
Meclis boykotunu sürdüren BDP, Grup Toplantısı’nı yine Amed’de yaptı. Dün Cigerxwin Gençlik Kültür Merkezi’nde gerçekleşen toplantıya, BDP’li vekillerin yanı sıra DTK Eşbaşkanı Ahmet Türk de katıldı. Bazı koltuklar boş bırakılarak üzerlerine KCK davasından tutuklu milletvekillerin isimlerin yazılması dikkat çekti. BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, Grup toplantılarının neden Amed’de yaptıklarını hatırlatarak, tutuklu vekillerin durumuna dikkat çekti.
‘Şemdinli’de inceleme yapılsın’
Şemdinli’de 4 sivilin kim tarafından öldürüldüğünün ortaya çıkarılmasını isteyen Demirtaş, insan hakları savunucuları ile gazetecilerin bizzat giderek olayları yerinde incelemesi gerektiğini söyledi ve yaşananların 90’lı yıllara dönüş izlenimi uyandırdığını söyledi. 90’lı yıllarda olduğu gibi hükümet ve medya işbirliğiyle gerçeklerin karartıldığını söyleyen Demirtaş, „Olay açığa çıkarılırsa bundan sonrakiler de önlenmiş olur” dedi. Demirtaş, Şemdinli’de yaşamını yetirenlerin ailelerine başsağlığı diledi.
‘Çiller’in 2000’li versiyonu’
Hükümet yetkililerinin „Bizim dönemimizde faili meçhul cinayet yaşanmadı“ sözlerine atıfta bulunan Demirtaş, şuan yaşananların Tansu Çiller ve Demirel hükümetinin 2000’li yıllar versiyonu olduğunu söyledi. Canlı Kalkan eylemcisi BDP’li Yıldırım Ayhan’ın bu şekilde katledildiğini belirten Demirtaş, „Ama hiçbir şey olmamış gibi üstü rahatlıkla örtülebiliyor. İşte bunlara hükümet faili meçhul demiyor. Hükümet 2006 Mart ayında Diyarbakır’da katledenlere, Ceylan’a yargısız infaz demiyor. Bu hükümet döneminde açık şekilde kamuoyunun gözü önünde 205 çocuk öldürülüyor ama bu yargısız infaz olmuyor“ diye konuştu.
‘Peşini bırakmayacağız’
Başbakan’ın „Herkesin içi rahat olsun, her şey hukuk içinde yapılacak“ sözlerinin koca bir yalandan ibaret olduğunun altını çizen Demirtaş, „Biz bu topraklarda 1924’ten beri hukuk görmedik, adalet görmedik. AKP döneminde de görmedik, geçmiş dönemde de görmedik. O nedenle Şemdinli olayının üstüne gitmek gerekir. Biz de peşini bırakmayacağız. Takipçisi olacağız“ dedi.
‘Diyalog önerilerimiz heba edildi’
Konuşmasında artan askeri operasyonlara da dikkat çeken BDP Eşbaşkanı Demirtaş, operasyonların ipuçlarının 2 yıl öncesinden verilmeye başlandığını söyledi. Hükümetin operasyonların psikolojik ve yasal zeminini hazırladığını ifade eden Demirtaş, şunları kaydetti: „İktidar çözüm için çaba sarf etmedi. Bizim diyalog önerilerimize yanıt vermedi. Bize, ‘BDP çözüm istemiyor’ şeklinde eleştiri getirenler iktidar kanadına torpil yapıyor. Bizim barış çabalarımız, diyalog önerilerimiz heba edildi.“
‘Demek ki kıyamet kopmuyor’
MİT-PKK örüşmelerine ait olduğu öne sürülen kayıtlara da değinen Demirtaş, ortaya çıkan kayda gösterilen kamuoyu tepkisinin bir fırsat olduğunu vurguladı. „Demek ki kamuoyunda kıyamet kopmuyor“ diyen Demirtaş, „İnsanlar müzakerelerin son derece normal olduğunu söylüyor. Demek ki arzu edilirse onurlu, kalıcı bir barış için, PKK ve Öcalan ile müzakere yürütülebilirmiş. Türkiye toplumu müzakereye hazırdır. Kiminle savaşıyorsan onunla barışacaksın. ‘Teröristle masaya oturulmaz’ afra-tafralarının gereği yoktur. Şimdi tam da açık müzakerelere başlama zamanıdır. Diyalog sürecine, ufak bir ırkçı grup dışında kimse karşı çıkmaz. Ses kayıtları doğru değerlendirilirse tam da açık müzakere zamanıdır“ diye konuştu. Hükümetin bu saatten sonra müzakereden kaçamayacağını kaydeden BDP Eşbaşkanı, „Bütün samimiyetimizle hükümeti bütün muhataplarla açık görüşmelere davet ediyoruz. Hükümet Kandil’e gidecekse, müzakere heyetiyle gitmelidir. Bir heyeti de İmralı’ya göndermelidir“ dedi.
