Türkiye önemli bir süreçten geçerken, değişen dengeler ve yerinden oynayan taşlar ile herkeste ciddi bir tartışma söz konusu. Kürt sorununun çözümü konusunda atılan küçük adımlar dahi, tüm gündemi meşgul etmeye, tartışmayı büyütmeye devam ediyor.

Yaşananlar çok sürpriz değil, aslında Kürt Özgürlük Hareketinin siyaseten gücünü bilenler etki gücünün ne olduğunu biliyorlardı zaten. Kürt önderliğinin siyaset tarzı bu sefer sadece Kürtleri değil, Türkleri ve siyaset kurumlarını da sarstı, alt üst etti.
Newrozda milyonların onayladığı Kürt Halk Önderinin açıklamaların etkilediği kesimlerden biri de Aleviler oldu. Kürt önderliğinin ve hareketinin her zaman özel önem ve değer verdiği Aleviler, farklı bir açıdan tartışmanın odağına oturdu.
Açıklamada Alevilerin ismen zikredilmemesinden yola çıkan Alevi simsarları, hemen harekete geçerek açıklama içerisinden cımbızladıkları cümleler ile Kürt Özgürlük Hareketi ve onun temel bileşen güçlerinden olan Aleviler arasında ayrıştırma çabasına giriştiler.
Özelikle Ulusalcı-Ergenekoncu Kemalist cenah şahsındaki bu manipülasyon ve karalamaların hedefi bellidir. Burada kimse Alevilerin çıkarını ve geleceğini düşünmüyor. Buradaki temel hedef Kürt Özgürlük Hareketi ve önderliği geniş kitleleri etkilerken, Alevileri Kürtlerden uzaklaştırabilirmiyiz arayışıdır.
CHP’li Hüseyin Aygün ve Ali Kılıç’ın mal bulmuş mağrip misali seviyesizce yaptıkları çarpıtmadan iyi niyet beklemek saflık olur. Bu isimler ve bunlara eşlik eden zatı muhteremlerin Kürt düşmanlığı belirgindir. Her fırsatta Kürt Özgürlük Hareketini karalama, düşürme çabasının yeni bir versiyonu ile karşı karşıyayız.
Oysa gerçekler çıplaktır ve gizlenemezdir. Aleviler kuruluşundan bu yana Kürt Özgürlük Hareketinin karakterinin belirlenmesinde önemli bir çizgidir. Öncü kadroların belirlemelerinde ve vurgularında öne çıkan, her zaman için Kürdistan’da Alevilik olgusunun önemine dönüktür.
Aleviler için hiçbir özveriden kaçınmayan, topluma Aleviliği her zaman örnek olarak gösteren Kürt Özgürlük Hareketine ve önderliğine dönük bu saldırıların gerçekle alakası yoktur. Kürt hareketi Aleviler içerisinde ne kadar olursa olsun, ne kadar destek verirse versin Alevilerin kendini koruma, geliştirme ve inancını özgürce yaşayabilme hakkını her zaman savunacaktır. Demokratik Özerklik’in özünde bu vardır.
Alevileri Kürt hareketine karşı kışkırtmaya çalışanlara sormalı, siz Aleviler için ne yaptınız? Yıllarca Aleviliği Kemalizm’e yedekleyip, Alevilik üzerinden siyasal ve sosyal rant sağlayanların çözüm süreci ile beraber, rant araçlarını kaybedecekleri korkusu ile saldırıyorlar. Alevilik bu simsarların insafına bırakılmayacak kadar önemlidir. Her Alevi yurttaş kışkırtma ve çarpıtmalara aldırmaksızın gelişen yeni süreçte yerini almalı, Türkiye yeniden şekillenirken Alevilerin hak ve hukukunu savunmalıdır.
Alevilere yıllardır ölümü gösterip sıtmaya razı eden Kemalistler ile bağlar koparılmalıdır. Sahte lakiklik ve “şeriat” korkusu üzerinden Alevileri müzmin muhalefet yaptırmak yerine, çözüm sürecinde hak talep etmek gerekiyor. Sadece talep etmek de değil, bizzat pratik mücadeleyi örgütlemek gerekiyor.
Kürt Özgürlük Hareketi tüm inanç, kimlik ve kültürlerin koruyucusu ve güvencesidir. Düşünsel perspektifi evrenseldir. “İslam kardeşliği” söylemi hareketin karakteri değil tarihsel, politik bir durum tespitidir. Kürt Hareketinin inançlara yaklaşımı, egemen sömürü ve klasik sol ret ölçülerinin dışındadır. Özgünlük, özgürlük perspektifiyle tüm farklılıkları zenginlik olarak gören bir hareketten gericilik temelinde ittifak beklemek, ham hayalcilik değilse açıkçası art niyetli kara propagandadır. Aleviler bu oyunları görmelidir. Kürt hareketinin geçmişine bakıldığında somut pratik mücadelesi ortadadır. Kürt coğrafyasında gerici tarikatlaşmaya, işbirlikçiliğe direnişi ve Hizbi Kontra mücadelesi ortadayken, aksini iddia ederek Kürt hareketini gerici ittifaklarda göstermek isteyenlerin niyeti ortadadır.
Aleviliğin kendini var etme ve geleceğe taşıma sürecinde ittifakı ve temel dostu Kürt hareketidir. Kimse gerçekleri ters düz ederek geçmişteki gibi Aleviliği yedekleyeceğini sanmasın. Kısa süre sonra bu çarpıtmaların ne kadar gerçek dışı olduğu görülecektir.
Türkiye’de yeni bir süreç başlıyor. Aleviler kimi haklı kaygıları olsa da, Kürt siyasal hareketi ile yeni başlayan süreci omuzlamalı, özgürlük rüzgarının ezilenlerden, inkar edilenlerden, katledilenlerden yana esmesini sağlamalıdır.

dogru_ergin@hotmail.com