığını söyledi. Öcalan’ın savunmalarında ortaya koyduğu çözüme dair ise şunları söyledi: "Kapitalizmin eleştirisini yaparken, Kürdistan devriminin yolunu gösterirken aynı zamanda dünya devrimine ışık tutuyor."
Toplantılar dizisinin ilki 12-14 Mart tarihleri arasında İtalya’nın Roma, Milano ve Bologna kentlerinde yapılmıştı. n ANF/ROMA