‘Bu kayıt büyük fırsattır’
Kasetin istismar edilmemesini isteyen Demirtaş, şöyle devam etti: „Kimse bu ses kaydını istismar etmemelidir. Bu kayıt barış için büyük bir fırsattır. AKP’nin oy kaybetme telaşı ile savaşa sarılmasını kabul etmiyoruz. Son bir savaş yaşanmadan da bu sorun çözülebilir. Bir tarafta kara harekâtı isteyenler var. MHP mesela. Buyurun ordunun önüne geçin bir yürüyün bakalım. Yoksul Anadolu çocuklarını öne sürmeyin. Sorumluluğun gencecik çocukların omuzlarına yüklenmesinden rahatsızlık duyuyoruz. Kandil’dekiler de bu halkın çocuklarıdır, Mehmetçik de bu halkın evladıdır. Hiç kimse ölmesin diyoruz. Bizim önerdiğimiz yöntem tek bir insanın bile burnu kanamadan olacak yöntemdir. Biz hükümetten Türkiye’yi bölmesini beklemiyoruz, biz barış istiyoruz. Bunları yapacak cesaretin yoksa bize savaşı dayatma. Savaşın nedeni olarak da BDP’yi gösterme diyoruz. Ses kayıtları bunu gösteriyor? Şimdi biz savaş isteyen oluyoruz, onlar barışçı oluyor öyle mi? Biz genç çocuklar ölmesin diye çaba sarf ediyoruz. ‘Kökünü kurutacağız’ dediğiniz insanlar bu ülkenin evlatlarıdır. Bu ülkenin evlatlarını birbirine kırdıramazsınız.“
‘Geri adım atan namert olsun’
İran’ın PJAK’ın ateşkes teklifine yanıt verdiğini ve sorunun çözümüne dönük adımlar atıldığını belirten Demirtaş, „Peki burada ne oluyor?“ diye sordu. Yanıtı da kendisi veren Demirtaş, „Askeri ve siyasi operasyonlar arttırılarak devam ettiriliyor“ dedi. „Tüm bu savaş cephesine karşı bize düşen onurumuzla mücadele etmektir“ dedi ve devam etti: „Halkımız her şeye hazırlıklı olsun. Eksiklerimizi tamamlayacağız. 7’den 70’e mücadeleye hazır olacağız. Gece gündüz meydanlarda, sokaklarda olacağız. Kararlı olacağız. Halkımızın öz gücüne güvenerek mücadele edeceğiz. Ne olursa olsun, payımıza düşen direnmekse, direneceğiz. Bu mücadeleden geri adım atan namert olsun. Sonunda kazanan özgürlük sevdası olacaktır.“
‘Sayın Öcalan’ı özgür bırakın’
Demirtaş konuşmasında, Öcalan üzerindeki tecride de değindi. „Daha önce barış için müzakere heyeti gönderin diyorduk. Artık Sayın Öcalan’ı özgür bırakın, barış görüşmelerini dışarıda yapın diyoruz“ diyen Demirtaş, şöyle konuştu: „Sayın Öcalan ile yapılan görüşmeler bugün tıkanmış. Dünyanın 3. büyük ordusuna sahip, İsrail’e kafa tutan böyle bir donanmaya sahip devlet, 50 gündür kendi Adası‘na gidemiyor. Yok ‘şiddetli rüzgar var, koster bozuk’ yalanı ile Ada’ya gidemiyor. Hükümet bu kadar ucuz, kamuoyunun gözüne baka baka yalan söylüyor. Kimsenin yutmadığını herkes biliyor. Koskoca devlet yalan söylüyor. Ayıptır. Rüzgar var, koster bozuk o nedenle gidilmiyor diyeceğinize açıkça söyleyin. Bu bizim siyasi yaklaşımızdır çıkın söyleyin bu daha onurludur. Bir halkın önderini 10 metrelik çukurda tutuyorsunuz. Biz bu hukuksuzluğu kabul etmeyiz. Bu siyasi şantaj bitmediği sürece devletin, hükümetin kafasında yeni bir pencere açıldığına kimse bizi inandıramaz. İmralı sisteminin kendisi hukuk dışıdır. Anayasa ve CTP’ye aykırıdır. Ama devlet rahatlıkla hukukunu çiğniyor. Ben orada hukuku tanımam diyor. Sen kendi yasanı tanımazsan kimse senin yasanı tanımaz. Sayın Öcalan’ın özgürlüğünü istiyoruz. Görüşeceksiniz, serbest bırakın. İmralı‘ya heyet gönderin demiyoruz. Kürt sorunun çözümü konusunda yol yöntem budur. Sizin için tek yol savaşsa, ortada çözüm yoktur. Doğru bildiğimiz yoldan geri adım atmayız, Sayın Öcalan özgür kalacak. 100 sene daha geçse de Kürt halkının muhatabını almadan Kürt sorunu bitmez. ‘Kürt sorunu bitmiştir’ demek yetkisi, Kürt halkına aittir, onun dışında kimsenin Kürt halkına senin sorunun bitmiştir diyemez. Dostlarımızın da buna saygı göstermesini bekliyoruz.“
Bir yerine 10 çalışın
„Askerler, savcılar, polisler, herkes AKP’nin emrinde. Şimdiye kadar bizi hapishanelere tıktılar. 12 Eylül döneminden çok daha fazla sayıda insanı hapishaneye attınız. Adana ve Mersin’de dün(13 Eylül) 20’den fazla arkadaşımız tutuklandı. Adım adım halkın iradesini tasfiye etmeye çalışıyorlar“ diyen Demirtaş, Kürt halkına şöyle seslendi: „Bir kişinin alındığı yere 10 kişi giderek çalışın. Aksi takdirde bunları durduramayacağız. Korkmadan çalışmaları sürdürmeliyiz. Ne yapacaklarsa yapsınlar! Şimdiye kadar görmedikleri direnişi görecekler. Zulümleri varsa, onların karşısında direniş var.“
DİHA/AMED