Öcalan'ın avukatı Newroz Uysal, müvekkili ile ilgili yayılan haberlerin tesadüf olmadığını belirterek, geçmişte olduğu gibi planlanarak yapıldığını söyledi. Uysal, son haberlerin ise bilinçli bir şekilde savcılık üzerinden gündemleştirildiğine dikkat çekti. 

Uzun zamandır kendisinden hiçbir haber alınamayan Öcalan hakkında sosyal medya hesaplarında yaşamını yitirdiği iddiasıyla yapılan paylaşımlar milyonları hareketlendirdi. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı iddiayı yalanlasa da açıklama Kürt halkı tarafından ikna edici bulunmayarak, avukat veya ailenin biran önce Öcalan ile görüştürülmesini istiyor. Öcalan’ın hukuk işlerini yürüten Asrın Hukuk Bürosu avukatlarından Newroz Uysal, izolasyon koşulları, ortaya atılan iddialar, buna karşı süren eylemlere ilişkin konuştu. 

 

Devletin şantajı 

Uysal, İmralı sürecinin tamamını izolasyon ve tecrit olarak tanımladıklarını vurgulayarak, ince ince düşünülmüş her şeyine göre planlanmış, tam bir işkence sistemi olduğunu yineledi. İmralı işkence sistemine Öcalan’ın 19 yıldır maruz kaldığını belirten Uysal, “Tecrit hiçbir zaman ortadan kaldırılmadı. Çünkü Sayın Öcalan ne ulusal ne de uluslararası hukuk mekanizmasında tanımlanan bir tutuklu olarak hukuki hakları kullandırılmadı. İmralı’da hukuk tamamen korsan ve tamamen yok sayılıyor. Hiçbir zaman İmralı hakkında ne yazık ki hukuki bir tanımlama yapamadık. Çünkü İmralı’da hukuk hiçbir zaman işlemedi. Devlet her zaman en meşru haklarını bile bir siyasi pazarlık ve şantaj olarak kullandı” dedi. 

 

2 yıldır kritik eşikte

Uysal, Öcalan’ın sesini kısan, halk ile bağını koparan, dış dünyayla tamamen iletişimi koparan bir hal aldığını söyleyerek, bu süreç ile İmralı’daki tüm bağların kopartıldığını dikkat çekti. Uysal, “Avukatları olarak 7 yıldır görüştürülmüyoruz. 19 yılın son iki yılında tecritte kritik bir eşiğe gelindi. OHAL ile birlikte İmralı’da başlatılan hukuksuzluk Türkiye’deki bütün cezaevlerine yayıldı. Bir normalleştirme girişimi söz konusu. 15 Temmuz’dan sonra hem aile hem de avukat görüşleri OHAL adı altında reddediliyor. Kararın kendisi hukuksuzdur” diye konuştu. 

 

Öylesine gündem değil

Uysal, “Mutlak tecrit sürdükçe kimi haberler eskiden olduğu gibi şuan da karşımıza çıkıyor. Bu haberin ortaya çıkışından ziyade Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’nın açıklaması ile gündem yapıldı. Çünkü açıklamadan sonra haberler yayılmaya başlandı. Üzerine gündem yapılan twitter paylaşımı 2015 yılına aittir. İlginçtir ki bu tweti bazı siteler haber yaptı, daha sonra savcılık hemen açıklama yaparak bir gündem oluşturdu. Hiçbir zaman İmralı’yla ilgili ortaya atılan her hangi bir haber ya da uygulamanın öylesine tesadüf ve plansız olduğunu düşünmüyoruz. Hem hukuki hem de siyasi durumu aslında hepsinin belli bir plan çerçevesinde yapıldığını bizlere gösteriyor. Bu haberlerin de öylesine olduğunu düşünmüyoruz” değerlendirmesi yaptı.  

 

Devlet test ediyor

Devletin Öcalan hakkındaki iddiaları yalanlama açıklamaları ile önüne geçemeyeceğini vurgulayan Uysal, "Bir açıklama ile hiç kimse de tatmin olmaz. Öcalan ile görüşme sağlanmadığı sürece tatmin olmayacağız. Bu durumda ancak meşru hakları görülerek önüne geçilebilir. Bu haberler birçok defa yapıldı. Böylesi haberler ilk kez değil. Ancak şu haberlerin hepsinde devlet her zaman şu algıyı yarattı. Öcalan’ın halk tarafından sahiplenilmesini test etmeye çalıştı. Kimi zaman Öcalan’ın ulusal ve uluslararası kabul edilebilirlik durumunu ölçemeye çalıştı” sözleriyle ifade etti. 


 Uluslararası başvurular 

Çıkan haberlerden sonra birçok görüşme başvurusunda bulunduklarını söyleyen Uysal, “Adalet Bakanlığı’nı ziyaret etme talebinde bulunduk. Savcılık, Başsavcılık ve cezaevi yönetimi ile görüştük. Bakanlık hala ziyaret talebimize yanıt vermedi. Diğer muhataplar ise haberleri yalanlamaktan ziyade açıklayıcı bir açıklamaları olmadı. Hukuki görüşme başvurularımız sürecektir. Bu kapsamda ulusal ve uluslararası başvuru yapacağız" dedi.

 

CPT’ye de yeni başvuru

Yaklaşık 15 gün önce de CPT ile bir görüşme yaptıklarına da değinen Uysal şu bilgileri verdi: “Olağan olarak yıllık gerçekleştirdiğimiz görüşmelerden biriydi. Görüşmede Nisan 16’da İmralı’ya yaptıkları görüşmenin raporunu neden açıklanmadığı soruldu. 15 Temmuz’dan sonra o kadar ciddi iddialara rağmen görüşmediklerini hatırlatıp yeniden bir görüşme yapılması talebinde bulunuldu. CPT’nin ziyarette bulunarak görevini yerine getirmesi tekrarlandı. Bu görüşmede ise CPT teknik olarak raporu açıklayamayacağını ziyaret konusunda şimdilik gündemlerine aldığını, ama ne zaman gideceğine dair tarih vermediklerini söyledi. CPT ile yeniden bir görüşme talebine başvurduk.”

CPT raporunun açıklanmasına Türkiye izin vermediğini yineleyen Uysal, “Uluslararası hukuk, söz konusu Sayın Öcalan olduğunda hukuki ilkeleri ve kulları bir yana bırakıp devletlerin ihtiyaçları ve çıkarlarına göre hareket ediyor. CPT, 1999’dan beri Sayın Öcalan ile birçok görüşme gerçekleştirdi. Görüşmelerinde şuna yer verdi: ‘Bir kişinin 3 aylık bir sürede aile ve avukatlarıyla görüştürülmemesi tamamen izolasyondur, hukuk devletine insan haklarına saygılı kriterlerine zedeleyen bir noktadır.’ Ancak biz avukatları olarak 7 yıldır görüştürülmüyoruz. CPT’nin bu belirlemeyi nereye koyacağını gerçekten merak ediyoruz. CPT’nin de artık devletlerin çıkarlarına göre hareket ettiğini görüyoruz” diye konuştu.  

AMED