RIZA AYDOĞDU-NİZAM BARAN / MAINZ/MARSİLYA

Almanya’nın Frankfurt ve Fransa’nın Marsilya kentlerinde gerçekleşen panellerde Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik tecrit masaya yatırıldı. Öcalan’dan 2016’dan bu yana hiçbir haber alınamadığına dikkat çekilen konuşmalarda, tecridi kırmak için direnişin büyütülmesinin önemine vurgu yapılarak “Öcalan için özgürlük vakti” mesajı verildi. Avrupa kurumlarına da görevleri hatırlatıldı.

“Özgürlüğe adanmış bir yaşam ve İmralı” direnişi” başlıklı sempozyum serisi kapsamında Frankfurt’ta organize edilen panel Alman Sendikalar Birliği DGB salonunda düzenlendi. İlk sözü alan Güney Afrika Ulusal Meclisi Sözcüsü Lechesa Tsenoli’nin, Öcalan ile Mandela arasındaki benzerliklere dair bir sunum gerçekleştirdi. Öcalan’ın özgürlüğünün Ortadoğu için oldukça önemli olduğunu söyleyen Tsenoli, şunları söyledi: “Sayın Abdullah Öcalan’ın özgürlüğünü biz kendi özgürlüğümüz olarak tanımlıyoruz. Kürt halkı ile dayanışma içerisinde olmak bizim için önemlidir. Leyla Güven başta olmak üzere açlık grevine giren herkesi selamlıyorum. Öcalan’ın özgürlüğüne kavuşmasının vakti gelmiştir.”

Türkiye İmralılaştı!

HDP Mardin milletvekili Ebru Günay, tecritin mutlak tecrite evrildiğini belirterek Türkiye’nin İmralılaştığını ifade etti. Avrupa’daki sistemin ve uluslararası kurumların komplonun ortağı olduğunu belirten Günay, Türkiye’de idam cezası olduğu bir zamanda Avrupa’nın Öcalan’ı Türkiye’ye iade ettiğini hatırlattı.

HDP eski milletvekili Dilek Öcalan, Rojava’daki sistemin Önder Apo’nun perspektifiyle oluşturulduğunu belirterek, işgal altındaki halklara ne yapılması gerektiğini parça parça anlattığını dile getirdi.

Kürt Kadın Hareketi TJK-E adına konuşan Gönül Kaya ise Kürt Halk Önderi Öcalan’ın rolüne işaret ederek, özgür birey, özgür toplum ve özgür kadın mücadelesindeki önemine vurgu yaptı.

İlk defa bu kadar uzun süre oldu

Marsilya Demokratik Kürt Toplum Merkezi’nde düzenlenen toplantıya 200’e yakın kişi katıldı. Kürt Kadın Hareketi-Fransa (TJK-F) tarafından organize edilen toplantıya, Öcalan için açlık grevinde bulunan eylemciler de katıldı.   Asrın Hukuk Bürosu avukatlarından Serbay Köklü, “11 Eylül 2016 tarihinden itibaren sayın Öcalan’dan ailesi, heyet ve avukatları hiçbir şekilde haber alabilmiş değil. İlk defa bu kadar uzun bir süre sayın Öcalan’dan haber alınamıyor. Bu İmralı tecrit sisteminde yeni bir aşamayı ifade ediyor” dedi.

İmralı Guantanamo’yu geçti!

2016 tarihinden sonra CPT ve AİHM’in varoluş çizgileriyle ters düştüğünü kaydeden Köklü, “CPT ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin resmen kendi varoluş gerekçelerini, hukuksal ilkelerini, referanslarını ve tarihsel süreçlerini inkar eden ve yok sayan; meşruiyetini ortadan kaldıran tavır içerisinde olduğunu görüyoruz. Çünkü Sayın Öcalan da diyordu; ‘bu tek başına bir ülkenin başarabileceği bir sistem değil’. Sayın Öcalan zaten İmralı’yı Guantanamo öncesi bir süreç olarak nitelendiriyor. ‘Guantanamo’yu ancak İmralı‘dan sonra uygulayabildiler’ demişti” hatırlatmasında bulundu.

Konuşmaların ardından Öcalan’ın mücadelesini konu alan sinevizyon gösterimi ilgiyle izlendi.