Öcalan'ın avukatlarına yönelik gerçekleştirilen operasyon sonrası haklarında dava açılan 16'sı tutuklu 50 kişinin yargılandığı "KCK Önderlik Komitesi" davasının 6'ncı duruşması Silivri Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü karşısında bulunan İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi'nde dün görüldü. Duruşmaya BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan ile Paris, Londra, Berlin baroları ile Fransa Barolar Birliği, Avrupa Demokrat Hukukçular Derneği üyesi 30'a yakın avukat izleyici olarak katıldı. Duruşmada tutuklu avukatların tamamı hazır bulunurken, Van Belediye Başkanı Bekir Kaya'nın da aralarında bulunduğu tutuksuz yargılanan 9 kişi de katıldı.

Duruşma tutuklu Avukat Mehmet Sani Kızılkaya'nın savunması ile başladı. Kürtçe tercüman aracılığıyla yaptığı savunmasında Kızılkaya, "Ben Kürdüm. Benim için iki halk vardır. Birisi zalimler diğeri mazlumlar. Benim yerim mazlumların arasındadır. Bu sebeple hem Ermeni'yim hem de Alevi, Ezidi ve Filistinliyim. Bugüne kadar eşitlik, özgürlük ve adalet için mücadele ettik. Bunları ısrarla dile getirdik. Bunun karşılığı ise zindan ve zulüm oldu" dedi.

2 yıldır karar veremediler
Ardından tutuklu Avukat Mehmet Bayraktar savunma yaptı. İddianamede haklarında delil olarak sunulan birçok şeyin müvekkilleri Öcalan ile ilgili olduğunu ve Öcalan ile görüşmelerinin iddianameye delil olarak konulduğunu belirtti. Daha önce de mahkemeden talep ettikleri "Öcalan'ın mahkeme tarafından tanık olarak dinlenmesi" talebinin artık karara bağlanmasını isteyen Bayraktar, "Yürütülen bu davaya tarihi bir bakışla bakmanız gerekmektedir. Bu gün Türkiye yeni bir sürece girdi. Artık müvekkilimiz Sayın Öcalan'ın tanık olarak dinlenilmesi talebimizi karara bağlamalısınız" dedi. Mahkeme Başkanı Mehmet Ekinci ise, "Her sanığın ve vekilinin talepleri olur biz de onlar hakkında karar veririz" diye yanıt verdi. "2 yıl geçti, ne zaman karar vereceksiniz" diye soran Bayraktar'a Mahkeme Başkanı Ekinci'nin "2 yıl sonra karar vermek gerekirse iki yıl sonra karar veririz" demesi dikkat çekti.

'Oslo sürecinin kurbanı olduk'
Duruşma daha sonra tutuksuz olarak yargılanan Avukat Hüseyin Çalışçı'nın savunmasına geçildi. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın avukatlığını kendi rızası ile yaptığını dile getiren Çalışçı, kimseden talimat ve izin almadığını ifade ederek, şöyle konuştu: "Kimse avukatlık için bizi seçmedi. İmralı'ya gitmek isteyen bir avukat Asrın Hukuk Bürosu'na başvurur. Zaten böyle olmasa Bursa Savcılığı adaya gidişine izin vermez. Oslo sürecinin ardından müvekkilimiz Öcalan'a ağır bir tecrit uygulanmaya başlandı. 2 yıldır avukatlarının görüşmesi engelleniyor. Biz de Oslo sürecinin kurbanı olduk."

Öcalan'ın avukatı olmak suç mu!
Mahkeme Başkanı Mehmet Ekinci'nin "İmralı'da müvekkilinizle hangi hukuki durum üzerinden görüştünüz" sorusuna Çalışcı, şu yanıtı verdi: "Ben avukat olarak sadece hukuki dosyalar üzerinden değil, müvekkilimin sağlığı üzerine de görüşmeler yapabilirim." Savunma avukatları ise, mahkeme başkanının sorusuna tepki göstererek, sorunun önyargılı bir soru olduğunu ve "Öcalan'ın avukatlığını yapmak suçtur" bakışını taşıdığını söyledi. Tutuksuz yargılanan Avukat Ayşe Batumlu ise savunmasında, "Öcalan'ın avukatıyım. Bunun suç olarak algılanması hukuki bir ayıptır. Bu dava müvekkilimiz üzerinde baskı kurmak için açılmış bir dava. Tarihe, bir ayıp olarak geçecek" ifadelerini kullandı.
Duruşma verilen öğlen arasının ardından, savunmalar ve avukatların tahliye talepleri ile devam etti.

İki önemli dava

Aralarında milletvekili, belediye başkanlarının da bulunduğu 97'si tutuklu 175 kişinin yargılandığı ve kamuoyunda 'KCK ana davası' olarak bilinen davanın 59. duruşmasının Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. Pazartesi günü yeniden görülmeye devam edilen davanın dünkü duruşması BDP üyesi Mehmet Nimet Sevim'e ilişkin delil ikamesiyle devam etti. Geçtiğimiz hafta görülmeye başlanan  97'si tutuklu 205 Kürt siyasetçinin yargılandığı 'İstanbul KCK anadavası'na ise İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 19 Eylül Perşembe günü devam edilecek.

Gençlik davası ertelendi

Türkiye genelinde 'KCK Gençlik Meclisi' ve 'KCK Öz Savunma Birlikleri (ÖSB)' adı altında 21 Nisan 2011 tarihinde düzenlenen eş zamanlı baskınlar kapsamında haklarında dava açılan 13'ü tutuklu 27 kişinin yargılanmasına Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. 14'ncü duruşması görülen davada tutuklu 8 genç hazır edilirken, 5 kişi ise raporlu oldukları gerekçesi ile katılmadı. Suçlamaları reddeden gençlerin savunmaları ardından söz verilen iddia makamı tüm tutukluların "örgüte üye olmak" ve "örgüt yöneticisi olmak" iddiaları ile cezalandırılmaları, cezaya hüküm olunmayacaksa bile "Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların bulunması" gerekçesiyle tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini talep etti. Mahkeme heyeti tutukluluk hallerinin devamına karar vererek duruşmayı 8 Kasım tarihine erteledi.