Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan için Fransa'nın Starsbourg kentinde yapılan 'Öcalan'a Özgürlük Nöbeti'ni hafta başında devralan Uluslararası İmralı Heyeti ve HDP Heyeti, Türk Başbakanı Ahmet Davutoğlu'nun Strasbourg temaslarına ilişkin Avrupa Konseyi binasında basın toplantısı düzenledi. 

HDP Milletvekili Ertuğrul Kürkçü, Güney Afrika’da Nelson Mandela’nın avukatı yargıç Essa Mossa, İngiltere Adalet ve Barış Komisyonu üyesi Papaz Joe Ryan, sosyolog Dr. Radha D’Souza, Türkiye-Avrupa Sivil Yurttaş Grubu (EUTCC) Başkanı Karina Westerheim, Prof. Thomas Milley, Almanya Federal Parlamentosu Sol Parti Milletvekili Parlementosu Milletvekili Andrej Hunko'nun katıldığı basına açıklamasında ilk olarak Essa Mossa söz aldı. Mossa,14-16 Şubat tarihlerinde Türkiye'yi ziyaret ettiklerini hatırlatarak, Öcalan ile Türkiye arasında barış görüşmelerini kolaylaştırmayı amaçladıklarını dile getirdi. 


Tecrit acilen kaldırılmalı

Türkiye'yi ziyaretleri sırasında Öcalan ile görüşmek için Türk Adalet Bakanlığı'na başvurduklarını ama Türkiye'den ayrıldıktan sonra 29 Şubat'ta kendilerine cevap verildiğini belirterek, başvurunun cezaevi idaresine iletildiğinin bildirildiğini aktardı. Mossa, Türkiye ziyareti sırasında onlarca farklı örgüt, kurum akademisyen, yazar, avukat ve politikacı ile görüştüklerini ve bu görüşmeler sırasında da kesin olarak iki sonuca ulaştıklarını kaydetti ve ekledi: 

* Birincisi; barış görüşmeleri başlamayana kadar bölgede çatışmalar sürecek. Sadece Türkiye değil bütün Ortadoğu'yu etkileyecek bir savaş olacaktır. 

* İkincisi; Öcalan üzerindeki tecritin sona erdirilmesi de artık acil bir durumu teşkil ediyor. Bunun için mutlaka bir şeyler yapılmalı.


Haklarından mahrum

İşkenceyi Önleme Komitesi'nin (CPT) daha önce İmralı Adası'nı ziyaret ettiğini hatırlatan Essa Mossa, ortaya çıkan ziyaretlerde de Öcalan'ın tutuklu haklarından mahrum edildiği, sağlık koşullarının kötü olduğunun gözlemlendiğini dile getirdi. 

Mossa, Öcalan üzerindeki tecridin sonlandırılmasının ve Öcalan'ın hem ailesi hem de avukatlarıyla görüşmesinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve temel insan hakları sözleşmelerinin bir gereği olduğunu vurguladı. Mossa, "Heyet olarak, CPT'nin İmralı'yı ziyaret edip, onun içinde bulunduğu koşulları yerinde görmesini ve sonucu kamuoyu ile paylaşmasını talep ediyoruz. Ayrıca Öcalan'ın barış görüşmelerine hazır olduğunu da hatırlatıyor ve acil olarak barış sürecinin başlatılmasını istiyoruz" dedi. 


Kürtlere saldırıdan vazgeç

Mossa'nın ardından söz alan Türkiye-Avrupa Sivil Yurttaş Grubu Başkanı Karina Westerheim da, kısa bir süre önce Kürdistan'ı ziyaret ettiğini hatırlatarak başladığı konuşmasında Kürtlerin doğrudan demokrasiyi inşa etmeye çalıştığına vurgu yaptı. 

Buna karşı Türk devletinin çok vahşi yöntemlerle Kürt halkına saldırdığını söyleyen Westerheim, "Çocuk, kadın demeden insanlar öldürüldü. Ölenlerin cenazelerinin aileleri tarafından alınmasına bile izin verilmedi" şeklinde konuştu.  

Westerheim, Kürtlerin artık örgütlü bir halk olduğunu da ifade etti ve Türk devletinin onları yok edemeyeceğini, buna gücünün yetemeyeceğini söyledi. Türk devletinin Kürtlere karşı saldırgan tutumundan vazgeçmesi gerektiğini de sözlerine ekledi. 


Demokratik Konfederalizm anahtardır

Uluslararası İmralı Heyeti'nde bulunan Camridge Üniversitesi öğretim görevlisi Prof. Thomas Milley de Rojava'nın DAİŞ'e karşı en etkili mücadelenin verildiği tek yer olduğunu söyledi. Kürtlerin sadece DAİŞ'e karşı savaşmadığını, bunun yanı sıra alternatif bir yaşamı inşa ettiğini sözlerine ekleyen Milley, "Demokratik Konfederalizm, Ortadoğu'daki bütün kaosa karşı bir çözümdür. Çoğulculuğu esas aldığı, eşitliği savunduğu için Demokratik Konfederalizm, Ortadoğu'da barışın ve sorunlara karşı çözümün anahtarıdır" dedi.




FEHMİ KATAR / STRASBOURG