Öcalan’ın fikirlerinin özgürce halka ulaşması durumunda kadına yönelik bakış açısının değişeceğini ve mesajlarının kadınlara mücadele etme gücü verdiğini söyleyen  HDP’li vekil Ayşe Sürücü, tecridin kaldırılmasını istedi.

ARJİN DİLEK ÖNCEL / MA / AMED

Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Leyla Güven öncülüğünde başlatılan ve cezaevlerine yayılan açlık grevleri sonucu Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ile yapılan avukat görüşmeleri, 18 Haziran’dan sonra yeniden kesildi. Halkların Demokratik Partisi (HDP) Urfa Milletvekili Ayşe Sürücü, İmralı’da tekrar uygulanan tecrit ve nedenlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Barışı sağlayacak kişi

Öcalan’ın Ortadoğu ve Türkiye’de barışın garantisi olduğunu ifade eden Sürücü, “Açlık grevleri sürecinde 8 arkadaşımız hayatını kaybetti ve onlar sayesinde Sayın Öcalan ile görüş kapısı yeniden açıldı. Ancak son iki ay, ailenin ve avukatların Öcalan ile görüşme talepleri reddediliyor. Sayın Öcalan bugün sadece tek bir şahsiyet değildir. Ortadoğu’da ve Türkiye’de önemli bir etkiye ve kişiliğe sahiptir. Bugün Sayın Öcalan, Türkiye’nin de Ortadoğu’nun da barışını sağlayabilecek tek kişidir. Sayın Öcalan, Türkiye barışının garantisidir. Müzakere süreçleri başladığı 2013 yıllarında Türkiye’de sakin bir ortam sağlandı. Ekonomide canlanma söz konusu oldu. Barış ve özgürlük konularında önemli adımlar atıldı. İnsanlar daha özgür yaşayabildi ve kimse savaş nedeniyle hayatını kaybetmedi. Biz o zamanlar şahit olduk ki Öcalan barışın muhatabıdır” dedi.

Paradigması kadın özgürlüğüdür

Öcalan’ın fikirlerinin özgürce halka ulaşması durumunda kadına yönelik bakış açısının değişeceğini ve kadının erkekler tarafından bir meta olarak görülmeyeceğini sözlerine ekleyen Sürücü, “Sayın Öcalan’ın paradigması esasında kadının özgürlüğü üzerinedir. Toplumsal yaşamda eşitliği savunuyor. Diyor ki; ‘yaşam kadınla başlamıştır, kültür ve toplumsallaşma kadınla başlamıştır.’  Bu nedenle Sayın Öcalan, kadının toplumdan koparılmasıyla insanlığın da toplumsallaşmadan uzaklaştığını belirtiyor. Öcalan, kadının toplumdaki konumunu ve önemini bizlere açık bir şekilde açıkladı. Sistemin kadını ev dışında görmediğini ve arka plana ittiğini, ancak Sayın Öcalan’ın paradigmasında yaşamın kadın sayesinde kurulduğu gerçekliğiyle karşılaşıldı. Sayın Öcalan üzerindeki tecrit kalktıktan soran kadın üzerindeki baskı da ortadan kalkacaktır. Daha çok kadınların önü açılacaktır” diye konuştu.

Sistem kadın ölümünü meşrulaştırıyor 

Öcalan’ın avukatlarıyla yaptığı son görüşmesinde katledilen kadınlara ve çocuk gelinlere dikkati çekmesinin son derece önemli olduğunu hatırlatan Sürücü, şöyle devam etti: “Sayın Öcalan ile yapılan son görüşmelerinde katledilen Özgecan’dan bahsetti. Bu topraklarda her gün kadınlar öldürülüyor. Başlıca nedenler öne sunularak kadınların öldürülmesi meşru kılınıyor. Bu söylemler sistemden ve iktidardan bağımsız değildir. Sistemin katilleri koruduğunu görmekteyiz. Sayın Öcalan’ın Özgecan’dan bahsetmesinin nedeni de buydu. Özgecan’ın katledilmesi mini etek giymesine bağlanıyordu, ama bir kadının mini etek giymesi ölmesinin nedeni değildir. Kadının yaşam tarzı nedeniyle ölümünü meşrulaştıran sistemdir. Sistem bunu temelini atmıştır. Tecavüze uğrayan kadının tecavüz edenle evlendirilmesini meşru kılan bir iktidardan ne beklenebilir ki? Sayın Öcalan üzerindeki tecrit ile kadının da tecride maruz kaldığını söyleyebiliriz.”

Sürücü, Öcalan’ın toplumdaki duyarsızlığa karşı çocuk gelinlerin durumunu da toplumun gündemine koymaya çalıştığını dile getirdi.

Güç verdiği için tecrit altında 

Sürücü, her geçen gün evlendirilen çocuk sayısında artış söz konusu olduğuna işaret ederek, şunları söyledi: “Urfa’da yılın ilk 6 ayında 386 çocuk istismar ile karşı karşıya kaldı. Bu duruma herkesin tepki göstermesi gerekiyordu. İnsanlar bu konuda derinleştikçe, bu olaylara karşı sessizliklerinin normal olmadığının farkına varacaktır. Kadınlar her yerde taciz ve diğer vakalar ile karşı karşıya kalmaktadırlar.  Halfeti’de geçtiğimiz günlerde gözaltına alınan kadınlara yönelikte taciz olayı gün yüzüne çıktı. Onların arasında çocuklar da vardı. Biliyoruz ki Öcalan’ın mesajları kadınlara güç veriyor, kadınlar bu güç ile eril zihniyete karşı mücadele ediyor. Biliyoruz ki Öcalan’ın fikirleri Kürt halkına güç veriyor. Kürt halkı bu güçle ayakta duruyor. Tecridin en büyük nedeninin bu olduğunu da biliyoruz.”