Öcalan’ın avukatlarının, görüşmek için yaptığı 760'ıncı başvuru ile ailesinin 78’inci başvurusu reddedildi.
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın avukatları Mazlum Dinç, İbrahim Bilmez ve Raziye Turgut'un, müvekkilleriyle görüşmek için Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’na yaptığı 760'ıncı başvuru reddedildi. Başsavcılık, avukatların başvurusunu 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun gereğince “Hükümlüler hakkında getirilen kısıtlamaları” gerekçe göstererek reddetti.
Verilen kararla avukatların Öcalan’la görüşme talebi, 27 Temmuz 2011’den bu yana 760'ıncı kez “hava muhalefeti”, “koster bozuk”, “koster onarımda” ve “OHAL” gerekçeleriyle engellenmiş oldu.
Bu arada Öcalan’ın kardeşi Mehmet Öcalan ve ablası Fatma Öcalan’ın yanı sıra cezaevinde bulunan diğer tutuklular Hamili Yıldırım’ın kardeşi Polat Yıldırım, Ömer Hayri Konar’ın kardeşi Ali Konar ve Veysel Aktaş’ın ablası Sabiha Aslan avukatları aracılığıyla Pazartesi görüşme gerçekleştirmek için Bursa Başsavcılığa görüşme başvurusunda bulundu. Başvuruya yanıt veren Başsavcılık, ailelerin talebini 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun’da yer alan “Hükümlüler hakkında getirilen kısıtlamalar” gerekçesiyle reddetti. Ailelerin görüşme talebi 11 Eylül 2016’dan bu yana 78 kez reddedilmiş oldu.
Avukat Ebru Günay: Meclis'te de sürdüreceğiz
HDP'nin Mardin 4. sıra milletvekili adayı olan Öcalan'ın avukatlarından Ebru Günay, Asrın Hukuk Bürosu’nda yaptığı çalışmalarına Meclis’te devam edeceğini belirtti. Günay, "Tecride karşı mücadele hepimizin ayrı ayrı asli görevidir. Çünkü şöyle bir gerçeklik var; Türkiye'de tecrit savaşı, savaş da tecridi derinleştiriyor. Aslında toplumsal barışın inşa edilmesi için tecridin kaldırılması gerekiyor. Özellikle OHAL sonrası süreç için söylüyorum; geldiğimiz aşamada İmralı politikalarının Türkiye'ye yaygınlaşıp uygulandığı bir süreçten geçiyoruz. Aslında Türkiye'nin tamamında şu anda biz tecrit koşullarını yaşıyoruz” dedi.
24 Haziran seçimlerine tecrit koşullarında hazırlandıklarını belirten Ebru, “Sonraki süreçte daha güçlü bir barış savunuculuğu yapabilmemiz için tecridin kaldırılması gerekiyor. Bu süreç ve sonrasında da aktif şekilde mücadeleye devam etmek gerekiyor. İmralı'daki sistemi tek başına hukuki bir sürece indirgeyemeyiz. Tek başına politik bir duruma da indirgeyemeyiz. Sayın Öcalan'ın politik kimliği ve politik duruşundan bağımsız değil bu tecrit” ifadelerini kullandı.