DENİZ BABİR / BERLİN

Kürdistanlı Bahar Narma, Niştiman Tarhan ve Hesîna Erdem, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a uygulanan tecridin çok daha ağırlaştırıldığına dikkat çekerek, Öcalan’ın özgürlüğü için sonuna kadar mücadele edeceklerini vurguladı.   

Berlin’de 1 Aralık’ta düzenlenen yürüyüşte binlerce Kürdistanlı ve Kürt dostu, PKK yasağına karşı sokağa döküldü. Biz de yürüyüşe katılan Kürdistanlıların, PKK yasağı ve Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik tecrit konusundaki görüşlerini sorduk.

Şırnak Hezex’li (İdil) Bahar Narma, Giessen kentinde kalıyor. 2 çocuğu gerilla saflarında olan Narma, 11 yıldır Almanya’da yaşıyor. Hem Almanya’nın 25 yıldan beri sürdürdüğü PKK yasağına hem de Öcalan’a uygulanan tecridin kaldırılması için eyleme katıldığını söyleyen Narma, PKK’nin ‘terör listesinde’ kalmasının, milyonlarca Kürt’ün ‘terörist’ yerine konulması anlamına geldiğini belirtti. Almanya’nın Türkiye’ye silah satarak ve Kürtleri ötekileştirerek bir yere varamayacağına işaret eden Narma,”Türkiye ve Almanya olmak üzere kirli ellerini halkımızın üzerinden çeksin” dedi.

‘Kürtler PKK ile var oldu!’

Berlin’de doğup büyüyen Niştiman Tarhan da (38), “Ben yurtsever bir ailenin kızıyım” diyerek kendisini tanıtıyor. PKK yasağıyla Kürtlerin hedef haline getirildiğini aktaran Tarhan, Kürtlerin bu karara karşı birleşmesi gerektiğini vurguladı. Tarhan, hukuk adı altında yürütülen kimi soruşturmalar kapsamında Kürt yurtseverlerinin sosyal ve siyasal haklarının ellerinden alınarak, izole edildiğini belirterek, “Kürtler her yerde savaş mağduru konumunda. Oysa Rojava’da yürütülen devrimci savaş olmasaydı, DAİŞ gibi benzeri oluşumlardan herkes olumsuz anlamda payını alacaktı. Kürtler, PKK ile var oldu ve kültürel dokusunun yok olduğu bir anda Kürt Özgürlük Hareketi ortaya çıktı bizleri sahiplendi. Bu temelde her yer bizler için eylem alanı olabilmelidir. Ta ki, Önderliğimizin özgürlüğünü elde edene kadar” dedi.

‘AİHM kararını gözden geçilmeli’

Tarhan, Öcalan’a uygulanan tecridin ağırlaştığına işaret ederek, “Almanya ve Avrupa bloğunun ‘artık görmedim, duymadım, işitmedim’ politikasını terk etmesi gerektiğine inanıyorum. Almanya, kendi hukuk ve anayasasını kendisi çiğniyor. Demokratik görünüp ama sağ vuran bir politika izliyor. Bunu en çok da Kürtlere karşı uyguluyor. Düşünün bir halka ‘kendi kültürünü yaşama ve Kürt kurumlarına gitme demek’ adeta ‘yok ol’ demektir. Umarım AİHM bu konuyla ilgili olumlu yaklaşır ve Almanya da tekrardan bu kararını gözden geçirir” şeklindeki görüşlerini dile getirdi.

‘Kim öldürüyor?’

Şehit Ferhat Bagok’un annesi olan Hesîna Erdem de Yıllardır Kürdistan topraklarının Türk devleti tarafından bombalandığını hatırlattı.  Erdem, “Neden halkı için mücadele eden PKK, ‘terör örgütü’ olsun?” diye sorarak, “Şehirlerimizi yıkan, bombalayan PKK değil. Türk devleti ve Erdoğan’dır. Neden Erdoğan’a karşı bir tavır almıyorlar? Biz Kürtler kimi öldürdük de Almanya biz Kürtlere karşı bu kadar katılaşıyor. Gitsinler Kürdistan’a baksınlar, Kürtler her gün Türk devleti tarafından öldürülüyor. Kürtler ayağa kalksın ve onuruna sahip çıksın” ifadesini kullandı.