• Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın avukatlarından Newroz Uysal, salgın nedeniyle İmralı’da alınan tedbirlerden haberdar olmadıklarını ve yaptıkları hiçbir başvuruya olumlu yanıt alamadıklarını söyledi.

Avukat Newroz Uysal, “Salgından korunma adına ne gibi tedbirler aldığını ve ne gibi bir riskle karşı karşıya kaldığını bilmiyoruz” dedi.

Öcalan, 21 yıldır tecrit altında. Avukatları 8 yıl sonra ilk kez, Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Leyla Güven’in başlattığı ve tüm cezaevleri ile birçok ülkeye yayılan açlık grevleri ve ölüm oruçlarının ardından 2 Mayıs 2019’da görüşme yapabildi. Ancak görüşmeler bir süre sonra yeniden engellendi ve tecrit ağırlaştırılmış şekilde sürdürüldü. En son 27 Şubat günü İmralı Adası’nda çıkan yangın nedeniyle yükselen tepkiler sonucu Abdullah Öcalan’ın kardeşi Mehmet Öcalan, adaya giderek görüşme gerçekleştirdi. Avukatların en son 7 Ağustos 2019’da yaptıkları görüşmeden bu yana yapılan hiçbir görüşme talebine yanıt verilmedi. Asrın Hukuk Bürosu’nun koronavirüs salgını nedeniyle, müvekkilleri Abdullah Öcalan ve İmralı'daki diğer tutsaklar ile görüşme yapabilmek için 20 Mart’ta Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’na yaptığı başvuruya olumsuz yanıt verilirken, savcılık telefonla görüşme talebini ise “6 aylık disiplin cezası” olduğu gerekçesiyle reddetti. Salgının hızla yayıldığı bu süreçte de gözler yeniden İmralı’ya çevrildi.

Avukatı Newroz Uysal, Jinnews’ten Rojda Aydın’a konuştu. Her olası risk ve bu riski ortaya çıkaracak iddianın ciddiye alınması gerektiğini belirterek, salgının cezaevleri için oluşturduğu riske dikkat çekti. Av. Uysal, Newroz, “Devletler ceza politikalarını değiştirmek zorunda kaldı. Yaşam ve sağlık hakkı tercih edildi. Birçok tahliye oldu, ancak Türkiye’de bırakın İmralı Cezaevi’nde ve diğer cezaevlerinde herhangi bir tahliye olması, ‘fırsatçılık’ olarak addedilip infaz yasası tartışılıyor” dedi.

Bilgiye erişim yok

İmralı’daki durumun dahim vahim olduğunu; çünkü bu salgının riski kadar bilgi alamamaya işaret eden Av. Uysal, “İmralı’da hiçbir zaman sağlıklı bilgiye erişme noktasında olağan bir süreç yaşamadık. Özellikle de 5-6 yıllık mutlak tecrit sürecinde bizim aylarca haber alamadığımız dönemler oldu. Ne ses ne yazılı ne bir görüşme ne de bir temas. Maalesef şu an böylesi bir durumu yine yaşıyoruz” şeklinde konuştu.

Sağlık evrakları gösterilmiyor

İmralı Adası’nda çıkan yangın nedeniyle 4 Mart’ta yapılan aile görüşmesinden beri ne alınan tedbirlerden haberdar olduklarını ne de görüşme başvurularına cevap alabildiklerini kaydeden Av. Uysal, “Sağlık evraklarına hiçbir zaman ulaşamadık. Hijyenik madde, gerekirse takviye vitamin, gerekirse test kitinin sağlanması, olası bir durumda tedavi imkanının olup olmayacağı noktasında bir bilgilendirme başvurusu yaptık, reddedildi” dedi.

Tedbir alınıp alınmadı

Başvurularının reddedildiğini ve bu nedenle İmralı’daki risk potansiyeline dair bir değerlendirme yapamadıklarını aktaran Av. Uysal, şunun altını çizdi: “Bizim bir bilgimiz yok. Salgından korunma adına ne gibi tedbirler aldığını ve ne gibi bir riskle karşı karşıya kaldığını bilmiyoruz.”

Telefon hakkı hiç verilmedi

Yaptıkları iki başvurudan ilkinin alınan önlemleri öğrenme, aile ve avukatların muhatap alınması, ikincisinin ise telefon hakkının uygulanması konusunda olduğunu ifade eden Av. Newroz Uysal, ancak Bursa İnfaz Hakimliğine yaptıkları başvuruların haricinde, Bursa Cumhuriyet Savcılığı ve Adalet Bakanlığı’na da acil görüşme ve acil tedbirlerin alınması başvurusu yaptıklarını hatırlattı. Başvurulara yazılı olarak ret cevabı aldıklarını dile getiren Av. Uysal, şunları ekledi: “Bu ret cevabının da gerekçesi hakkında bilgi almak istediğimizde İnfaz Hakimliği kendini muhatap görmüyor. İkinci telefon başvurumuzda ise yaşanan ibretlik. Bugün Türkiye’de cezaevlerine tutsakların her hafta aileleri ile görüşme hakkı var. Ağırlaştırmış müebbetlerin iki haftada bir görüşme hakkı var. Sayın Öcalan’ın da iki haftada bir telefon ile görüşme hakkı var. Sayın Öcalan 21 yıldır, diğer müvekkillerimiz Mart 2015’ten beri telefon hakkını kullanamadı. Bunun ardından 13 Mart’ta Adalet Bakanlığı aile görüşmelerinin yasaklandığını, avukat görüşmelerinin minimize edildiğini, bunun yerine 10 dakikalık görüşme hakkı verildiğini söyledi. Bizler başvurularımızda aynı hakkın müvekkillerimize de verilmesini ifade ettik ama maalesef ki 21 yıllık hukuksuzluk bugün İmralı’da aynı şekilde sürüyor.” İSTANBUL